Metropol Aksaray 3

100

description

 

Transcript of Metropol Aksaray 3

Page 1: Metropol Aksaray 3
Page 2: Metropol Aksaray 3
Page 3: Metropol Aksaray 3
Page 4: Metropol Aksaray 3
Page 5: Metropol Aksaray 3
Page 6: Metropol Aksaray 3
Page 7: Metropol Aksaray 3
Page 8: Metropol Aksaray 3
Page 9: Metropol Aksaray 3
Page 10: Metropol Aksaray 3
Page 11: Metropol Aksaray 3
Page 12: Metropol Aksaray 3

İÇİNDEKİLER

SOBETANER SALİHİ

YENİ-TÜRKÜ

YENİ-TÜRKÜ

KAPAK KONUSU

FAZİLET BERKSOY

EMİNKOÇAK

64 22

58

26

www.metropolaksaray.com12

SAYFA

SAYFA

SAYFA

SA

YFA

SA

YFA

SA

YFA

14

18RÖPORTAJ

MUSTAFAACAR

Page 13: Metropol Aksaray 3

İÇİNDEKİLER

VIYANA

SEYFİFERGANİ

SULTANHANI

SERPİLKULAK

BEKİRKULAK

24 68

42

62

www.metropolaksaray.com 13

SAYFAS

AY

FA

SA

YFA

SA

YFA

30 SA

YFA

Page 14: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com14

ROPÖ

RTAJ

Prof. Dr. Mustafa ACAR

Şimdi üniversitemiz var ve burada 13 bin

öğrenci okuyor. Bunun sadece küçük bir

kısmı Aksaraylı büyük çoğunluğu Anadolu’nun

her köşesinden gelmiş gençler. Bunlar bizim

misafirimiz bu gençlere kucak açmalıyız. Bunu

yaparsak bu öğrenciler Aksaray’ın gönüllü

elçileri olurlar, gittikleri yerde bizden övgüyle

bahsederler. Bu üniversite için yeni gençleri cezb

eder. Üniversitenin büyümesi, öğrencilerin

buradan memnun olması, Aksaray ekonomisine

katkıyı arttırır.

“ ustafa Hocam, Metropol Aksaray Dergisi olarak bizi kabul ettiğiniz çok teşekkür ederim. Aksaray Üniversitesi hakkında yaptıklarınızı ve başarılarınızı biz ve okurlarımızla paylaşırmısınız.

Rektörlüğe uzanan yolculuğunuzda, Aksaray Üniversitesi’ni tercih etme nedeniniz nedir?

Hayatta her zaman insanın önceden planladığı şeyler olmuyor. Bazen kader sizi önceden planlamadığınız yerlere getirebiliyor. Benim Aksa-ray Üniversitesi Rektörlüğüm de biraz böyle. Ben Kırıkkale Üniversi-tesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanlığı yapıyordum. Ağır bir idari görevim vardı. Akademik fonksiyonlarımdan vazgeçmeye niyetli değildim. Dolayısıyla dekanlık üzerinde rektörlük gibi idari bir görev aklımdan geçen bir şey değildi. Ama o zaman ki konjonktürde Ak-saray Üniversitesi yeni rektör arayışlarının hızlandığı dönemde benim kapımı çalan insanlar oldu. Buradaki durumun iyileştirilmesi için benim yardımıma ihtiyaçları olduğunu söylediler ve davet ettiler. Seçimlere girdik sonra YÖK ve Cumhurbaşkanlığı aşamasından da geçerek, Sa-yın Cumhurbaşkanımız tarafından bu göreve atandım. Yaklaşık 2 yıldır görev yapıyorum ve gidişattan oldukça memnun olduğum söylenebilir.

Mustafa Acar kimdir? Bize kısaca kendi-nizden bahseder misiniz?

1965 yılında Karaman’da doğdum. İlkokulu Karaman’da, or-taokulu ve liseyi Konya Ereğli’de okudum. 1986 yılında ODTÜ İktisat Bölümü’nden mezun oldum. 1986-1987’de Türkiye İsta-tistik Kurumu’nda çalıştım. 1994 yılında YÖK bursu kazanarak, yüksek lisans ve doktora eğitimi için Amerika’ya gittim. Pur-due Üniversitesi İktisat Bölümü’nden 1996’da Yüksek Lisans, 2000’de Doktora derecesi aldım. 2000-2011 yılları arasında Kırıkkale Üniversitesi İktisat Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalıştım. İktisat Bölüm Başkanlığı, İktisat ve İdari Bilimler Fakül-tesi Dekanlığı gibi idari görevlerde bulundum. 2011 yılından bu yana Aksaray Üniversitesi Rektörü olarak görev yapıyorum. Evliyim, 4 çocuk babasıyım. İlgi alanlarım arasında; Genel Den-ge Analizi, Bölgesel İktisadi Bütünleşmeler, Ekonomik Özgür-lükler, Piyasa Ekonomisi, Tarım ve Tarım Politikaları sayılabilir.

M

Page 15: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 15

Prof. Dr. Mustafa ACAR

Kısa bir soru: Aksaray size ne ifade ediyor?

Aksaray tarihi milattan önce 8 bin yılına kadar uzanıyor. Yani 10 bin yıllık uzun bir tarihe sahip, Anadolu’da yaşayan uygarlıkların pek çoğunun eserlerinin kalıntılarının bulunduğu bir şehir. Türkiye’deki en önemli arkeolojik kazı merkez-lerinden üçü yakın çevremizde bulunuyor. Yani Aksaray zengin tarihsel ve kültürel bir mirasa sahip. Bu arada Ankara ile Adana’nın, Konya ile Kayseri’nin tam ortasında, bu iki ana yolun ke-sişim noktasında bulunan bir şehir. Yolların kav-şak noktasında, il olduktan sonraki dönemde hızla büyüyen, hükümetin yeni teşvik politikaları kapsamında teşviklerden en üst düzeyde yarar-lanılabilen şehirlerinden bir tanesi. Dinamik ve hızla kabuğunu kırmakta olan bir şehir. Aksaray Üniversitesi’nin de katkısıyla büyüyen, gelecekte daha da büyüyecek olan bir şehir diye düşünü-yorum.

Bir üniversitenin bulunduğu şehirdeki rolü ne olmalıdır?

Üniversitelerden iki şey beklenebilir. Bunlardan bir tanesi bulunduğu şehrin sanatına, kültürüne, edebiyatına, entelektüel birikimine katkı vererek, bulundukları şehirle bütünleşebilirler. İkincisi ise; kaliteli elemanlar, öğrenciler mezun ederek, sanayimizin ihtiyaç duyduğu yetişmiş eleman, nitelikli eleman ihtiyacını karşılayabilirler. Üniversite bu anlamda fildişi kulesine çekilmemeli, kendi kapıları ardında iş yapmamalı, bulunduğu şehrin sanayisi ile iyi bir işbirliği gerçekleştirmeli ve şehrin kendisiyle bütünleşmeli ki kendisinden beklenen fonksiyonları icra edebilsin. Hem şehrin modernleşmesi, kentleşmesi, sanatsal ve edebi yönlerden zenginleşmesine katkısı olsun hem de sanayide işletmele-rimizin ürün ticarileştirme, yöntem iyileştirme, ara eleman ihtiyacı gibi konularda onlara destek sağlayabilsin.

Sizce Aksaray Üniversitesi Aksaray’a neler vermiştir ve daha neler verecektir?

Aksaray Üniversitesi 2006 yılında kurulan genç bir üniversite. 7’inci yılımızdayız, dolayısıyla geçmişi 50-60 yıl hatta 80-100 yıla uzanan üniversitelerle kıyasladığımızda üniversitemiz takdir edilecek durumdadır. Elbette ki her şeyimiz eksiksiz değil. Donanımızla, alt yapımızla biraz daha iyileştirmeye, geliştirmeye ihtiyacımız var. Ama şunu memnuniyetle söyleyebilirim ki coğrafi konum olarak iyi bir kentteyiz. Ge-lişme imkânları olan bir kentteyiz, sanayinin hızla büyüdüğü bir kentteyiz ve teşviklerden yararlanan bir kentteyiz. Genç bir akademisyen kadromuz var. Yönetim anlayışı olarak, biz görevi devir aldıktan sonra, üniversiteler içinde en özgür, en katılımcı, araştırmacıların, akademis-yenlerin, öğrencilerin kendilerini çok rahat hissedebildikleri bir atmosfer oluşturmaya gayret ediyoruz. Kimseye karşı ayrımcılık yapmıyo-ruz. Kimseyi dilinden, dininden, mezhebinden, mektebinden veya etnik kökeninden dolayı ayrımcılığa tabi tutmuyoruz. Kıyafetinden dolayı kimseyi dışlamıyoruz. Düşünce ve inanç özgürlüğünün en üst düzeyde yaşanmasına gayret ediyoruz. Bir de sanayiye katkımız ne olabilir diye düşündük ve birkaç önemli adım attık. Teknoloji Geliştirme Merkezi ile Üniversite Sanayi İşbirliği ve Koordinasyon Merkezi’ni kurduk. Konya Teknokent ile işbirliği protokolü imzaladık. Somuncubaba Tarih ve Kültür Araştırmaları Merkezi’ni ve Tuz Gölü Çevre Araştırmaları Merkezi’ni kurduk. Ayrıca Aksaray Belediyesi, Sütaş, ABD George Mason Üniversitesi ile ayrı ayrı işbirliği protokolleri imzaladık. Bunlarla Aksaray’ın sanayicileri, iş adamları ve firmalarına daha iyi katkı yapmayı hedefledik. Aksaray’ın ihtiyaçlarını daha iyi karşılayabilmek için bütün hazırlıklarımızı yaptık, alt yapımızı oluşturduk ve artık Aksaray’ın işadamlarından ve firmalarından ilgi bekliyoruz.

ROPÖ

RTAJ

Page 16: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com16

MAK

ALE

MAK

ALE

KAPA

K KO

NU

SURO

PÖRT

AJ İş hayatına atılacak olan öğrencilerinize altın öğütleriniz var mı? Başarı yolundaki tavsiyeleriniz nelerdir?

Güzel ve kapsamlı bir soru. Aslında bu soruya cevap vermek için bir saat konferans vermek gerekir. Ama biz kestirmeden kısa yoldan gidip özetleyelim. Üniversite çağına gelmiş, iyi bir işte iyi bir kariyer yapmak isteyen öğrencilere şu tavsiyele-rim olabilir: Ülkemizde gençlerimizin yüzde 30-40’lık kısmına yükseköğretim hizmeti sunabiliyoruz. Şanslı dilim içinde olan öğrencilerimizin bu nimetlerin farkında olması gerekir. Üni-versiteye adım attığı ilk günden itibaren hemen 4-5 yıl son-rasını düşünmeye başlamalılar. Hedef koymak önemli 10-20 yıl sonra nerede olmayı düşünüyorlarsa, onun adımını daha ilk günden atmaya çalışmalılar. Yine bu kapsamda yabancı dil, bilgisayar, internet, bilgisayar paket programlarını çok iyi bil-mek gerekiyor. Alanımızın derslerini iyi hazmedelim, sadece hocaların anlattıklarıyla yetinmeyelim, başta internet olmak üzere, kütüphanelerden, alternatif bilgi kaynaklarından istifade edelim. Yabancı dil bilen, kendi alanının derslerini hatmetmiş, konusuna vakıf, bilgisayar bilen ve öğrendiklerinin yarın demo-de olacağını bilerek yeni bilgiler öğrenmeye açık bir zihinle iş piyasasına çıkarlar ise eminim işleri daha kolay olacaktır.

Aksaray Üniversitesi için birçok proje yaptınız, gelecek planlarınızda farklı çalış-malarınız var mı?

Mayıs 2011’de yönetime geldiğimizden bugüne, 8 bin 200 olan öğrenci sayımızı 13 bin’e çıkardık. Üniversite bünyesinde 4 yeni fakülte, 2 yüksekokul ve 1 meslek yüksekokulu ku-rarak, üniversitemizin fakülte sayısını 8’e, yüksekokul sayısını 5’e, meslek yüksekokulu sayımızı 6’ya çıkardık. Aksaray’ımızın hayvancılık sektöründe söz sahibi olması için kurduğumuz Veteriner Fakültesi’nin yanı sıra Mimarlık ve Tasarım, İslami İlimler ve İletişim Fakülteleri’nin de şehrimizin ve üniversite-mizin gelişimine katkı sağlayacağını düşünüyorum. Veteriner Fakültesi binasının yapımı için sponsor bulduk, yakında temel atma törenimiz olacak. Veteriner Fakültesi’ni Aksaraylı ha-yırseverlerden Altuntaş Grubu yapacak, kendilerine çok te-şekkür ediyoruz. Diğer fakülteler için Aksaraylı hayırseverler inşallah elimizden tutar, bize destek olurlar.

www.metropolaksaray.com16

Page 17: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 17

MAKALE

KAPAK KON

USU

MAKALE

KAPAK KON

USU

ROPÖ

RTAJ

Sayın Mustafa hocam bize zaman ayırdığınız için teşekkür ediyoruz. Son olarak neler söyle-mek istersiniz?

