Oğuzhan özdemir

Post on 23-Jun-2015

969 views 10 download

Transcript of Oğuzhan özdemir

99 YÜZCEMAL SÜREYA

OĞUZHAN ÖZDEMİR

“İyi şair aynı zamanda iyi de bir arkeologtur. Yüze vuranları da görür, dipe çökenleri de….. 99 yüz, bir izdüşümler toplamıdır.”

Doğan Hızlan

CEMAL SÜREYA (1931 – 1990)

Siyasal Bilgiler Fakültesi

Maliye Müfettişliği – Genel Müdür

Şair – Edebiyatçı – Çevirmen – Eleştirmen – Yazar – Sanat Yönetmeni

İkinci Yeni

CEMAL SÜREYA (1931 – 1990)

“Nerden bilsinler ki iddiada kaybetti ikinci y harfini”

“ Şiire aşık, ancak onu yakıp tutuşturan kendini ispat etme arzusu; önemli, tanınan biri olmadır.”

“Tam bir kelime kuyumcusudur.”

“Kendini tatmin mi, yoksa topluma hizmet mi? Süreya bocalar bu ikisi arasında”

“Paranın egemen kılınmak istendiği bir dünyada yalnız şövalyelerden biridir Cemal Süreya.”

Nazif Kocayusufpaşaoğlu

“Paris’ten getirdiği Chevrolet arabayı satıp ev alacağına Papirüs dergisini çıkaran adam.”

Doğan Hızlan

CEMAL SÜREYA (1931 – 1990)

“99 yüz, izlenimlerin tanıklığıdır. Gördükleriyle, okuduklarıyla, duyumlarıyla, gözlemleriyle oluşturduğu bir tür kimlik kartıdır.”

“Kişileri okurken prototiplerden yola çıkarak bu toplumun anatomisini çıkarabilirsiniz.”

“99 yüzü yazarken güneş saati kullanmış Cemal Süreya. Kimileri çiğ ışık altında daha çok sırıtıyorlar defolarıyla, kimileriyse günbatımında daha romantik insancıllar.”

99 YÜZ

“99 Yüz’de ne var?

Şiirsel imgelerle çizdiği portreler, yaşarken mumyalaşanlar, tarihin külleri altında yok olanlar…

Doğan Hızlan

99 YÜZ

127 PORTRE VE 26 SÖZ SENARYOSU (4 OCAK 1987 – 7 OCAK 1990)

turgut özaldemirel’in yeni yüzüdeniz baykalihsan doğramacıismail cemhüsamettin cindoruksamime sanay’ın sesisivil turhan paşabedrettin özfaturavasfi rıza zobu’nun siyasal hayatıkasım gülekgalatasaraylıaydın güven gürkanerdal atabekcemal süreya

halit kıvançemre kongar’ın çocukluk yılları82 anayasası’nın kravatlarımarjinal başkan: turgut sunalpçağlayangil’in saygınlığıhasan fehmi güneşpatriyot hayatigörünmeyen adam: keçecilerçetin altan’ın birkaç yazısımeksikalı bir eskimoposta kartalı: altemur kılıçperihan ablasakıp sabancıbanker kastellikısa türkiye tarihi

sanatçı olmayarak bülent ersoymelek yüzlüerdal inönü“karanlık kule”: kamran inangüngör bayrakbir bürokrat“tahta at”: hasan eren“hayali bakan”: kurtcebe alptemoçinfaruk sükanbal mahmuttürkan şoraydündar, idris ve öbürlerifenerbahçe’nin babası: semih bayülken

vedat günyol için çağrışımlarismet giritlivural arıkangeçici başkan’ın duruşu ve bakışlarıeğreti seçenek: mehmet yazarsemra özalyıldırım gürsesmimar olmayarak vedat dalokaynihat kitapçıdemir özlüşevket yılmazattila tokatlı

127 PORTRE VE 26 SÖZ SENARYOSU (4 OCAK 1987 – 7 OCAK 1990)

korkut özalsait madenfikri sağlaradnan başer kafaoğlutarık buğranimez arzıktan oral68’li olarak metin güngörmüşimren aykutrasih nuri ilerigülriz sururifeyyaz tokaremil galip sandalcıagop arad

aydın menderesmetin oktaybarış mançodoğan hızlannecmettin erbakannecdet evliyagilm.şevket eygicihat burakmehmet ali aybar için yeniden yazılması gereken bir yazıcemal madanoğluadnan kahveciferit ilseverziya ül-hakferruh doğan