Efendim bir üniversitenin bulunduğu şehirle bütünleşmesi gerektiğinin farkındayız. O nedenle geldiğimiz günden bu yana, şehirle gayet dostane ilişkiler kurmaya özen gösterdik. Şehirden beklentimiz, Aksaray yeni yeni dışa açılan bir şehir, muhafazakâr bir Anadolu şehri, dışarıdan gelenlere daha ihtiyatlı bir yaklaşım var. Oysa şimdi üniversitemiz var ve burada 13 bin öğrenci okuyor. Bunun sadece küçük bir kısmı Aksaraylı büyük çoğunluğu Anadolu’nun her köşesinden gelmiş gençler. Bunlar bizim misafirimiz bu gençlere kucak açmalı-yız. Bunu yaparsak bu öğrenciler Aksaray’ın gönüllü elçileri olurlar, gittikleri yerde bizden övgüyle bahsederler. Bu üniversite için yeni gençleri cezb eder. Üniversitenin büyümesi, öğrencilerin buradan memnun olması, Aksaray ekonomisine katkıyı arttırır. Aksaraylılar sağ olsun şimdiye kadar ellerinden geleni yaptılar, bundan sonra da böyle devam etmesini bekliyoruz.Size de yayın hayatınızda başarılar diliyoruz.

www.metropolaksaray.com 17

Page 18: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com18

MAK

ALE

KAPA

K KO

NU

SU

EMİN KOÇAKAKSARAY ZİRAAT ODA BAŞKANI

KAPA

K KO

NU

SU

1968 doğumlu ve Kazıcık tolu köyünde doğdu. İlköğrenimini Kazıcık tolu köyünde tamamladı. Ailesiyle beraber çiftçiliğe devam eden Emin Koçak.. 1993 yılındada babasının 1964 yılından (29 yıl) beri köy muhtarlığını yapmış olduğu görevi yapılan seçimlerle beraber

babasından devralarak bu görevinide halen büyük bir titizlikle devam ettirmektedir. 1999 yılında şehir merkezinde tuhafiye dükkanı açarak ticaret hayatına atıldı. 2008 yılında ise 24 yerleşim alanını kapsayan bir sivil toplum örgütü olan Yeşilova Gurup Köyler İçme Su Başkanı olarak seçilmiştir. 10 kasaba ve 14 köyde bulunan 40 bin nüfus hizmet görüyor. Bu kasaba ve köylülerin bir araya gelmesiyle birlikte 50 yıl hizmet veren hattın yenilenmesi için bir araya gelen 10 kasaba 14 köy temsilcisiyle imece usülüyle yapılan çalışmalarda başarılı olarak 40 bin kişinin sağlıklı su içmesi için yarım asırlık içme su boruları yenilendi. Hizmet sektöründe titiz, yenilikçi, detaylara önem veren prensipli yapısıyla örnek alınan biri haline geldi. Muhtarlık, İçme SuBaşkanlığı göreviyle beraber Köylere Hizmet Götürme Birliğinde meclis üyesi olan Emin KOÇAK tüm Aksaray halkının kısa sürede güvenini kazanarak bu görevlerini büyük bir zevkle devam ettirmektedir. Aksarayın sözü geçen, sevilen esnaflarından olduğu içinde 2008 yılında yapılan Aksaray Ticaret Odası seçimlerindede 2.MeslekKomitesi( Tuhafiyeciler Ve Ayakkabıcılar) başkanı olarak seçildi. Emin KOÇAK Tarım ve Haycancılığa ileri düzeyde önem vererekAksarayın tarımda geri kaldığını, hizmet alamadığı, düşüncesiyle 2010 yılında Aksaray Ziraat Odası Başkanlık görevine aday olmuştur. Aksaray halkının, çiftçisinin, esnafının, sivil toplum örgütlerinin güvenini kazanarak bu gayretli yolda Aksaray tarımını ve çiftçisini güçlen-dirme amacıyla maddi ve manevi destekleriyle Emin KOÇAK’ı büyük bir sivil toplum kuruluşunun başkanı olarak görmelerini, Aksaray halkına ve çiftçisine yararlı olacağı düşüncesiyle destek oldular. 2011 yılında ise 35 bin kayıtlı üyenin ve tüm çiftçinin Aksaraydaki sesi,Aksaraydaki öncüsü olmayı başardı..

Page 19: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 19

MAKALE

KAPAK KON

USU

KAPAK KON

USU

Aksaray Valisi Selami Altınok, tarım ve hayvancılık platformu ile bir araya gelerek aksaray ‘ ın tarım ve hayvanclık sektörünü değerlen-dirdi.Aksaray Ziraat Odası Başkanlığında gerçekleşen toplantıya aksaray valisi Selami Altınok, Ziraat Odası Başkanı ve tarım plat-formu Başkanı Emin Koçak, kırmızı et ve üreticileri birliği Başkanı Hamit Özkök,Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Faruk Sert, Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mahmut Aktürk, Veteriner Odası Başkanı Miktat Küçük, yönetim kurulu üyeleri ve köy muhtarları katıldı. Toplantıda konuşan Aksaray Valisi Selami Altınok, Aksaray’ ın yüzde 70’ inin tarım ve hayvancılıkla geçimini sağladığı bir şehir olduğunu belirterek, Türkiye genelinde tarım ve hayvancılıkta ilk 10 il arasında bulunduğunu kaydetti. Aksaray Ziraat Odası Başkanı ABD Teksas Ziraat Fuarında Aksarayı temsil etti.Amerika Teksas Eyaletinde düzenlenen Tarım Fuarına katılan Emin Koçak, son derece faydalı bir gezi olduğunu iletti.Teksas Eyaletinde gerçekleşen tarım fuarı görme şansına sahip olduklarını ve yeni teknolojik gelişmeleri yerinde incelediklerini ifade eden Başkan,” Fuar gezisi sayesinde dünyadaki tarımsal gelişmeleri gör-dük.Farklı ülkelerin ve farklı kültürlerin tarımsal bakış açılarına dair fikir sahibi olduk.Bunların yanı sıra modern ve gelişen tarım tekno-loji ve ekipmanlarını gördük “dedi.

Aksaray Ziraat Odası, bir süredir çiftçileri ve çiftçi birliklerini tedir-gin eden su kotasyonu kararının süresiz bir şekilde ileri bir tarihe ertelendiğini açıkladı.Emin Koçak, çiftçilerin korkulu rüyası olan su kotasının uzun bir süre için ileri tarihe ertelendiğini belirterek, Geçen hafta Tarım Platformu olarak milletvekillerimizi mecliste ziyaret ettik ve su kotası başta olmak üzere yaşadığımız sorunları ilettik.Milletvekillerimiz soru-numuzla ilgilendiler ve müjdeli bir haber getirdiler.Emeklerinden dolayı herkese çok teşekkür ediyorum.

Tarımda çalışan nüfusun yüzdesini aşağıya çekmek için, sanayi ve hizmet sektörünü geliş-tirmek, tarımda üretimi ve verimliliği artırmak için ürün deseninde değişiklik yapmak, toprak işlemedeki yanlışlıkları gidermek, kaliteli ve uygun girdi kullanımına ağırlık vermek, maki-neleşmeyi teşvik ederek kullanımını yaygınlaş-tırmak suretiyle birim alandan daha çok ürün alınması ve çiftçilerin eğitilmesine çalışılmak-tadır.

www.metropolaksaray.com 19

Page 20: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com20

MAK

ALE Köy muhtarı sayın emİn koçak yapılan

yatırımlar hakkında bİlgİ verdİ

KAPA

K KO

NU

SU

www.metropolaksaray.com20

40 bin nüfus sağlıklı su içecekHasandağı eteklerinden 10 kasaba 14 köye uzanan Yeşilova Grup Köyleri İçme Suyu hattı 40 yıl sonra imece usulüyle yenileniyor.Büyük bir birliktelik örneği gösteren Belediye Başkanları ve Muhtarlarla Valilik ve il Genel Meclisi de her türlü desteği veriyorlar.Çalışmalar hakkında bilgi veren Yeşilova Grup Köyleri İçme Suları Birliği Başkanı Emin Koçak, bu hattan 40 bin nüfus içme suyunu alacak derken bölge insanının sağlıklı suya kavuşacağı da özellikle vurgulandı.Kazıcık Tolu Köyü yer altı suları açısından zengin bir rezervenin olduğu yerleşim alanıdır.Emin Koçak, Köyümüzün su rezervinin zen-ginliğini bildiğim için Sağ Sahil Sulama Birliğine müracaat ederek köyde 4 adet sondaj kuyusu yaptırdık birlik konturölünde yeşil hatla şimdi sulama yapıyoruz.Önceden sadece barajdan gelen suyla sulama yapıyorduk zaten baraj suyuda belirli süre akıyordu, bunun içinde baraj kapakları kapan-dığında çoğu zaman pancarda, ayçiçekte diğer ürünler susuz kalıyordu.Sondaj kuyuları kurulduktan sonra şimdi köyümüze 4 mevsim 12 ay boyunca istendiği zaman sulamada sıkıntı yaşamıyor. Köyümüzün 5 bin dönüm sulu arazisi var sondaj kuyularıyla bu arazilerdeki verim % 150 arttı.Yeşilova Grup Köyleri İçme Suları Birliği Aksaray merkeze bağlı Gözlükuyu, Dikmen köyleri ile Taşpınar beldesine Helvadere den gelen içmesuyu şebeke yenileme çalışma-larında son aşamaya geldiğini söyleyebiliriz.Yeşilova Grup Köyleri İçme Suları Birliği Başkanı Emin Koçak,çalışmaların hava şartlarının olumsuzluğuna rağmen devam ettiğini ve hattın biran önce yenilerek vatandaşlara suyun verileceğini belirtti.Devam eden çalışmalara köy muhtarlarının, köylülerle birlikte destek olduğunu anlatan Koçak, içmesuyu şebeke hattı yenileme çalış-malarının 2-3 günde bitecek olduğunu söyledi.Hasandağı eteklerinde olumsuz hava koşullarına rağmen çalışmaya devam ettiklerini dile getiren Koçak, şunları söyledi; İçmesuyu hattındaki çalışmaların biran önce bitirilmesi için Dikmen ve Gözlükuyu köylerinden vatandaşlarımızda gelerek çalışmaya destek veri-yorlar.İmece usulüyle çalışmalar sürdürülüyor.Burada yapılan çalışmanın ne kadar büyük ve zor olduğunu anlamak için buraya gelmek lazım.2 yıldır devam eden çalışmalar bitecek ve 50 binden fazla insan artık su sıkıntısı yaşamayacak.Çalışmaların tamamlanmasında milletvekillerimizden valimize, il özel idaresinden il genel meclis üyelerine, belediyelerden muhtarlıklara kadar herkesin emeği var. İnşallah emekler karşılığını bulacak dedi.

Page 21: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 21

MAKALE

KAPAK KON

USU

AKSARAY İKLİMİSICAKLIK: İncelenen meteorolojik elemanlar Sıcaklık, Bulutluluk, Yağış ve Nispi Nem durumudur. Bu meteorolojik elemanlar mahalli saatle 07.44, 14.44, 21.44’de olmak üzere, günde üç defa rasat edilmektedir. Rasatların uzun yıllara göre ortalama, ekstrem bilgileri ve sayışlı günleri, tablo şeklinde verilmiştir. Aksaray’da yıllık ortalama sıcaklık 11.5°C derecedir. Ocak ayındaki ortalama sıcaklık ise -02°C derece olarak görülmektedir. Rasat edilen en yüksek sıcaklık Ağustos ayında 38.4°C derece olarak ölçülmüştür. En düşük sıcaklık ise Şubat ayında -29.0°C derece olmuştur.

YAĞIŞ: Aylara göre yağış miktarı incelendiğinde yağışsız ay bulunmadığı, en az yağışın Temmuz ayında olduğu görülür. Yıllık toplam yağış miktarı 351.6 milimetredir. Günlük en çok yağış miktarı Haziran ayında 52.0 mm. olarak ölçülmüştür. Kar yağışları, kasım ayında başlamakta ve nisan ayında sona ermektedir. Aksaray’da 13 gün kar yağışlı, 24 gün karla örtülü geçmektedir. En yüksek kar kalınlığı ise 45 cm. olarak Aralık ayında tespit edilmiştir.

BASINÇ - NEMLİLİK: Ortalama aktüel basınç 904.8 milibardır. Rasat süresi içinde en yüksek aktüel basınç Ocak ayında 925.6 milibardır, en düşük aktüel basınç ise yine Ocak ayında 880.2 milibar olarak ölçülmüştür. Nispi nem değerleri kış aylarında genellikle daha yüksek, sıcaklığın artığı yaz aylarında ise daha düşüktür. Yıllık ortalama nispi nem değeri % 62, en düşük nispi değeri ise % 5’tir. Aksaray’da yıllık ortalama bulutluluk 4.0 olarak tespit edilmiştir. Bütün yıl bulutluluğun en az olduğu aylar yaz, en fazla olduğu aylar kış aylarıdır. Sonuç olarak, yapılan çeşitli iklim tasniflerine göre Aksaray ili orta iklimler kuşağında olup soğuk yarı kara iklim tipine sahiptir. En soğuk ayın ortalama sıcaklığı -3° C derecenin üstünde, yazlar kurak, soğuk devredeki en yağışlı ayın miktarının üç katına eşittir. En kurak ayın yağış miktarı 30 mm.’ den az, nadiren sisli, nemli, az yağışlı, nispeten serin ve en sıcak ay ortalaması 24°C dereceden azdır. Kışlar nispeten kısadır. Fakat birkaç ay toprak donabilir veya karla örtülü kalabilir.

Aksaray İline 7 ilçe, 41 belde ve 151 köy bağlıdır. Aksaray’ın sosyo-ekonomik yapısı tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Faal nüfusun % 70’i tarım ve hayvancılıktan geçimini sağlamaktadır. İlimizde, toprakların % 54,4’ü tarıma elverişli olup, geri kalan % 45,6’sı ise çayır, mera, bozuk ormanlık ve tarıma elverişsiz ormanlardır. 420.430 hektar olan İlimiz tarım alanlarında; hububat, baklagiller, endüst-riyel bitkiler, yumrulu bitkiler, meyve ve sebze yetiştirilmektedir. Tarıma elverişli arazilerin % 86’sında kuru, %14’ünde sulu tarım yapılmaktadır. Tarımda çalışan nüfusun yüzdesini aşağıya çekmek için, sanayi ve hizmet sektörünü geliştirmek, tarımda üretimi ve verimliliği artırmak için ürün deseninde değişiklik yapmak, toprak işlemedeki yanlışlıkları gidermek, kaliteli ve uygun girdi kullanımına ağırlık vermek, makineleşmeyi teşvik ederek kullanımını yaygınlaştırmak suretiyle birim alandan daha çok ürün alınması ve çiftçilerin eğitilmesine çalışılmaktadır.