127 PORTRE VE 26 SÖZ SENARYOSU (4 OCAK 1987 – 7 OCAK 1990)

nazif kocayusufpaşaoğlurauf tameraydın yalçınraif ertemibrahim tatlısesilhan selçuknahit hanımmuzaffer ilhan erdostkaya erdemarslan başer kafaoğlunadir nadiferruh bozbeyliali topuzbahri savcısezai karakoç

ilhami soysalnazlı ılıcakzeki müren’in ünüfethi naciilhan berkmurat belgelevent kırcabülent şemilerrauf mutluayhasan celal güzelserver tanillinurettin sözenziya müezzinoğlubanker bakoayhan songar

127 PORTRE VE 26 SÖZ SENARYOSU (4 OCAK 1987 – 7 OCAK 1990)

uğur mumcufatma yazıcıanavatanbaba hakkıcem dunameddah / mehdijandarma mavisi / eşkiya kırmızısışinasi özdenoğluhayvanlarda kızlık zarınecdet uğurdemirel, şili ve jokey kulüpihsan ünlüer, aydın boysanek gösterge ve panama kanalı

tahsin saraçbüyük türkiye / büyük biritanyanihal yeğinobalıeli titremişsokulu ve çandarlıkanun kuvvetinde aşağılamakazı kazan!haldun dormenölü yasalartakunyası tersmerih gibimetin toker

127 PORTRE VE 26 SÖZ SENARYOSU (4 OCAK 1987 – 7 OCAK 1990)

yazılı basıngelir vergisi öldüismail rüştü aksalmevlid ve özalturgut özal’a birlikte intihar önerisiali uğurbarbara huttonsözcüklerhelikopter memduh aytürdünya noterisarsılan türkçesüper

akbulutödüller belirsizlik

---***---

127 PORTRE VE 26 SÖZ SENARYOSU (4 OCAK 1987 – 7 OCAK 1990)

SEÇME PORTRELER VE SÖZ SENARYOLARİ…

SİYASET SANAT AYDIN BASIN SÖZ SENARYOLARI

Turgut Özal

Tarık Buğra İlhan Selçuk Barbara Hutton

S.Demirel Barış Manço Nazlı Ilıcak Büyük Türkiye-Büyük Britanya

N.Erbakan Çetin Altan Murat Belge Sarsılan Türkçe

Deniz Baykal

Zeki Müren Uğur Mumcu Turgut Özal’a Birlikte İntihar Önerisi

Erdal İnönü Türkan Şoray

İhsan Doğramacı

Kısa Türkiye Tarihi

İsmail Cem Bülent Ersoy Sakıp Sabancı

H. Cindoruk Sezai Karakoç

Galatasaraylı

SİYASETPORTRELER

TURGUT ÖZAL

Yahudi bakışlı müslüman…

Anadolulu Sindbad

Kırk Haramilerin Ali Babası; kolay erişilen zenginlik, emeğe dayanmayan başarı..

Aramızdan biri, inanç terimleriyle yalan söyler..

Kırk Haramilerden Dört Eğilimlere..

Sadece Red Kitt okuru...

SÜLEYMAN DEMİREL

Pişmiş topraktan ,kilden yapılmış

ilkçağ heykellerini andırır.

Atatürk resmine de kutsal kitaplara da nesne gözüyle baktı.

İnönü’yü karşısına almadı, Celal Bayar’ ı üstlenmedi,Ecevit’i göz ucuyla süzdü, Necmettin Erbakan’a katlandı.

3 ayrı çizgi

İlk dönem dış politika; üs yok tesis var, iç politika; yollar yürümekle aşınmaz..

SÜLEYMAN DEMİREL

İkinci dönem ;sütkardeş Necmettin Erbakan, kankardeş Alparslan Türkeş…

Son dönem; militarizmi eleştirdi, rejim sorununa el attı.

Siyasi çizgisi; iktidar umudu belirince paralelkenarı hemeninden yamuğa dönüşüyor.

Belirsiz laflar etme üstadı..

NECMETTİN ERBAKAN

Dünyanın en barışçıl müslümanı..

Cihat kavramı onun için diyalogda fırsatçılıktır..

Yalan söylemez, iyice abartır..

Öfkeliyken dahi yumuşak..

Mühendis Ahi..Perçemi serpuş yerini tutar.

Yirmi yaş dişlerinin boşluğunda bir çift mevlit şekeri varmış gibi konuşur..

NECMETTİN ERBAKAN

Erken gelmiş ve geçersizleşmiş Humeyni..

Kişisel hayatı toplumsal hayatından daha temiz..

Bağımsızlık yanlısı ama bunu anlatamadı, Milli görüşü de öyle.

Aklandığı halde kapalı duran bir partinin lideri..

Gericiliği içinde güzel.

Şemsiyesini yerine göre seccade ve hırka olarak kullanıyor.

DENİZ BAYKAL

Demokratik, modern herşeyi seven , liberal bir öğrenci(1960 öğrenci hareketleri sırasında..)

DP’ye karşı elbet: ama CHP’ye de karşı..

Bülent Ecevit’in takımında.

1968 de doçent; Türkiye’nin Siyasi Eliti Üzerine

Popülist, elite karşı,bürokrasiye karşı,reel politika adamı

Düşünceden idealden değil güç dengelerinden çıkış yapar..

DENİZ BAYKAL Çözümlemeye dayanan politikacı

Üç kişinin içinde ahbap,yüz kişi içinde yol gösterici,bin kişi içinde hiç..

Ortalıkta görünmeyen ama göründüğü zaman görsel.. Kennedy saçlarıyla..

Karizması yok, bu yüzden sloganı da yok.

Belirsizlikten umuyor, köksüz ama sürekli bir veliaht duygusu içinde.

O saç büklümü alınyazısını bugün dahi özenle gizlemekte..

İSMAİL CEM

Deniz Baykal’ın İstanbullusu,

temizi.

İsmail Cem yalnız düşünceleriyle

var, Baykal’ın ise sanki düşünceleri de

var.

İsmail Cem dipnottur,Baykal ara başlık.

Biri tavır, biri üslup.

İsmail Cem Eflatun’dan icazet almış, Baykal ise Macchiavelli’den..

İSMAİL CEM

Ülkemizde özeleştiri yapan birkaç kişiden biri..

Ütopyacı değilse de aşırı iyimser.

Politikacı değil de politikaya

bulaşmış bir yazar gibidir

ERDAL İNÖNÜ

Micaz; gülmece değil, gülümsemece; yarısı kendinden yarısı hesaplanmış…

Demokrasimizin utangaç jokeri.

Cesur: 12 Eylül uygulamalarında Kenan Evren’e ilk tepki.

Erdal İnönü, Ecevit’in iyi yanlarının bir yansısıdır.

Sol’a her zaman gerçek bir demokrat aydın gibi baktı.

HÜSAMETTİN CİNDORUK

Salon hatibi, slogan ustası. Güzel sözleriyle demokrasi sarrafı.

Belirsizliğe bel bağlayan, böylece

daha büyükmüş gibi görünmeyi uman yetenek.

Yazgısıdır, her olaydan biraz haklı ve çok karlı çıkar.

İdeal il başkanı, başka bir şey istemez.

Gerçek anlamda emanetçi.

SANATPORTRELER

TARİK BUĞRA

Sağ kesimin üç üstadından biri.

Sağcı ama mukaddesatçı değil,

ırkçı da değil.

Şive taklidi tartışması, Orhan Kemal..

Tam Akşehirlidir ama hiç Konyalı değil.

Osmanlı katılığını özleyen kadife Selçuklu.

Yüz karası olmayan bir adam..

BARIŞ MANÇO Milyonluk köyler arasında dolaşan

saz şairi..

Ayasofya’nın en görünür duvarını

öpüp öpüp duran Orta Uzakdoğulu bir

dilenci.

Tarikat üyeliği tartışılıyor, lakin özlemi çocuklarının isimlerinde saklı. Özsever

Esnaf şairi, yaratıcılıktan çok uyarlama gücüyle var oldu.

Pazaryeri dondurmacısı.

Giysiler, yüzükler, hızmalar, tesbihler, koldüğmeleri…

ÇETİN ALTAN Hayat, coşku, devinim..

Rousseau, mutluluk sözleşmesi

yazarı.