Page 22: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com22

MAK

ALE

SALİHİ

SOBE

TANER

SOBE

Metropol AksArAy Dergİsİ

tArAfınDAn sobelenDİnİz

1-Aksaray? Ana vatanı2-Aile? Ortak çatıyı paylaştıklarım bana en uzak dostlarım.3-İş? Beni yansıtan en aydınlık gölgem.4- Para? Herşeye ulaşmak için önemsiz(!) bir araç.5- Aşk? İnanmam..ama süper rol yaparım))6-Tatil? Bedenin yorulup beynin dinlenmesi7-Mistik? St.petersburg beyaz geceler8-Hayal? En ihtiyacim olan, işim için, yaşam için, dinlenmek için... 9-İdol? Burak ağaçlı : )10-Kadın? Pardon “en ihtiyacim olan” bu soruda olmalı yaşam için :)11-Erkek? Ben ötesi var mı?12-Kesinlikle hayır? Hep korkulan, hiç istenmeyen13-Kesinlikle evet? Aklıma yatan herşey14-Olmazsa olmaz? Dostlar vede dimple15-Huzur? Yorucu işten sonra mado da americano16-Eşi dostu bezdiren yanınız? Her şakadan sonra dır dır etmem, her şakayı tolere edememem.17-Yemek? Midyeli rissotto18-Mekân? Boğaz manzaralı her yer19-Hobi? Fotoğraf vede enigma

20-Şiir? Aşkın dili, Şairin eli.21-Takım? Costarica spor.22-Burç? Akılcı, sezgisel bazen dik kafalı kova.23-Sinema? Evde korsan CD ile:)24-Son kelam an gelirpaldır küldür yıkılır bulutlar,gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet...o eski heyecan ölür.an gelirbiter muhabbet.çalgılar susar,heves kalmaz.şatarabanölür...25-Sobelenmeseydiniz nerde olurdunuz? Ram da şantiyede

www.metropolaksaray.com22

Page 23: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 23

MAKALE

SALİHİ

Aksaray’ da 1983 yılında doğduktan sonra uzun yıllar Bağdat’ da yaşadı ilk öğretimi orada bitirdikten sonra Türkiye’ ye kesin dönüş yaptı. Adana Çukurova Üniversitesi Mimarlık Fakültesin’den mezun

olduktan sonra Aksaray’ da başarılı işlere imza attı.

Salihi inşaat mühendislik mimarlık 1996’ da Aksaray’da kurulmuştur birçok projeye sahiptir.

SALİHİ YAPI ; gün geçtikçe artan talep karşısında, yapı sektörünün farklı dallarında kaliteli hizmet vererek gün geçtikçe büyümüş yurtiçi ve yurtdışında değişik sistem ve yapı türleri üzerinde başarılı

hizmetler verir hale gelmiştir. Bu başarılı hizmetlerini 2003 yılında alınan Uzman Denetçilik Belgesi ve 2004 yılında alınan 25. yıl hizmet ödülü ile taçlandırılmıştır.

SOBE

www.metropolaksaray.com 23

Page 24: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com24

MAK

ALE

GEZ

İ

Herkesin bildiği gibi birçok gurbette yaşayan insanın anava-

tanıdır Aksaray. Öncelikle Anavatan, Memleket, Hasret olan

Aksaray’ıma selamlar göndermek isterim.

AVRUPA‘DAYAŞAM . . . . . V İYANA

Herkesin bildiği gibi birçok gurbette yaşayan insanın anavatanıdır Aksaray. Öncelikle Anavatan, Memleket, Hasret olan Aksaray’ıma selamlar göndermek

isterim.

Ben ve benim gibi gurbet ellerde yaşayanlar belli nedenlerden dolayı Avrupa’nın değişik yerlerine da-ğılmış ve oralarda bir düzen kurmuş Türk milletiyiz. İlk gelenler aslında geçim derdini yüklemişler sırtla-rına ve kimisi bir traktör, kimisi bir tarla, kimisi bir ev derken herkes geleceğinin umutlarıyla gurbete konmuşlar. Tabi o zamanların Türkiye şartlarıyla Av-rupa şartları karşılaştırıldığında bir hayal, bir umut, bir macera ve bir kurtuluş duruyormuş önlerinde. İlk nesil gelmiş Avrupa’ya. Gelmiş ama ne geliş, ça-lış, çalış, çalış memlekete para götürmekmiş bütün hepsinin hesabı. Kimsenin ne tam bir evi varmış, nede yaşamaya mecali. Para kazanmış memlekete memlekettekilere. herkes beraber kalıyor, beraber yiyormuş az masrafla büyük paralarmış kazandıkları. Gurbet işte dil ayrı, din ayrı, millet ayrı, kültür ayrı para harcayacak ne vakit ne yer varmış. İlk zamanlar hayat ne kadar zormuş onu olanlar bilirler. Nesiller birbirini kovaladıkça gurbet insanlarımızı kendine adapte etmeye başarmış. Önce ailesiz olmamış, eş-ler gelmiş yanlarına sonra onu çocuklar izlemiş. As-lında kimse buraya bu şekilde yerleşmeyi hesap et-memiş. Hayalini gerçekleştiren, umutlarına kavuşan, macerasını yaşayan ve kurtulduğunu düşünen dö-necekmiş vatanına… Ama nesillerin gelişmesinin, yerleşmesinin gurbetin bir nevi vatan haline gelme-sinin önüne kimse geçememiş. Öyle ki o zamanların Almanya başbakanı şöyle özetlemiş: “Bizler Türkle-rin burada belli bir miktar para kazandıktan sonra geri döneceklerini düşündük ama onlar ailelerini de buraya getirmeyi başardılar. Ama şu bir gerçek ki birinci nesil Türk gençliği Türklerindir ikinci nesil

Türk gençliği yine Türklerindir, bundan hiç şüpheniz olmasın üçüncü nesil Türk gençliği bizim gençliğimiz olacaktır”. Bu söz şu anda büyük bir gerçeklik payı taşımaktır. Anavatanımız, memleketimiz Türkiye’de herkes bu sözde ki gerçeklik payını, en iyi örnek ola-rak Alman milli takımında görebilirler.

Burada ki yaşama: ben kendi kanaatimce şunu fark ediyorum burada ki Türk milletinin neredeyse bü-yük birçoğu depresyonda denilebilir. Peki neden? Türkiye’den bakıldığında burada hayat çok güzel görünüyor. Sonuçta Avrupa, maaşlar yüksek, gü-zel arabalar, izine gelindiğinde bolca harcamalar ve buna benzer birçok şey insanımızı Gurbette yaşa-yan insanımıza ön yargılı yaklaşmasına sebep olmuş. Nesiller ilerledikçe hayat daha zorlaşmış. Giderler artmış. Evler alınmış. Çocuk masrafları eklenmiş. Türkiye ilerlerken Avrupa’da duraklamalar olması da buna eklenmiş. Buda memleket özlemine ekle-nince depresyonlar artmış.

Şu denebilir ki maaşlar gerçekten yüksek doğru ama devlet verdiği maaşı geri almasını çok iyi biliyor. Ekonomi çok güzel dönüyor böylece. Tarihte Avru-pa ülkeleri hep insanları ve ülkeleri sömürmüşlerdir, şu anda da hala sömürmeye devam etmektedirler. Yasam kalitesi sıfır denilebilir. Hiçbir aktivite ve sos-yal faaliyet yok. Haftanın beş günü çalışmakla geçi-yor, hafta sonu çocuklarımla ailenle parasız yapabi-leceğin bir faaliyet yok. Yaşam kaliteni yükseltmek mi, o işte paraya dayanıyor.

Çok acı bir gerçek ki su benim gördüğüm kadarıyla Avrupa’ya gelen insanlar geliş amaçları da olan mad-diyata çok önem veriyorlar.

ANAVATAN

yolun sonu ANAVATAN... Var mı daha ötesi…

Ama üzücü olan taraf şu ki bizler kim ve nereye ait oldu-ğumuzu dahi bilemiyoruz.

Çünkü geçen onca yıla rağmen hala Avrupa’da YABANCI’yız. Türkiye de ise herkesin dilinde ALMAN-CI… Hadi burada ki yabancı sözüne bir şekilde alıştık ama şu vatanımızda ALMANCI kelimesi hala çok ağır geliyor.

GEZ

İ

Oya EROĞLU

Page 25: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 25

MAKALE

GEZ

İ

Gurbete yerleştikçe artan masrafları dengelemek zorlaşmış. Durağanlaşan Avrupa nüfusunun artması için doğan çocuklara ödenen paralar nedeni ile Ne yazık ki artık çocuklar evlat hasretinden değil maddi amaçlı dünyaya getirilmeye başlanır oldu. Bundan dolayı da sahip-siz örf ve adetlerini bilmeyen bir nesil yetişiyor. Bu da alman başbakanının sözünün doğru çıkmasına yardımcı oluyor.

Sonuç olarak şu da söylenebilir ki

herkes kurduğu düzenin içinde yaşamlarını de-vam ettirse de memleket sevdası aklına geldi-ğinde kimse neden burada olduğunu tam ola-rak bilmiyor. İnsanların tek bir düşündüğü var bugün itibariyle memlekete geri dönmek ama onu da yapamıyoruz çünkü elmanın diğer yarısı burada kalıyor.

Eğer izinde hala herkesin çok para harcadığını ve bunun sebebini düşünüyorsanız şuan; İnsani-miz bütün bir sene o para için çalışıp çabalıyor. Buradan memlekete doğru yola çıkıldığında ise burada ki bütün sıkıntı ve stres bir anda unutu-luyor. Çünkü yolun sonu ANAVATAN... Var mı

daha ötesi…

Ama üzücü olan taraf şu ki bizler kim ve nereye ait olduğumuzu dahi bilemiyoruz.

Çünkü geçen onca yıla rağmen hala Avrupa’da YABANCI’yız. Türkiye de ise herkesin dilinde ALMANCI… Hadi bura-da ki yabancı sözüne bir şekilde alıştık ama şu vatanımızda ALMANCI kelimesi hala çok ağır geliyor.

GEZİ

Page 26: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com26

MAK

ALE

Vay şu tİcaretİn!Hayatımız hep bir şeyler alıp, satmakla geçiyor.

Hayatımız hep bir şeyler alıp, satmakla geçiyor.

Al / Sat, özetle adına Ticaret diyoruz. Ticari veya ticari olmayan malın el değiştirmesi, cepten cebe paranın gezmesi, elma satan, marul alan, arsa satan konut alan, bende on altı yıldır kamyon sa-tıyorum. Satmanın danışmanlık olduğu bir döneme girdik. “Araç Satış Danışmanı” ,“Emlak Satış Danışmanı” Önce danışılan ola-caksın, sonra ürünü alıcısına teslim eden olacaksın, Alım satma işi mal dışında bazen bilgi değişikliği de olabiliyor.

Yeni işe başlayan arkadaşlara söylediğim bir deyim var; Elma sat-makla araç satmak arasında pek fark yoktur, sadece fiyatları fark-lıdır, diye. Yazı yazma işi biraz farklı geldi bana, üretilmişi sunmak, üretmeye çalışmaktan daha kolay. Bu benim bu dergide ilk yazı pazarlamam olacak sizlere. Umarın beğenerek satın alırsınız,

Yanında torunu ile gezen bir tanıdığa sormuştum.

- Evlatmı, torunmu tatlı, diye- Torun tatlıdır, dedi

Nedenini sorduğumda;

- Bizim hanımla ortaklık kurduk, oğlan sermaye oldu, bu velette kar. Ticarette kar mı daha tatlı yoksa sermayemi. Diye bana sordu.- Kar, dedim.

Büyük sermayelerle kurulan işletmelerin, yatırım maliyetleri-ni unutturan da karlılıktır. Kar varsa; doğru yatırım, ben bilirim, mutluluk, değer verilmek, ilgi görmek vesselam, insanoğlunu şı-martıverir. Karlılıktan sonra başkalarına duyurma hissi başlar içi-mizde, ilan etme gereği duyarız özgüvenimizi. Çünkü kar varsa ürün doğru, pazar doğrudur bizim için. Duyurma isteği eyleme dönüşmeye başlar, buna da REKLAM diyoruz günümüzde, Karlı-lık bazen çok aldatıcıdır, yanlışları görmezden gelebiliriz.

Eskilerde ergenlik çağı gençliğe ilk adım atıldığı ve manevi değer-lerin öğrenilerek, dini inancının sağlam temelini oluşturacak ab-destin, helal ve haramın öğrenildiği dönemdi. Günümüz ergenliği ise ticaretin öğrenilmesi gereken dönem olmaya başladı. - Babası kızına para ver, şunu alacak. - Babası oğluna para ver kız tavlayacak .

Eğitimini tamamlayan gençlik yaşam standartlarını yükseltmek için bizlere göre daha gayretli. İş hayatına daha çabuk atılmak is-tiyorlar. Biraz para kazanmaya başladımı konut kredilerini araştı-rıyor, konut almak ilk hedefleri oluyor. Evini alıyor, sonrası taşıt kredilerini araştırmaya başlıyor. Kredi kavramıda artık ticaretin ayrılmaz parçası olmaya başladı. Emlak satıcılarıda sevmeye başla-dı kredi işini. Arpa zamanı, pancar zamanı, almancı oğlu gelecek derdi yok artık. Krediler sayesinde satışlar peşine dönüşmeye başladı. Umarım kredilerin bankalara geri dönüşü senetler gibi sıralı ve peşin olur.

Araç satışı yaptığım bir müşterim vardı, Yaşı ilerlemiş olduğundan Abdullah Amca ismi ile hitab ediyorum müşterime.. Abdullah amca yolcu taşımacılığı işine başlamadan önce, kendi üzüm bağla-rında yetiştirdikleri üzümleri satmak için çevre illere giderlermiş. Nevşehir’li olan Abdullah amca geçmişte Kayseri’de bir pazarda yaşadığı hadiseyi anlatmıştı. Konumuz Ticaret olunca hadiseyi siz-lere aktarmak istedim.

Zafer BÜLBÜL

KÖŞE

www.metropolaksaray.com26

Page 27: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 27

MAKALE

“ Çok fakir olduğu kıyafetinden belli olan yaşlı bir köylü, evinde yaptığı kaymağı pazara satmaya getirmiş, Bakır bir kap içerisindeki kaymak satarken kolaylık oldun diye tartılmış ve 650 Gr. Gelmiş. Bu kadar kaymak için, pazara gelmiş olmasına, çok ihtiyacı var diye düşünmüş Abdullah Amca. Ücretini sormadan satın almayı düşünürken, kendisinden önce bir alıcı gelerek, müşteri olmuş kaymağa,

- Kaç kuruşa veri yon emmi kaymağı. Diye sormuş.

Köylü ihtiyar, malına alıcı çıkması heyecanı ile;

- Kabı ile 1 Lira oğul, 650 Gr. geliyor bu kaymak demiş. - Ama ben 500 gr kaymak alacam demiş, uyanık müşteri.

Köylü ihtiyar, kaymağı bölemeyeceği için, hepsini satması gerektiğini ısrar etse de kabul ettirememiş ve sonunda teslim olmuş müş-teriye. Üstelik uyanık müşteri;

- Emmi pazarlık yaparım demiş Pazarlık Sünnettir diyerek. Yarım kuruşta ısrar etmiş.

1 Lira olan 650 gr Kaymağı, 500 Gramını 500 Kuruştan almak isteyen müşteriye bakmış Abdullah Amca, birde satan ihtiyar emmiye, gözleri dolmuş. Bu haksızlık diye, İhtiyar emmi, kalan 150 gr kaymağı kimseye satamayacağından kabul etmiş müşterisinin talebini. Teslim olmuş pazarlığa. Abdullah amcam yerinde duramamış, aralarına girerek, kaymağı 1 liraya kendisi satın almış, kaymağı da ihtiyar köylüye tekrar bırakmış.

Sadece ticarete isyan etmiş “ Vay şu ticaretin”

Kayserili kardeşlerim alınmasın ama hadise Kayseri’de geçtiği için müşteri belliki Kayseri’li.Okuyucu kitlesi olarak tahmin ediyorum birçoğunuz İnşaat sektöründen yöneticisiniz. Bende soruyorum sizlere burada hangisinin yerinde olmak istemezsiniz.

Günümüz ticaretinde böyle soru somak bile manasız kaçıyor. Global ticarette fiyat en sona saklanır. Kaymak ne sütünden yapılmış, katkı maddeleri neler, pazara nerden gelmiş, hijyenikmi, alıcısına ve satıcısına faydaları neler gibi daha birçok soru. Eminim günümüzde kimse Abdullah Amcanın yaptığını yapmaz. Ne ihtiyarın ihtiyaçları, nede alıcının gramda kurnazlık çabasının günümüz ticaretinde yeri yoktur.

Büyük marketlerde, albenili raflarda 100’er gramlık, tanesi 1 Lira’dan değişik renklerde kaymaklar satılmakta artık günümüzde.

Gözlerinize sağlık,sağlıcakla kalın.

KÖŞE

Page 28: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com28

MAK

ALE

SAĞ

LIK

Rinit, burun iltihabıdır. Alerjik rinit burun içi örtüsünün hapşırma ve akıntıyla birlikte şişmesi durumudur. Her yıl çok sayıda insan alerjik rinite yakalanmaktadır. Bazıları çok hafif atlatırken bazıları için çok ağır geçmekte, hayatlarını etkilemekte ve yaşam kalitelerini bozmaktadır.Ondokuzuncu yüzyılda hastalık ilk olarak tanımlandığında yanlış bir isimlendirme ile “saman nezlesi” adını almıştır. Bu isimlendirme yanlıştır çünkü sadece saman bu olaya neden olmaz. Daha sonra hastalığın polenlerle ilgili olduğu belirlenmiş ancak “saman nezlesi” terimi kullanılmaya devam edilmiştir. Polenler dışında besin maddeleri (şeftali, çilek, çerez, yumurta, çikolata, balık gibi), ev tozu, hayvan tüyleri veya mesleki ortamda karşılaşılan maddeler de alerji yapabilir.Alerjik riniti olan hastalar burun tıkanıklığı, hapşırma nöbetleri, sulu berrak burun akıntısı, burun ve gözlerde kaşıntı (aynı zamanda konjuktivit-göz zarı iltihabı), damakta ve gırtlakta kaşıntı, öksürük, horlama, genizden konuşma, kulakta dolgunluk hissi, koku alamama ve baş ağrısı gibi şikayetlere sahip olabilirler.Alerjenle karşılaşma süresi ve ilişkili bulgulara göre mevsimsel ve yıl boyu olarak iki ayrı formu vardır. Mevsimsel alerjik rinit ılıman iklimlerde yılın belli zamanlarında alerjenik polenler ve mantar sporları havaya dağıldığında ortaya çıkar örneğin ağaç polenleri ilkbahar başında, çayır polenleri, ilkbahar sonu yaz başında, ot polenleri yaz sonu sonbaharda don gelişene kadar belirtilere neden olur.

Hastalık herhangi bir yaşta başlayabilir ancak genellikle genç yaşta (1-20 yaş) başlar. Amerika da %9-21 oranında, yapılan bir çalışmada Türkiye’de %11,7 oranında görülür. Çoğunlukla ailede aynı hastalık mevcuttur. Anne ya da babadan herhangi birinde

alerji varsa %29, her ikisinde de alerji varsa %47, oranında çocukta alerji görülecektir. Alerjik rinit ağır bir hastalık olmamasına rağmen kişiyi son derece rahatsız edebilir; uykuyu, yemek yeme ve yaşam şeklini olumsuz etkiler; okul ve işgücü kaybına yol açar. Kent yaşamı allerjik hastalıkların görülme oranını arttırmıştır. Bunda çevre kirliliğinin rol oynadığı düşünülmektedir. Ayrıca alerjisi olmayan kişilere oranla astım gelişme riski 4 kez daha fazladır.

Alerjiye yol açan diğer bir madde ise “mold” denen küflerdir. Moldlar ekmeği küflendirir, meyvaların bozulmasına yol açar. Aynı zamanda kuru yapraklarda, çayırlarda, samanda, tohumlarda, diğer bitkilerde ve toprakta bulunur. Soğuğa dirençli olduklarından alerji sezonu uzundur ve karın toprağı kapattığı dönemler dışında spor’ları havada bulunur. Moldlar ev içindeki bitkiler ve topraklarda yaşar. Bodrum katları ve çamaşır odaları gibi nemli yerlerin yanı sıra, peynirde ve mayalanmış içkilerde de bulunur. Moldlardan korunmak için ev bitkilerinin sayısı azaltılmalıdır.

Alerjik riniti olan hastalarda burun tıkanıklığı, hapşırma nöbetleri, sulu berrak burun akıntısı, burun ve gözlerde kaşıntı (aynı zamanda konjuktivit-göz zarı iltihabı), damakta ve gırtlakta kaşıntı, öksürük, horlama, genizden konuşma, kulakta dolgunluk hissi, koku alamama ve baş ağrısı görülebilir. Alerjik riniti olan kişilerde sinüs enfeksiyonları, kulakta sıvı birikimi ile ortaya çıkan işitme azalmaları ve burun polipleri görülebilir. Alerjiye yol açan polenlerin kaynağı çeşitli otlar ve ağaçlardır.

ALERJİKRİNİT

Dr.Cengizhan KILIÇASLAN

Page 29: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 29

MAKALE

ENERJİ KÖ

ŞESAĞ

LIK

. Polenler havadan burun, göz ve boğazımıza yapışarak birikirler. Bir bitkiye veya hayvana ait alerjen madde vücuda girerse bu istilayı önlemek için bağışıklık sistemi bir reaksiyon gösterir. Normal şart-lar altında bu, yararlı ve doğal bir korumadır. Ancak bazı kişilerde bu reaksiyon aşırı boyutlarda olmaktadır. Bu kişiler allerjik olarak tanımlanmaktadır. Alerjen maddeler vücudu antikor yapmak üze-re uyarırlar. Bunlar daha sonra allerjen maddelerle birleşip bazı kimyasal maddeler salgılatırlar. Bu maddeler arasında en iyi bilineni histamindir. Bu kimyasal maddeler yukarıda anlatılan bulguları oluş-turur. Alerji düşünülen durumlarda tanıyı kesinleştirmek için bazı alerjiye yönelik testlerin yapılması zorunludur. Bu testler 4 gruba ayrılır: kan, burun salgısı ve deri testleri ve burun içine allerjen maddelerle yapılan uyarı testi.

Allerji tanısı doğrulandıktan sonra uygun tedavi başlatılmalıdır. Te-davi 4 ayrı başlık altında toplanabilir:

1- Alerjen uyaranlarla temasın kesilmesi, 2- İlaç tedavisi, 3- Hiposensibilizasyon (aşı tedavisi) 4- Cerrahi

Alerjen uyaranlarla temas kesmek için, İdeal olan allerjinizin oluş-tuğu yerden uzakta yaşamayı seçmektir. Ne yazık ki bu ideal uygu-lama nadiren yapılabilir. Ancak aşağıda sıralanan öneriler mümkün olduğu kadar yapılmalıdır;

1. Çimleri keserken veya ev temizliği yaparken polen maskesi takın. 2. Isıtma ve havalandırma sistemlerindeki filtreleri aylık olarak de-

ğiştirin yada bir hava temizleme aygıtı kullanmaya başlayın. 3. Polenlerin çok yoğun olduğu dönemlerde kapıları ve pence-releri kapalı tutun. 4. Evde bitki ve hayvan bulundurmayın. 5. Kuş tüyü yastıkları, yün battaniye ve yün örtüleri pamuk veya sentetik maddeden yapılmış olanlarla değiştirin. 6. Gerekli olduğunda yeterince antihistaminik ve dekonjestan kullanın. 7. Yatağınızın baş tarafı yukarı kaldırılmış bir şekilde uyuyun. 8. Genel sağlık kurallarına uyun. - Her gün egzersiz yapın. - Sigarayı bırakın ve diğer hava kirliliğine neden olan şeylerden uzak durun. - Dengeli beslenin karbonhitratları aza indirin. - Diyetinizi vitaminleri ekleyin (C vitamini) 9. Doktorunuzun tavsiyelerine uyun Kış aylarında iyi bir oda nemlendiricisi(buhar) kullanın. Çünkü kuru ev içi havası birçok allerjik kişinin kötüleşmesine neden olmaktadır. Ancak nemlen-diricide mantar üreme şansına da dikkat edin.

Alerji tedavisinde birçok ilaçtan yararlanılmaktadır. Bunlar ara-sında antihistaminikler, dekonjestanlar, kromolin ve kortizonlu ilaçlar vardır. Bu ilaçlar tek tek veya kombine olarak kullanılabilir. İlaç tedavisinin özelliği çok çabuk etki göstermesidir. Burun içe-risine uygulanarak kullanılan kortizonlu spreylerin yan etkileri son derece azdır. Ancak bu ilaçların etki gösterecek en düşük dozda ve düzenli olarak kullanılması yararlı olmaktadır Çevre kontrolü ve ilaç tedavisine rağmen şikayetlerin 2 yıldan fazla de-vam etmesi durumunda önerilir. Bu tedavinin özelliği hastaların da temel isteği olan gerçek anlamda iyileşmeyi sunabilmesidir. Bu yöntemle bağışıklık sisteminin tepki mekanizması değiştiril-meye çalışılmaktadır. Etkisi yavaş görülür ve sadece aşıda kul-lanılan maddelere karşı iyileşme elde edilir. Uygulama, alerjen maddelerin belirli miktarda vücuda verilmesi ile yapılır. İşlem uzman gözetiminde yapılır. Tedavi 3-5 yıl süreyle uygulanır. İlk 3 yıl içinde yeterli iyileşme görülmezse tedavi sona erdirilir. Cerrahi tedavi; daha çok aşırı büyümüş burun etlerinin veya poliplerin tedavisine yönelik olarak yapılır. Bu yöntemler tek tek veya kombine olarak kullanılabilir. En etkili tedavi yöntemi uygu-lansa bile eğer alerjen maddelerle yoğun olarak karşılaşılıyorsa başarı şansı az olacaktır.