1940 sonrası yenilik edebiyatının temsilcisi.

Gerçek bir edebiyatçı.

Polemiğe girmez, saygılı, pek tabii ağzını da bozar yeri gelirse.

Yanılmaktan korkmayan, herşeyi denemeye hak kazanmış, yazar , sanatçı.

ZEKİ MÜREN

Türkiye’nin en ünlüsü. Ama efsane olamadı.

Halk içinde hayranlık ve şakayla anılır.

Şair, ses sanatçısı, sanat güneşi, besteci, desinatör, sinema ve tiyatro sanatçısı, köşe yazarı.

Demokrat parti dönemindeki eskiye özlemin simgesi, radyonun işlevi oldu.

Gülünç ,yine de etkili kıyafetler, ve 200 beste.

TÜRKAN ŞORAY

F.Girik direnç, H. Koçyiğit sağduyudur, Türkan Şoray ise halk özlemiyle

oluşmuş bir mitos..

Türk kadın tipinin genel yansısı

Ulaşılmaz yalnızlıkta, serüveni 1960 ta başlıyor.

İşinde seçiciydi, hayatı da bu izdüşümüne uygundu.

Siyaset gibi bir yanlışa düşmedi, muadillerinden farkı bu oldu.

BÜLENT ERSOY İnsan gözüyle bakılmadı,

hukukçular hekim, hekimler hukukçu oldu..

Zeki Müren gençken kelebekti, Bülent Ersoy ise şimdi bir kelebek.

Zoru denedi, yalnız kaldı ,yılmadı.

Zeki Müren cinsellikten hep kaçındı,Bülent Ersoy ise cesaretinin bedelini ödedi.

Tanım olarak: cinsellik vatansızı

SEZAİ KARAKOÇ

Bulgucu bir adam.

Yetenekli Mehmet Akif ile Dürüst

bir Necip Fazıl birleşimi.

Sağın içinde yalnız, dışarıda ve yukarıda.

İnancının çılgını, en ilkelle en modern arasında bir yerlerde.

Tek hilesi; Necip Fazıl..

Marx’ı da Nietzsche’yi de bilen, Nazım da okuyan bir müslüman..

AYDIN-BASINPORTRELER

İLHAN SELÇUK Sıfatı; sürekli etken, göz açıcı, büyü

bozucu..

Çetin Altan hayatın, ,İlhan Selçuk

dünyanın değişimidir.

Yergicidir, bir anlamda toplum sözcüsü.

Gerçeğin sesidir.

Yalın görgülü sağlam bir Türkçe sahibidir.

Atatürkçülük bir ideolojidir, sürdürülen iktisad politikaları milli değildir..

NAZLI ILICAK

Canlı, hareketli ve iyi eğitimli

İdeolojisinin önünde en önemli

sahne; babasının Yassıada günleri.

Antikomünizmin Ajda Pekkan’ı

Faşist değil sadece öyle olmak zorunda görüyor kendini.

İşlevi kirli kendisi temiz kaldı.

Düşünmeye alışmamış ama kendi gerçeğinin farkında.

MURAT BELGE

Entelektüel bir geçmiş..

Konsensüs arayıcısı, uzlaşmacı.

12 Mart mağduru

Yaygınsal bir gerçekliğe inanır, arabesk gibi.

Müslümanlarla diyalog kurması iki cephede de eleştiri aldı: İslami sosyalizm..

UĞUR MUMCU

Tarihin sorgu yargıcı..

Bir başına bir adam..

Kuşağın, aydının, demokrasinin sesi.

Okunaklı, orta boylu, dev adam..

Düşüncenin merkezinde bir polemik, sorunlara nesnel bir yaklaşım.

Kusur arıyorum, şu anda bulamamış olmam bir şey ifade etmez!

İHSAN DOĞRAMACI Sürekli gülümseyen nobran yüz.

Vakıf esprisini ülkemize ilk taşıyan, entelektüel hayatımızın Özal’ı

İki ayaklı üs, çok uluslu profesör..

Vakıf yanlısı: vergisiz gelir ve servet..

12 mart öncesi üniversitede özerklik yanlısı, 12 eylül sonrası karşı.

Tutsaklığın rektörü, sakal yorumcusu

Atatürkçü değil, Atatürkiyeci

Yurtsever değil yurt sevici.