ALERJİKRİNİT

Hastalık herhangi bir yaşta başlayabilir ancak genellikle genç yaşta (1-20 yaş) baş-lar. Amerika da %9-21 oranında, yapılan bir çalışmada Türkiye’de %11,7 oranında görü-

lür. Çoğunlukla ailede aynı hastalık mevcuttur. Anne ya da babadan herhangi birinde alerji varsa %29, her ikisinde de alerji varsa %47,

oranında çocukta alerji görülecektir

Page 30: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com30

MAK

ALE AKSARAY

TÜRK ANNELERDERNEĞİ

Türk Anneler Derneği Genel merkezi Ankara da 1959 yılında kurulmuştur. Sn. Halide Turgut ZORLUTUNA başkanlığında

faaliyetlerine başlamış 1964 yılında Kamu yararına çalışan Dernekler arasında yer almıştır.1961 yılında rahatsızlanarak Genel Başkanlık görevini bırakan sn. ZORLUTUNA yerine sn. Şeminur İNANÇ seçilmiştir.Sn İnanç ın 1970 vefatından sonra Genel Başkanlığı Sn. Türkan AKSU devralmış 2002 yılına kadar sürdürmüştür.2002 yılında Sn AKSU nun vefatından sonra derneğimiz genel sekreteri sn. Gül BAYSALgenel başkanlık görevini almış ve ilk günkü heyecanı ile devam ettirmektedir.İlk Genel Başkanımız Sn. Halide ZORLUTUNA ile başlayan yarım yüzyıl dan fazla hayatiyetini devam ettirerek günümüze kadar gelen aynı şevk heyecan ve özveri ile çalışmalarına devam etmektedir.Türk Anneler Derneği Aksaray Şubesi 1983 yılında Snç Leman KOCABAŞ hanımefendi nin girişimleri ile kurularak ilk başkanlığa Emel HAMZAKADI hanımefendi seçilmiş 2 yıl görev yaptıktan sonra yapılan olağan kongresinde 1985 yılında Snç Vahide SAĞLAM görevi devralmış 2010 yılına kadar derneğimizin başkanlığını sürdürmüştür. 2010 yılından itibaren Türk Anneler Derneği Aksaray Şube Başkanlığını Sn. Serpil KULAK devralmış görevini başarı ile devam ettirmektedir.30 Parlak ve başarılı yılı geride bırakan Türk Anneler Derneği Aksaray Şubesi olarak geçmişte yaptıklarıyla asla yetinmeyerek daha büyük başarılara imza atmak için daima ileri bakmaktadır.1959 yılında kurulan Türk Anneler Derneği Genel Merkezi büyük başarılara imza atarak ülke çapında 67 şube kurmuştur.Aksaray şubesi olarak 30 yıldır genel merkez başarılarına ortak olmaktadır.Derneğimizin amaçları doğrultusunda ihtiyaç duydukları takdirde annelere ve ihtiyaç sahibi ailelere gıda kömür giyecek ilk ve orta dereceli okullardaki ihtiyaç sahibi öğrenciler için giyecek ve kırtasiye yardımı yapmaktadır.Ayrıca üniversite okumakta olan aksaraylı gençlerimize ekim ayından başlayarak sürekli haziran ayına kadar düzenli karşılıksız burs vermekteyiz.Dernek üyelerimizin katkıları çay partileri yemekli akşam toplantıları yurtiçi ve yurtdışı gezilerimiz hayırsever insanlarımız ve tabii ki bizi hiç bir zaman yalnız bırakmayan Aksaray halkı ve esnaflarımızın katkılarıyla faaliyetlerimizi sürdürmekteyiz.

BAŞKAN Serpil KULAKBŞK YRD Ayşe ŞENGÜLYÖNETİM KURULU ÜYELERİMİZHayriye ATALAY Suna KADIOĞLUMuazzez TOPRAK Tannur KARGILIHatice ÖZDEMİR Nuray AYDINGünsel BAŞTUĞ Rukiye TAHTASIZNural DURDU Muradiye ALYANAK Zehra DÜZGÜN

YAŞA

M

www.metropolaksaray.com30

Page 31: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 31

MAKALE

Okullarımızdan da Türk Anneler derneği Aksaray şubesine katkıda bulunmak isterlerse T.Halkbank Aksaray şubesindeki hesap numarasına yardımlarınızı yapabilirsiniz.Her yıl ANNELER GÜNÜNDE Özverili olan bir anneyi komşsyonumuzda tesbit ederek Aksaray ın annesini seçip Aksarayımız adına onore etme görevini de yapmaktayız.Derneğimizi Barış anlamına gelen bir Zeytin Dalı ile sembolize ediyoruz.Irk dil din cinsiyet ayırt etmeksizin Dünyamızda barış sevgi ve dostluk için samimi bir şekilde çalışmak isteyen herkes ile el sıkışmak istiyoruz.İnsanların terör açlık ve sağlık gibi sorunlar nedeni ile ıstırap çekmelerini artık görmek istemiyoruz...Barış ve Demokrasiyi vaad eden Dünya ya en iyi dilek ve sevgilerimizle....

Derneğimizi Barış anlamına gelen bir Zeytin Dalı ile sembolize ediyoruz.Irk dil din cinsiyet ayırt

etmeksizin Dünyamızda barış sevgi ve dostluk için samimi bir

şekilde çalışmak isteyen herkes ile el sıkışmak istiyoruz.

Serpil KULAK Türk Anneler Derneği Aksaray Şube Başkanı

YAŞAM

Page 32: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com32

MAK

ALE

A5’e ABT eli dokunduğunda ortaya çıkan sonuçlar görülmeye değerdi; hangi motoru tercih ettiğinizden bağımsız olarak garantili ve çok keyif veren bir araba. AS5 için üç adet turbolu benzinli motor seçeneği sunuluyor. “ABTPOWERised” adı verilen ABT rötuşlu motorlar ekonomik bir 1.8 TFSI (211 beygir gücünde), 2.0 litrelik TFSI (270 beygir gücünde), ve özellikle son derece dikkat çekici motor olan 3.0 litre hacminde ki TFSI (380 beygir ve 500 Nm tork gücünde) motorundan oluşuyor. 380 beygirlik yer uçağı, tam anlamıyla koşu parkuru olarak asfalt yolları seçen bir atlet! Arabasından inmeye fırsat bulamayan sürücüler için ise yine ABT elinden geçmiş olan turbo dizel motorları tavsiye ediyoruz. 3.0 TDI için 300 beygirin yanı sıra etkileyici bir 570 Nm tork gücü ile 2.0 TDI modeli için 205 beygir, Audi AS5 Sportback için son derece yeterli görünüyor

2013 ABT Audi AS5 Sportback

Şık, sportif ve hızlı; karşınızda ABT AS5 Sportback!

Arabalar ikiye ayrılır; Audi A5, ve diğerleri. “Sportback” kavramı ise mükemmel araca mütevazi, bir o kadar da göze batan zarif bir gövde veriyor! ABT modifiye firmasının sahibi Hans-Jürgen Abt “Uza-tılmış, spor gövdesinin temiz tasarımı tamamen kendine

özgü güzellikte bir araç orta-ya koyuyor” sözleriyle araca olan duygularını açıklarken Volkswagen Grubu’nun araçları üzerinde çalışan markanın ABT Sportsline dokunuşunu uygulamak için Audi A5 Sportback’i tek kelimeyle kusursuz bir araç

olarak gördüğünü dile geti-riyor. Abt, sözlerine “Araba çok sportif ve kişisel, iddialı ve dinamik, kısaca mühendis ve tasarımcılarımız için ideal bir çalışma odası” cümlesiyle devam ediyo

OTO

MO

BİL

www.metropolaksaray.com32

Page 33: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 33

MAKALE

ABT Sportsline şasi yayları aracı 25 milimetre kadar alçaltırken, sadece sportif bir görünüm çizmekle kalmayıp aynı zamanda performans tarafında da daha fazla hassasiyet sağlıyor. Bunu sağlamak için en güzel tercih ise aracı en fazla 50 milimetre kadar alçaltabilen spor yükseklik

ayarlı amortisör seti olmuş. Sürücü, keyfine ve duruma göre en uygun seçeneği tercih ederek A5’ini lüks bir limuzin veya agresif bir yarış arabasına dönüştürebiliyor. Kendi sınırlarını zorlayarak son teknolojiyle ge-liştirilmiş bir güvenlik donanımı tercih eden ABT, fren sistemi-

nin gelişmişliği ile meraklılarını etkilemeye devam ediyor. ABT AS5, zarif ve üst düzey kalitede üretilmiş bir spor aile arabası olarak sürüş keyfini yeniden tanımlıyor.

2013 ABT Audi AS5 Sportback

ünlü modifiye markası ABT tarafından yeniden tasarlandı.

Bu yüksek performans ve atiklik, yaratıcı Bavyeralı tasarımcıların seçkin, dinamik ve zarif parça tercihleri ile birleştiğinde elsiz bir çalışma ortaya çıkıyor. Ön dudak kanadı ve belirgin bir arka uç, arka etek ve dört çıkışlı egzost sistemi ile bütünlüğü sağlarken 19 ve 20 inç boyutlarında tercih edilebilen sportif CR veya DR alaşım jantları; aracı kusursuz, eşsiz ve benzersiz kılıyor. Herhalde ABT’nin bu jantları yüksek hızlar için tasarlanmış olan lastik ve teker halkaları ile kombine ederek satmaya meğilli olduğunu söylememize gerek yoktur…

ABT AS5, spor aile ara-bası olarak sürüş keyfini yeniden tanımlıyor.

OTO

MO

BİL

www.metropolaksaray.com 33

Page 34: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com34

MAK

ALE

Şehrin Yeni Kahramanı Mercedes CİTAN

Tüm Mercedes-Benz araçlarda olduğu gibi yeni Citan’da da güvenlik önemli bir rol

oynuyor. Araç yükünü dikkate alarak devreye giren ADAPTIVE ESP sistemi ile standart

olarak donatılan araçta bu sistem, ABS, VDC (aracın öden ve arkadan savrulmasını ön-

leyici sistem) ve ASR (anti patinaj sistemi) gibi aktif güvenlik önlemlerini de kapsıyor.

Yakıt tüketimi düşük, güçleri 66 kW (90 beygir) ile 81 kW (110 beygir) arasında değişen

2 dizel motor seçeneği olan Citan’nın bir de 84kW (114 PS) gücünde benzin motoru

seçeneği mevcut.

Mercedes-Benz’in yeni hafif ticari aracı

Citan, sürüş dinamiği, çevikliği ve per-

formansı ile sınıfının en iddialı aracı olarak

satışa sunuluyor. Güvenli, hassas ve kon-

forlu bir kullanım sağlayan yürüyen aksamı,

özel tasarımı, zengin güvenlik donanımı ve

ekonomik motor seçenekleri ile yeni Citan,

Mercedes-Benz’in tüm karakter özellikleri-

ni taşıyor. Dış tasarımında dinamik çizgileri

ve etkileyici radyatör panjuru ile bugüne

kadar Sprinter, Vito ve Viano’dan oluşan

Mercedes-Benz hafif ticari araçlar yelpaze-

sine tam uyum sağlıyor.

Aracın en önemli üstünlüğü, çok yönlü kul-

lanıma uygun olması. Yeni Mercedes-Benz

Citan, hem aileler için ideal bir araç, hem

de iş amaçlı kullanımda tüm ihtiyaçlara ce-

vap veren bir iş ortağı. Geniş yolcu kabini ,

yüksek sürüş dinamiği, çevikliği, ekonomik

olması ve farklı alanlarda kullanıma uygun-

luğu aracın önemli özelliklerini oluşturuyor.

Üç farklı dizel motor seçeneğiyle (75 hp, 90

hp ve 110 hp) yeni Citan hem düşük yakıt

tüketimi hem de düşük işletme maliyetleri-

ne sahip. Aracın Euro 5 emisyon normuna

uygun yeni nesil motor seçenekleri, elekt-

rik destekli hidrolik direksiyonu ve vites de-

ğiştirme göstergesi, ekonomik kullanımın

temel taşlarını oluşturuyor.

Etkileyici görünüm, konfor ve üstün güven-

lik, aracı hem aile, hem de iş amaçlı kullanım

için en uygun seçenek haline getiriyor. Yeni

Citan’ın ergonomik konsepti ve yüksek ka-

liteli iç mekanı, iş için kullanımda konforu ve

sürüş keyfini artırıyor. Güvenlik açısından

yeni Citan geniş bir standart donanıma sa-

hip. Stabilite programı ADAPTIVE ESP ®,

fren asistanı ve ABS’nin yanısıra ön koltuk-

larda ön, yan ve perde hava yastıkları kulla-

nıcısına tam güvenlik sunuyor.

Tüm Mercedes-Benz marka hafif tica-

ri araçlarda olduğu gibi Mercedes-Benz

mühendisleri tarafından çok kapsamlı bir

geliştirme sürecine tabi tutulan Citan’ın

üretiminde de, Sprinter, Vito ve Viano’nun

geçtiği tüm kalite süreçleri birebir uygula-

nıyor. Geliştirme sürecinde öncelikli olarak

ele alınan süspansiyon, sürüş emniyeti ve

yakıt ekonomisi, Mercedes-Benz standart-

larına göre yeniden tasarlanarak markanın

tüm kalite standartlarına uygunluk sağlandı.

Geliştirme sürecinin yanısıra üretim aşama-

sında da Citan’ın kalitesi, yine Mercedes

OTO

MO

BİL

OTO

MO

BİL

www.metropolaksaray.com34

Page 35: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 35

MAKALE

Şehrin Yeni Kahramanı Mercedes CİTAN

Benz mühendisleri tarafından sürekli kont-

rol ediliyor ve onaylanıyor.

Yeni Citan’ın geliştirme sürecinde Türkiye

pazarındaki hafif ticari araç müşterileri de

belirgin bir rol oynadılar. Türkiye’nin, Avru-

pa’daki en geniş hacimli ikinci küçük ticari

araç pazarı olmasından hareketle aracın

geliştirmesi sırasında Mercedes-Benz Türk

A.Ş. yöneticileri aktif olarak Citan’ın Türki-

ye şartlarına en uygun, hem aile, hem de iş

kullanımını destekleyecek şekilde geliştiril-

mesi için katkıda bulundular. Devamındaki

proje aşamasında ise pilot olarak seçilen 5

Avrupa ülkesine (Almanya, İspanya, Fransa,

İtalya, İngiltere) Türkiye de dahil oldu. Tüm

pilot ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de

geniş kapsamlı bir pazar araştırması ve fo-

kus grup çalışmaları yapıldı. Böylece Avrupa

pazarlarında ağırlıklı olarak ticari kullanıma

hitap eden panelvan versiyonları üzerinde

durulurken, Türkiye pazarı için hem aile,

hem iş kullanımına uygun olan kombi mo-

delinin özellikleri Türkiye’deki kullanıcıların

ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde belir-

lendi.

İşçilik ve malzeme ka-

litesi, üstün sürüş din-

amizmi, üst düzeyde

güvenlik donanımı

ve ekonomikliği,

dayanıklılığı ile yeni

Citan, Mercedes-

benz’in bugüne ka-

dar sprinter, Vito ve

Viano’dan oluşan

hafif ticari araç ürün

ailesini tamamlıyor.

OTO

MO

BİLO

TOM

OBİL

www.metropolaksaray.com 35

Page 36: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com36

MAK

ALE

Daimler için, Mercedes-Benz Citan ile de mobilitenin geleceğini sorumluluk ve sürdürülebilirlik çerçevesi altında oluşturmak bir görevdir ve Citan şehir içinde gerçekten başarılıdır. Yenilikçi BlueEFFICIENCY tek-nolojileri ile hem CO2 emisyonları hem yakıt tüketi-mi düşmektedir. Böylece aracınız daha da ekonomik hale gelir.

BlueEFFICIENCY teknolojileri tüketim ve emisyon değerlerini düşüren akıllı teknolojilerdir. Bundan çe-şitli şekillerde faydalanırsınız. Öncelikle tahrik sistemi daha verimli olduğundan daha az yakıt tüketir. Blue-EFFICIENCY paketi, Citan Kombi 109 CDI’da stan-darttır. BlueEFFICIENCY paketine, akü ve alternatör yönetimi, ECO start/stop özelliği, vites değiştirme göstergesi ve modele bağlı olarak düşük sürtünmeli lastikler dahildir.

Motor OM 607 DE15LASürüş Sistemi Önden çekişEmisyon Normu Euro 5 Gr. ISilindir Sayısı 4Motor Hacmi (cm³) 1.461Maksimum Güç (kW / PS) 66 / 90Devir (1/min) 4.000Max tork (Nm) 200Devir Aralığı (1/min) 1.750 - 3.000Şanzıman 5 vitesYakıt tipi DizelTank kapasitesi (l) 60Yakıt Tüketimi ve Emisyonlar Kamyonet ruhsatlı (N1) araçlarda yakıt tükerimi ve emisyonlar şehir içi (l/100 km) 5,0şehir dışı (l/100 km) 4,4karma (l/100 km) 4,6CO2-Emisyon değerleri (g/km) 119

Manuel şanzımanlı modeller için BlueEFFICIENCY paketinin bileşenleri

Euro 5 Grp. I OM 607 dizel motor ECO start/stop özelliği Vites değiştirme göstergesi Yuvarlanma direnci optimize edilmiş lastikler Alternatör yönetimi Akü yönetimi

BlueEFFICIENCY verimlilk paketi ile Citan

OTO

MO

BİL

www.metropolaksaray.com36

Page 37: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 37

MAKALE

BlueEFFICIENCY verimlilk paketi ile Citan

Page 38: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com38

MAK

ALE

1-Aksaray? Doğduğum değil fakat doyduğum yer 2-Aile?Karşılıksız huzur 3-İş? Para için köprü4- Para? Sırası sağlık ve mutluluktan sonra gelen bir araç benim için5-w Büyük bir zaman büyük bir bardak mutluluk ve bir tutam acının bir arada pişmesi 6-Tatil? Kendime ve kızıma vakit ayırabilecegim za-man dilimi mevsimi ve planı yok benim için7-Mistik? Gizemli8-Hayal? Gerçeklere inanırım ben hayal kurmam9-İdol? Benim idolum yok Herkes örnek alınacak bir kişiye idolum der fakat idolun anlamı bu değildir.10-Kadın? Çözümü kısa fakat zor bir problem.Yapılan işlem hataları sonuca ulaştırmaz.11-Erkek? Ben anlayamadım tanımı yapamayacağım o nedenle.12-Kesinlikle hayır? Esir olmak kötülük düşünmek.13-Kesinlikle evet? Doğal olmak yani ben olmak güleryüz.14-Olmazsa olmaz? Kızım ecem

15-Huzur? Çıkar ilişkilerinin olmadığı sakin ve sağlıklı ortamda olmak.16-Eşi dostu bezdiren yanınız? Çok konuşabilmem ve inadım olabilir. Sormak lazım bence.17-Yemek? Karnıyarık.18-Mekân? Evim.19-Hobi? Müzik ve bu aralar fotoğraf çekmeye ilgim arttı.20-Şiir? Yaş 35 yolun yarısı:))21-Takım? BEŞİKTAŞ22-Burç? Oğlak23-Sinema?7.işaret24-Kitap?Genelde biyografi okurum.Severim okumayı örnekleri çok fakat en etkileyen ADI AYLİN Ayşe Kulin25-Sobelenmeseydiniz nerde olurdunuz? Büyük ihtimal arabamda.

1978 Ankara doğumluyum.Ankara üniversitesi Eczacılık

Fakültesini bitirdikten sonra 1999 yılında Aksaray a geldim.

Halen Neslihan eczanesi isimli eczanemde meslek hayatıma

devam ediyorum.Ecem adında 10 yaşında bir kızım var.

SOBEMetropol AksArAy Dergİsİ

tArAfınDAn sobelenDİnİz

SOBE

Neslihan AKTAŞ

www.metropolaksaray.com38

Page 39: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 39

MAKALE

Büyük bir zaman büyük bir bardak mutluluk ve bir tutam acının bir arada pişmesi.

SOBE

Aşk?

www.metropolaksaray.com

Page 40: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com40

MAK

ALE

Yeri gelir çok kızarsınız O’na… Kendinize ve hatta sizi tanıştıranlara, vesile olanlara, si-zin evlenmenize izin veren anne babanıza… Neden bir de üstüne çocuk yaptığınıza… Pişmanlıklar sarar yıllar sonra bile bir gün,”tüh keşke evlenmeseydim” dediğiniz olur. Belki artık aşk yoktur, sevgi bile yoktur. Belki alış-kanlık, belki de çaresizlik yıllarınızın birlikte geçip gitmesine, ömrünüzün sonuna dek bir-likte yaşayıp gitmenize sebep olmuştur.

Sonra şöyle dersiniz kendi kendinize; önce anne baba gitti, sonra büyüyüp yuva kurup çocuklar gitti. Akraba eş dost hatta kardeş bile herkes, hayat te-laşına düşmüş, unutulup gitmişiniz. Hatırı-nızı bile soran kalmamış. Bir de bakmışınız ki sadece ve sedece ikiniz kalmışsınız. İyi ki de bırakmamışız birbirimizi… Şimdi sebe-bini bile anımsayamadığınız eften püften meseleler için…

Ne ilginçtir ki hasta olsanız; evde birbiri-nize çocuk gibi bakarsınız. Korkarsınız “bir şey olacak” diye. Soğuk algınlığı bile kocaman büyür gözünüzde… Daha da ilginç olanı, has-tanede veya başka bir durumda en yakınınızı, kardeşiniz veya evladınızı değil de (elin kızı- oğlu olan) eşinizi istersiniz yanınızda.

“Yalnızlık” hele de şu gündüzlerin yüzünü gösterdiği gibi hemen geri çektiği soğuk kış günlerinin uzun, bitmek bilmeyen gecelerin-de sadece bir nefesin paylaşılmış olması bile,

“iyi ki beraberiz” demeye yeter.

Nedeni henüz bilinememekte, kadınların yorumuna göre; “erkekler kendini çok yıp-rattığı için”, erkeklerin yorumuna göre ise; “kadınların içine atmayıp, anlattığı ve ağlayarak rahatladığı için” erkekler daha erken vefat et-mektedir. Dolayısıyla yalnız kalan yaşlı kadın daha fazladır ülkemizde.

İşte bu kadınların söylediği şu üç söz önem-lidir:

“Darı kadar eri olanın, dağ kadar yeri vardır.”

“En çok da akşam adamlar evlerine, koltukla-rının altına bir ekmek almış olarak dönerken görmek zor oluyor.”

“Arkadaşlarım etrafımdan teker teker yok oluyor.”

Yine onların deyimiyle; “dışarısı kar, içerisi dar” olduğunda; şöyle bir dolaşıp gelip, kafasını da-ğıtıp geldiği yaz günleri bittiğinde; eğer eşleri “gittiyse”, onların da içi “dar” olur.

Onların artık “toplumdaki yerleri sorgula-nır ve yaşam alanları daralır”. Çocukları ya ara-maz (çok işleri vardır veya eşleri istemez),ya da onlar kendi evleri dışında rahat edemeyip yine yalnızlığına döner.

Erkek yalnız kalmışsa işi daha zordur. Ev-latları mirasın başkalarına kalması korkusuyla yeni evlilik yapmalarını istemezken, O’nun yalnızlığa mahkum olmasına da göz yumarlar. Kadınlar öz bakımlarını ve yaşamak için ihti-yaçlarını (iyi-kötü) kendileri halledebilirken, erkek yaşlı için bu çok zor bir hayattır!

Zamanında birbirlerine neler yaptılar-sa da ( haksızlık, kötü sözler vs…) her şey

unutulur ve aşk olmasa da, sevgi olmasa da; aynı havanın solunuyor olmasının önemini, hayatın birlikte ne kadar kolay ve yaşanılır ol-duğunu fark ederler. Elmanın yarısının EŞİMİZ olduğunun bilinciyle; daha çok hoşgörü ve saygı ile evliliklerimizin bir ömür boyu sürme-sine çaba göstermek umuduyla; DIŞARININ KAR, İÇERİNİN DAR olduğu şu günlerde; dünyamızı eşimize ve kendimize DAR etme-yelim.

HAYAT PAYLAŞINCA GÜZELElmanın yarısının EŞİMİZ olduğunun bilinciyle; daha çok hoşgörü ve saygı ile evliliklerimizin bir ömür boyu sürmesine çaba göstermek umuduyla; DIŞARININ KAR, İÇERİNİN DAR olduğu şu günlerde; dünyamızı eşimize ve kendimize DAR etmeyelim.

KÖŞE

Saliha TOPRAK

www.metropolaksaray.com40

Page 41: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 41

MAKALEHAYAT PAYLAŞINCA GÜZEL

OTO

MO

BİL

Page 42: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com42

MAK

ALE

SEYF-İFERGANİ

“Ey Kisrâ gibi adaletli hakan, bugün Rum diyarında, Anadolu’da, Ömerin Adaleti olmadığı halde, Haccâc’ın zulmü hakimdir...”(Anadolu’nun Göz Yaşları olarak adlandırılan kasideden alıntı)

““ Salihler Yurdunda

Unutulmuş Büyük Bir Salih

“Fakirlik mekanında

bir mevki bulmuş olan

bizler, Alçağa baş

eğersek, öküz bizden daha

iyidir...”

YAŞA

M

Ömer OK

Page 43: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 43

MAKALE

Mevlânâ Seyfuddîn Ebû’l-Mehâmid Muhammed el-Fergânî; XIII/XIV. yüzyıllar arasında yaşamış, aslen Türkistanda büyük bir bölge olan Fergâna’dandır. XIII. yüzyılda Fergâna’dan kalkıp Aksaray’a gelen Seyf-i Fergânî, seksen yaşının üzerinde bir ömrü bu şehirde yaşamış ve ömrünün son günlerini (muhtemelen) Melik Mahmud Gazi Hangâhı’nda geçiren şair, 705/1306 ile 749/1348 yılları arasında ismi kayıp bir şekilde burada vefat etmiştir.

Anadolu Selçuklu Hükümdarları birer mum olmuşlar, ışıklarına doğru sayısız can veren pervaneler çekmişlerdir. Diyâr-ı Rum; Diyâr-ı Cihad olmuş ve bu dönemde Anadolu’nun “Dâr-ül-ilim” şehri olan Aksaray’da pek çok Türk-İslam mutasavvıfı

yaşamış ve bu toprakları varlıkları ile âbâd etmişlerdir. Bunlardan öyle birisi var ki yaşadığı dönemde sırrını ayan etmemiş, ne kimseler onu bilmiş-ne de o kimseleri bilmiş, bu topraklara gelişi gibi gidişi de sesiz ve sedasız olmuştur. Prof. Dr. Ahmed ATEŞ hocamıza göre Anadolu’nun unutulmuş büyük bir sûfi, şair ve edibi, Prof. Dr. Nimet YILDIRIM hocamıza göre döneminin üstad şairlerinden, doğduğu topraklar olan Fergana’da ise; Fars edebiyat tarihinin önemli şahsiyetlerinden biri, bizim içinse; bizim içimizden ve bizden biri, Seyf-i Fergânî.

Adı, Fars edebiyat tarihinde de kayıp bir şair olan Seyf-i Fergânî, Anadolu’nun

İlhanlılar ve zalim Moğolların hakimiyeti altında fakirlik, perişanlık ve güvensizlik içinde olduğu ve Anadolu’daki şehirlerin İran ile bağlantısının zayıf olduğu bir zamanda dünyayı terk etmiş olması hasebiyle ismi kayıp bir şairdir.