SAKIP SABANCI

Aziz Nesin’in iş dünyasındaki karşı değeri.

Nuri Kantar.

Serveti vakıflara gömmeyecek kadar genç ve enerjik.

Deneysiz, köksüz . Hababam sınıfı öğesi.

12 Eylül’ü hazla imzaladı.

Türkiye’nin Rothschild’ı

GALATASARAYLİ Ayrık kişidir, kendini seçilmiş sayar.

Kibardır, küfretmez, şemsiyesi hep hazır.

Fenerbahçe’nin baba’ları, Beşiktaş’ın dayıları, kendi kulübünün ise yöneticileri vardır.

Anadolu’da tepki sonucu tutulan takımdır. Azınlık, ayrıcalık hissi

Fenerbahçelilik bir dindir,Galatasaralılık tarikat

Beşiktaşlıyı küçümser, Fenerli dostlarına hoşgörü diliyle konuşur.

Geçmişi ile fazlaca övünür ve bu da okula bağlanır.

SÖZ SENARYOLARI

PORTRELER

BARBARA HUTTON

9 kasım; Cumhurbaşkanı Özal.

Turgut Bey ve Nakşibendi tarikatı.

Zühd, murakebe, gizli zikr

Herkesçe görünen, uyanık- oportünist, açık yalan

Yaşlı bir çocuk gibiydi iktidara geldiğinde, herkese benziyordu, bugün çocuk yaşında ihtiyar, kendine bile benzemiyor.

Olsun, yine de iyi adam. Ne yaptığını bilse kendisi de yapmazdı!

BÜYÜK TÜRKİYE/BÜYÜK BRİTANYA

Anavatan sözcüğünün mana içeriği.

Demirel ve Büyük Türkiye ideali

Demokratik Sol-Ecevit

SARSILAN TÜRKÇE

Türk dilinin portresi

Erdal İnönü; Netlik, yalansızlık için çırpınış. Sözcük seçimi önemli, tutarlılık da öyle.düzgün değil ama gerçek konuşma.

Özal: yapay, üstü başı gibi, acele

Demirel:Güzel ve halk avcısı bir konuşma

Erbakan:tatlı ve güzel bir konuşma, sloganlara çok meraklı, her sözü atasözü olsun istiyor.

Ecevit: tonlama, vurgulama. Türkçe’yi en iyi o kullanıyor. Türkeş de öyle.

TURGUT ÖZAL’A BİRLİKTE İNTİHAR ÖNERİSİ

Ülkemizi sizden,

Sizi de kendi özel sıkıntılarınızdan kurtarmak için

arkadaşım Muzaffer Buyrukçu’yla bir önerimiz var.

İntihar etmelisiniz…

Ben ve buyrukçu bu konuda dostça omuz veriyoruz size.

Gelin halkın önünde üçümüz birlikte intihar edelim.

Yer: Kadıköy eski iskelesinin önü. Gününü ve saatini siz belirleyin.

Ülkemiz sizden kurtulsun, biz de bir işe yaramış olalım.

KISA TÜRKİYE TARİHİ

O yıllarda ülkemizde

Çeşitli hükümlerle

Yetmiş iki dilden

İkisi yasaklanmıştı:

İkincisi Türkçe

SONUÇ OLARAK [1]

Kişisel ve kavramsal yüzlerin, söz senaryolarının oluşumu bu eser okuyucuya Türk Edebiyatında nadir bir yöntem ile farklı bir deneyim imkanı verir.

Önsöz ile Doğan Hızlan’ın da belirttiği gibi dönemin siyasi, iktisadi, edebi ve ictimai hayatı hakkında bilgi alınabilir, bir dönemin fotoğrafı çekilebilir.

Şahıslar aslında prototiptir ve toplumun da yapısına ışık tutar.

SONUÇ OLARAK [2]

Kişiler ve kavramlar öznel biyografilerle anlatılmakta, bunlar da dönemin eleştiri yaklaşımı hakkında da bilgi sahibi olmaya imkan vermektedir.

Birçok açıdan okur, yazar ile aynı görüşü paylaşmayabilir lakin bu durum Cemal Süreya’nın bir döneme damga vuran kişi ve kurumlara yönelik bu edebi eserinin önemini azaltmayacaktır.

TEŞEKKÜRLER…