Seyf-i Fergânî’nin özel hayatının bilinmesinden çok, fikirlerinin, yüksek hayat tecrübesinden edinmiş olduğu kazanımların bilinmesini istediği için kendi özel hayatı ile ilgili olarak hemen hemen hiçbir bilgi bırakmamıştır. Fergânî’nin Aksaray’da söz ve nüfuz sahibi bir kişi olduğu Selçuklu Devleti çökerken Moğolların zulmünden Aksaray halkının zarar görmemesi için verdiği mücadele gazel ve şiirlerindeki beyitlerinden anlaşılmaktadır. Ayrıca Fergânî’nin Aksaray’da bir zaviyenin, veyahut bir hangâh’ın şeyhi, ya da bir medresenin müderrisi de olması muhtemeldir. Çünkü; Aksaray’da Selçuklu Dönemi ilim yuvaları arasında Seyfiye Medresesi isimli bir medrese bulunmaktadır. Bu medresenin de adını nereden aldığı açık ve seçik delillerle ispat edilememiştir. “....Ey kendisi Hüseyin ve Kerbalası Aksaray olan,Senin Şimr’in, Yezid gibi, kötü hareketi ile meşhur oldu...”(Can dostu Aksaray’lı İsmail-il-Bekri’nin Moğollardan gördüğü zulüm ve işkenceden ölmesi üzerine yazdığı mersiye)

Seyf-i Fergânî, ayrıca Sa-di-i Şirazi’ye karşı büyük bir saygı beslemiş, onunla yazışmalarda bulunmuştur. Bir süre Tebrîz bölgesinde de kalmış, Humâm-i Tebrîzî ile tanışması da Tebrîz’de ikamet ettiği bu dönemde başlamıştır. Bazı kaynaklarda Humâm-i Tebrîzî’nin Fergânî’nin müritlerinden olduğu bilgisi yer almaktadır. Onun hakkındaki bilgileri ise ondan geriye kalan bir divandan öğrenmekteyiz. Kütahya Vahidpaşa Kütüphanesinde bulunan ve el yazma nüshalarından oluşan divanın İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi ile Topkapı Sarayı Müzesi’nde ki Revan Köşkü Kütüphanesi’nde de bir kopyası bulunmaktadır. Kaside, gazel ve rubailerinden oluşan şiirlerinin toplamı 12 bin beytin üzerindedir.

“....Ey kendisi Hüseyin ve

Kerbalası Aksaray olan,

Senin Şimr’in, Yezid gibi, kötü hareketi ile meşhur oldu...”

YAŞAM

Page 44: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com44

MAK

ALE

eyf-i Fergânî’nin divanındaki görüntüsü, riyazet ve vareste bir sûfi görüntüsüdür. Divanının yazarı Muhammed b.Ali Katib-i Aksarâyî de kendisinden “Seyyidu’l-Meşâyih ve’l-Muhakkikîn” diye söz etmektedir. Ayrıca, Ali Katib-i Aksarâyî divana eklediği satırlarda Fergânî hakkında şu çok hürmetli vasıfları kullanmıştır; “İmam derecesinde bilgin, zühd ve takvâ sahibi, şeyhlerin ve tahkikcilerin efendisi, milletin, hakkın ve dinin kılıcı iyi şeyler babası Mevlânâ”

Seyf-i Fergânî’nin kasidelerinin konusu çoğunlukla Allah’a naat, Resulün menkıbeleri, vaaz, öğüt, hakikat, zamanın uygunsuzluklarını eleştiri ve Sa’dî ile Humâm-i Tebrîzî gibi üstatlara karşılık ile cevap konularından oluşmaktadır. Hiçbir zaman kasideyi; zamanın şahlarını, emirlerini ve yöneticilerini övme hizmetinde kullanmamıştır. Aksine onları en ağır şekilde eleştirmiştir. Şairin genel olarak eğilim duyduğu gazelleri, tabii olarak vaazlar, sosyal eleştiriler ve irfanî hakikatlerin beyanı oluşturmaktadır. Şair, yaşadı sıkıntılı devrin, kendinden geçen dünyasında Allah’ın sağlam ipine sarılarak, İslamî öğretileri tamamen takip ederek ve Kur’an-î hükümleri uygulayarak rahata ve huzura ereceğine inanmaktadır. Ehl-i Sünnet ve Hanefi mezhebine mensup olan Fergânî, aynı zamanda da Kerbela şehitlerinin mersiyesi üzerine şiir söyleyen en eski şairlerdendir.

Anadolu’nun karanlık günlerini olarak bilinen XIII/XIV. yüzyıllar arasında yaşamış ve fakirlik mekanında bir mevki bulmuş olan bu büyük Seyyidu’l-Meşâyih ve’l-Muhakkikîn, dönemin o karanlık, sıkıntılı günlerinde insanlığın kurtuluşu için ışık ve rehber olmuştur. Seyf-i Fergânî gibi daha bir çok fakih, alim ve gönül dünyamızın sultanları ile onlara ait eserler bizim en büyük zenginlik kaynağımızdır. Kültürümüzün temel taşı olan bu eseler ile bu eserlerin banilerinin fikirlerini gelecek nesillere aktarmak ve bilim dünyasına kazandırmak, toplumsal açıdan bizlerin üzerine düşen önemli bir görevdir.

Bu noktadan hareket ederek başlattığımız çalışmalar ile Kültür Yayınları serimizin en önemli eserlerinden olan ve içerisinde Seyf-i Fergânî’ni, Yunus Emre, Tabduk Emre, Somuncu Baba, Yusuf Hakiki Baba, Cemaleddin-i Aksaray-i, İsmail Maşuki ve Zembili Ali Efendi gibi daha pek çok Aksaraylı Mutasavvıfın hayatı ve eserlerini konu alan “Şehr-i Süleha Aksaray” isimli kitabımız çok kısa bir zaman içerisinde okuyucularla buluşacak. Ayrıca Seyf-i Fergânî’ye ait ve 1963 yılında ilk defa İran’ın Tahran Üniversitesi matbaasında Farsça basılan Divanın günümüz Türkçesi ile tercümesi için çalışmalar başlatılmıştır. Divanın sağlıklı bir şekilde basımının neticelendirilmesi ve okuyucuların istifadesine sunma çabaları da devam etmektedir...

S

Seyf-i Fergânî’ye ait Divandan örnek şiirler:

Gittin de senin adın dilimden gitmez, senin düşüncen yüreğimden ve ruhumdan gitmez.

Gerçi sana ulaşma hadisi bizim haddimize değildir, ancak bu hadise dilim varmaz.

Sen şahitsin gaib değil, zira senin hayalin endişe eden hatırımdan gitmez.

Aşk derdinden ağlarım da durumun ne olduğunu söylemem, ki bu özür tüm

beraberimdekilere gitmez.

Senin dudağının zikrini çektim yıllarca ey dost, tatlılığı asla ağzım dan gitmez.

Kendi visal meşrebinden bu susamış cana bir su ver de el ekmeğime gitmez.

Kesin olarak bilirim ki ay katilimin yanağıdır, ey güzel senden baş kasına inancım gitmez.

Suyum gözden akar, uykum gözden olmuş, bu gelmez o ise gitmez.

Seyf’ten sabır ve gönül gitti ve her an keder, çağırmadan gelir, kov sam da gitmez.

BİBLİYOGRAFYA

Ateş, Ahmed, “Anadolu’nun Unutulmuş Büyük Bir Şairi”, Belleten, Ankara 1959, XXIII, sayı: 91, s. 418- 426.

Konyalı, İbrahim Hakkı, “Abideler ve Kitabeler ile Niğde Aksaray Tarihi” Fatih Yayınevi Matbaası, İstanbul 1974, c.3, s.2648-2660.

Yıldırım, Nimet “Seyf-i Fergani”, Makaleler...

YAŞA

M

Page 45: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 45

MAKALE

GSM:0 532 284 5143

Page 46: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com46

MAK

ALE

Evlilik çoğu zaman çiftlere istedikleri, bekledikleri ve hayal ettikleri mutluluğu bahşediyor. Ama pek çok çift için evlilik günden güne hayal kırıklıkları, çaresizlikler,

kızgınlıklar, çatışmalardan ibaret.Çiftlerin birbirlerini sevmelerine ve evliliklerini yürütmek istemelerine rağmen evlili-ğin bazı dönemlerinde sıkıntılar kaçınılmaz oluyor. Çünkü evlilik; sürekli gelişim ve

değişim içinde olan dinamik bir sistem. Kendine özgü bir gelişim seyri var.Evliliğin altı gelişim dönemi ve her dönemde çiftlerin gerçekleştirmesi gereken bazı

gelişimsel ödevleri vardır.

MAK

ALE Evlilikte En

Önemli Altı Dönem

1. Çocuğa kadar olan dönemEvliliğin ilk gelişimsel dönemi, birlikte yaşamın ilk gününden ilk çocuğun doğumuna kadar süren dönemdir. Çiftlerin bu dönemde başar-ması gereken ödevleri; ilk aileden duygusal ve fiziksel kopuşu başarmak, aralarında duygusal ve fiziksel yakınlığı geliştirmek, yeni kurulan çekirdek ailenin sınırlarını belirleyerek bağım-sızlaşmasını sağlamak ve “evlilik kontratı”nı (birlikte yaşam kuralları) oluşturmaktır.

2. Çocuğun doğumu ve anne-baba rollerinin alındığı dönemİkinci dönem ilk çocuğun doğu-mu ve çiftlerin anne-baba rollerini edindikleri dönemdir. Yeni rolle-rin çiftlere yüklediği yeni görev ve sorumluluklar vardır. Bu dönem-de başarılması gereken eş rolü ile anne-baba rolü arasındaki dengeyi korumaktır. Genellikle bu dönemde çiftler, azalan enerjiyle baş etme, çocuğa yönelen eşler arasında uzaklaşma ve dışlanma duygusu, bireysel alanın daralması, üçlü-dört-lü yaşama uyum ve çift ilişkisini koruma güçlükleri yaşarlar.

3. Çocukların bireysel ve sosyal olduğu dönemÜçüncü dönem çocukların bireyselleşmesi ve sosyalleşmesi dönemidir. Çocukların bireysel ve gelişimsel özelliklerine göre

aile dinamikleri değişime uğrar, aile içinde koalisyonlar oluşur. Çocukların okula başlaması ile aile okul, arka-daş, çevre gibi yeni sistemlerle ilişkiye geçer ve yeni sistemlerin kurallarıyla değişime zorlanabilir. Farklı ebeveyn-lik tutumları eş ilişkisinde çatışmalara veya uyumsuzluklara neden olabilir. Ebeveynler bu dönemde çocukların bireyselleşmesine, sosyalleşmesine ve eğitimine destek vermek gibi ebe-veynlik görevlerini yerine getirirken kendi içlerinde de ebeveynlik ve iş yaşamındaki kariyerleri arasında rol çatışması yaşarlar.

MAK

ALE

www.metropolaksaray.com46

Page 47: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 47

MAKALE

MAKALE

Çiftlerin bu dönemde başarması gereken ödevleri; ilk aileden duygusal ve fiziksel kopuşu başarmak,

aralarında duygusal ve fiziksel yakınlığı geliştirmek, yeni kurulan çekirdek ailenin sınırlarını belirleyerek bağımsızlaşmasını sağlamak ve “evlilik kontratı”nı

(birlikte yaşam kuralları) oluşturmaktır.

4. Çocukların ergenlik, eşlerin orta yaş dönemiDördüncü dönem, çocukların ergenlik dönemine, eşlerin de orta yaş dönemine girdikleri dönemdir. Bu dönemde ergenler aile yaşamı-na ve kararlarına daha etkin katılım gösterirler, bağımsızlaşmak isterler ve aile içindeki rolleri değiştirmeye ve aile hiyerarşisini zorlamaya baş-larlar. Aile içindeki denge bozulur.

5. Çocukların evden ayrıldığı ve yeni rollerin alındığı dönemBeşinci dönem, çocukların evden ayrılışı, ayrılık seremonisi oluş-turma, çift ilişkisine yeni anlam bulma, aileye yeni üyelerin kabu-lü ve kayınpeder, kaynana, büyü-kanne-büyükbaba rollerine uyum dönemidir.

6. Emeklilik ve yalnızlık dönemiAltıncı dönem, emeklilik, emeklilikle gelen sosyal, ekonomik, fiziksel ve statü kaybına uyum, eş ölümü, yal-nız yaşama uyum ve yasla baş etme dönemidir.Her evre, aile içinde belirlenen kural-larla kendi içinde bir denge ve istikrar oluşturur. Oluşturulan bu denge ve istikrar yeni bir gelişimsel dönemle bozulur. Her yeni dönem, aile yaşamı-nı belirleyen kuralların yenilenmesiyle yeni bir düzenleme gerektirir.

MAKALE

www.metropolaksaray.com 47

Page 48: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com48

MAK

ALE MUTFAK

VİTRİNKahvaltı Keyfi temamızın rengarenk mutfak ürünleri sofralarınıza renk katacak, stil sahibi ev tekstil ve dekorasyon fikirleri evinizi süsleyecek.

ESSE

Esse mutfak eşyaları özenle seçilmiş birbirinden dekoratif özel tasarımları ile tüketicisinin ilgisini her zaman çekmeyi başarıyor. Esse mutfak ürünleri ge-niş yelpazesi ve dünyaca ünlü markaların bir araya getirmesi ile hemen heme her mutfağa girmeyi başarıyor

Esse mutfak malzemeleri arasında ro-botlardan tencerelere, tabak çatal kaşık takımlarından kahvaltılık malzemelere kadar eviniz için ne arıyorsanız her zevke ve ihtiya-ca yönelik ürünleri bulabilirsiniz.

VİT

RİN

Page 49: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 49

MAKALETCHİBO

Hediye, tekstil, ev, mutfak, dekorasyon,

ofis, çocuk, banyo, kahve kategorilerinde

çeşitli ürünlerin satışı ve firmanın tanıtım

sayfaları, kurumsal bilgileri mevcut.

VİTRİN

Page 50: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com50

MAK

ALE

VİT

RİN

www.metropolaksaray.com50

2013 Moda Son Trend

3

AyakkabıBu senenin yazlık ayakkabı modelleri arasında renkli ve parlak modeller dikkat çekmektedir. Yüksek topuklu kenarları açık olan yazlık ayakkabıların sayısı da azımsanmayacak kadar çok görünüyor. Pembe, mor ve kırmızı renklerin ağırlıkta olduğu yüksek topuklu yazlık ayakkabıları genç bayanların ayaklarında sıkça göreceğiz. Daha çok resmi kısımlarda, orta ve üzeri yaş gruplarında ise siyah ve beyaz düz topuklu yazlık ayakkabılar sıkça görülecektir. Üstelik bu ayakkabıların kenarlarında veya ön yüzünün üst kısmında yer alan süslemeleriyle çok daha çık bir görünüm elde edilmiştir.

Altın Sarısı ve kombini2013 kombinleri arasında altın sarısı siyah toprak rengi mavi ve yeşil renkler ağırlıkta. Bahar ve yazda cıvıl cıvıl renkler kullanabilirsiniz.

VİTRİNV

İTRİ

N

www.metropolaksaray.com50

Page 51: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 51

MAKALE

VİTRİN

www.metropolaksaray.com 51

estee lauder pure Color tekli far serisi etkiley-

ici bakışlar için sıradışı renkler sunuyor.profesyonel

dokunuşlar sunan pure Color satin tekli göz farı, for-

mülündeki yoğun pigmentler ile göz makyajında yoğun

bir etki yakalamanızı sağlar.Mat, saten, ışıltılı, metalik

seçenekleri ile her zevke uygun renk seçenekleri sunar.

4 BB KremSon zamanlarda her markanın arka arkaya pi-yasaya sürdüğü ve hepimizin ilgisini çeken yeni bir kozme-tik çılgınlıgı var BB Krem. Cilt problemine göre seçilen krem cildin ihtiyacı olan herşeyi karşılıyor.

Dior ojePembe, turuncu ve kırmızı tonlarından oluşan Dior Cherie Bow serisindeki ojeler tam baharlık. Geçen yaz sezo-nun neon renkleri yerini pastel tonlara bırakacak gibi görünüyor.

www.metropolaksaray.com 51

Page 52: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com52

MAK

ALE

VİT

RİN

www.metropolaksaray.com52

AyakkabıSezonun sıcak renkleri arasında yer alan ayakkabılar spor rahat ve renkleriyle raflardaki yerlerini aldı

Ekose gömlekler2013 modası çoğulculuğa vurgu yapıyor; yani erkekler ekoseden fazlasına hazır olsalar iyi olur. Ekoseli bir gömleği benzer renkte çizgili bir kravatla beraber giymek size eğlenceli bir görüntü verebilir.

VİTRİNV

İTRİ

N

2013 Moda Son Trend

www.metropolaksaray.com52

Page 53: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 53

MAKALE

VİTRİN

www.metropolaksaray.com 53

erkek modası deyince hep akla önce takım el-

bise, ceket ya da pantolon gelir oysa erkeklerin

belki günlük yaşamlarında en çok önem ver-

meleri gereken üründür gömlek… erkeğin

tenine direkt temas eden, gün boyu onunla

hareket eden, kumaşı, dikişi, detayları ve

rahatlığıyla vazgeçilmezi olan…

4SaatZamanın değerini bilen erkekler, stilini ve tarzını yansıtabilen en önemli aksesuarı saatleri ile tamamlıyorlar. Deri, kauçuk ya da paslanmaz çelikten kordonu ile tarzınızı siz be-lirliyorsunuz. Klasik, günlük ve spor tasarımlarıyla bileğinizi de sarıyor.

Klasik ve spor saatleriniz, şık ve asil görünümüyle zamanınsız bir stil yaratırken, farklı görün-menin ipuçlarını da sunuyor.

VİTRİN

www.metropolaksaray.com 53

Page 54: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com54

MAK

ALE

TEKN

OLO

2013 Ürün Tasarım Ödülü’nü, her

şeyin bir arada olduğu, HP’nin masaüstü

bilgisayar modeli Spectre One All-in-

One’a verdi.

iF tasarım Ödülü, HP’nin Windows 8’li

en ince ve en yenilikçi masaüstü bilgisayarı

Spectre One’ın!

Dünyanın en saygın tasarım ödüllerinden

biri olan iF, 2013 Ürün Tasarım Ödülü’nü,

her şeyin bir arada olduğu, HP’nin

masaüstü bilgisayar modeli Spectre One

All-in-One’a verdi. Bugüne kadar üretilen

en ince Windows 8’li masaüstü bilgisayar

ile iF kalite sertifikasını almaya hak

kazanan HP, 22 Şubat’ta BMW World’de

gerçekleştirilecek törende ödülünü

alacak. Ödüllü bilgisayarın, Mart ayında

Türkiye’de satışa sunulması bekleniyor.

HP Spectre One All-in-One 1 dakikada Şarj

Edebilen Piller

Samsung, tablet ve akıllı telefonunuzu,

fotoğraf makineniz için uzaktan kumandaya

dönüştürüyor:

Samsung Electronics’in Wi-Fi bağlantı

desteği sunan smart fotoğraf makineleri,

cep telefonunuz ya da tabletiniz ile uzaktan

kumanda edilerek fotoğraf çekmenize olanak

tanıyor

Samsung’un Wi-Fi bağlantısına sahip MV900F

smart fotoğraf makinesi ; Samsung akıllı telefon

ve tabletlerine yüklenebilen “Samsung Remote

Viewfinder” programı ile uzaktan kumanda

edilebiliyor. Bu sayede herkesin dahil olduğu bir

grup fotoğrafını ya da kendi fotoğrafınızı, akıllı

telefonunuz ya da tabletinizi uzaktan kumanda

gibi kullanarak çekebilirsiniz.

Samsung MV900F ayrıca, Samsung’un yenilikçi

180 derece dönebilen ekranına sahip. Böylece

her açıdan paylaşılabilen yaratıcı oto-portreler

çekmeyi ve çekilen kareleri anında paylaşmayı

mümkün kılıyor.

SCİB’in özgün karakteristiğine ulaşabilmek

için Toshiba tamamen yeni bir negatif

elektrot malzemesi, yeni separatörler, yeni

bir elektrolit ve tamamen farklı bir imalat

teknolojisini hayata geçirdi. Sonuçta ortaya

çok dengeli performansa sahip, mükemmel

emniyetsunan, uzun ömürlü ve hızlı şarj-

deşarj olabilen yüksek güvenirlikte tekrar

doldurulabilen bir pil çıktı. SCiB™ pili, on

adet 4.2 Ah SCiB hücresinin seri bağlanmış

şekilde standart SCiBmodülünde yer alması

ile meydana geliyor. Bu sayede gerektiğinde

hücreleri korumayı sağlayan ve her bir

hücredeki şarj durumunu denetleyen voltaj

ve ısıkontrolü sağlayan pil yönetim sistemi

fonksiyonu da mümkün kılınıyor.

TEKNOLOJİ

Page 55: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 55

MAKALETEKNOLOJİ

TEKNO

LOJİ

Duracell Enerjisi Cep Telefonlarında

Samsung, yenilediği bükülebilen ekran

teknolojisini Ocak ayında Las Vegas’ta

yapılacak CES’de göstermeye hazır.

Gelen raporlara göre Samsung, belki de

bir gün telefonlarımızda ve tabletlerimizde

kullanacağımız bir dizi esnek ekranı Tüketici

Elektronikleri Fuarı’nda gösterecek. 5.5

inç’lik bükülebilir ekranın çözünürlüğünün

1280x720 olduğu (267 ppi) söyleniyor.

Samsung, daha önce de CES 2011’de

bükülebilen ekranlarını bizlere göstermişti.

Teknoloji hala dokunmatik panel içermiyor,

dolayısıyla daha da geliştirilmesi gerekiyor.

Samsung yeni ekran prototiplerinin

kırılmadan bükülebildiğini, ancak onları bir

sargı haline getirmenin henüz mümkün

olmadığını söylüyor.

Samsung’un CES 2013’de Galaxy S4’ü

gösterme ihtimali düşük de olsa var. Bunun

yanında şirketten QWERTY klavyeli bir tablet

tanıtıması da bekleniyor.

Dünyada ve Türkiye’de en çok tercih

edilen alkalin pil markası Duracell, enerji

konusundaki uzmanlığını ve benzersiz

kalitesini geliştirdiği yeni taşınabilir şarj aletleri

ile taşınabilir cihazlara taşıyor. Duracell’in yeni

Duracell 1150 mAh ve Duracell 1800 mAh

taşınabilir şarj aletleri, akıllı telefonlardan

taşınabilir müzik dinleme cihazlarına kadar

micro ve mini USB girişleri ile şarj edilebilen

tüm cihazlara yedek enerji sağlıyor.

Yeni Duracell 1150 mAh ve Duracell 1800

mAh Taşınabilir Şarj Aletleri, herhangi

bir USB girişinden şarj edilebiliyor. Ayrıca

Duracell’in en güçlü USB şarj aleti niteliğindeki

1800 mAh Taşınabilir Şarj Aleti, herhangi bir

elektrik prizinden de basitçe şarj edilebiliyor.

Philips dijital istasyon ayarlı saatli radyo

AJ5000, stilinize uyum sağlayan çok renkli

ortam ışıkları ile güne huzurlu başlayın

Philips AJ5000 ile odanızı ve gününüzü

renklendirin

Güne huzurlu başlamanız için tasarlanan

Philips dijital istasyon ayarlı saatli radyo

AJ5000, stilinize uyum sağlayan çok renkli

ortam ışıklarıyla sizin için en doğru atmosferi

yaratıyor.

Ruh halimiz, renk ve ışıktan kolayca

etkilenebilir. Bir renk ve ışık kombinasyonu

ile kendimizi enerjik hissederken, başka bir

kombinasyon ile daha sakin bir ruh haline

bürünebiliriz. Görünümünden çok daha

fazlasını vaat eden zarif Philips dijital istasyon

ayarlı saatli radyo AJ5000’ün renkli ortam

ışıkları ile doğru ortamı yaratmak artık

çok kolay. 32.000’den fazla renk üretebilen

AJ5000 ile ışığı ruh halinize veya dekorunuza

göre değiştirebilir, odanızın ambiyansını ruh

halinize göre şekillendirebilirsiniz.

DÜNYASI

Page 56: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com56

MAK

ALE

KISABİLGİLER

Göremeyenlerde artık cep telefonu

kullanabilecek İki büyük firma birleşti ve ha-yal edilemeyeni yaptı. Qualcomm ve Project Ray düşünülmeyeni dü-şündü ve görme engellilerin kullanılabile-ceği bir cep telefonu üreterek tarihe geçti. Qualcomm ve Project Ray, göreme-yenlerin normal hayatlarında basitçe alıp faydalanabileceği Ray isimli akıllı telefonu kullanıcılarına bildirdi. Çok fonksiyonlu ve kolay kullanımı sayesinde görme en-gellilerin işini kolaylaştıracağa benzeyen Ray, görme engellilerin mesaj gönder-mesine, arama yapabilmesine ve sesli ki-taplar dinleyebilmesine olanak tanıyor. Görme engelliler dokunmatik ekranın herhangi bir noktasına dokunduktan sonra cihaz, kullanıcısını sesli geri bildirim ve tit-reşimle uyarıyor. Günümüzde görme en-gelliler için geliştirilen telefonlar genellikle giriş seviyesine hitap eden özelliklere sahip. Qualcomm ve Project Ray’in birlikte geliştirdiği Ray ise Android üzerinden ge-liştirilen bir işletim sistemini, Qualcomm işlemciyi ve birçok özelliği bünyesinde barındırıyor. Görme engelliler bundan böyle birçok özelliği bu telefon sayesin-de kolayca kullanabilecek. Ray isimli cihaz şu anda İsrail Merkez Kütüphanesi’nde 100 görme engelli tarafından test edili-yor. Cihaz test aşamasında olduğu için ne zaman satışa sunulacağı henüz belli değil.

Zincirsiz vemotorlu bisiklet

Pedal çevirerek enerji üretip, topladığı enerjiyi tekerleklere yönlendiren Footloose, İngiliz tasarım-cı Mark Saners ve Alman e-bisiklet uzmanı Han Goes’in ortaklaşa geliştirdikleri bir fikir. Mando Corp. ve Meister Inc. de bu fikri hayata geçiren Koreli üreticiler. Hibrit özellikli bisiklet yal-nızca motoru çalıştığı sürece 30 kilometre hızla gi-debiliyor. Pedal çevirerek bu hızı daha da artırmak Footlooser’ın sürücüsünün elinde. Diğer elektrikli bisikletlerden farklı olarak Footloose, insan gücünü direkt olarak elektriğe dönüştürebiliyor; zincir bu şekilde by pass edilmiş oluyor. Yani pedal çeviren sürücü bir natör görevi görüyor. Bisikletin lityum-iyon pili sayesinde sürücü pedalı çevirdikçe pil doluyor.

Akıllı telefonlar digital makineye dönüşüyor

Akıllı telefonları djital fotoğraf makinesine dö-nüştüren SnappGrip, dijital fotoğraf makinelerin-de yer alan kontrolörleri telefonlarla buluşturuyor. SnappGrip, mevcut kılıfların sunduğu korumanın yanı sıra çıkartılabilir kamera kontrolörü ile birlikte geliyor Kullanıcılar, SnappGrip kılıf ile birlikte gelen kamera kontrolörü sayesinde mevcut dijital fotoğraf makinelerinde yer alan basit kontrolörleri akıllı tele-fonlar üzerinde uygulayabiliyor. Kullanıcılar kamera kontrolörü üzerinde yer alan fotoğraf çekme buto-nuna tam bastıklarında direk, yarım bastıklarında ise odaklama yaparak fotoğraf çekimi yapabiliyor. Çekim modları arasında portre, manzara, flaş ve video yer alıyor. SnappGrip, uzaklaştırma ve yakınlaştırma iş-lemlerini oldukça kolay bir şekilde yapmanıza olanak tanıyor. Kontrolörün alt tarafında tripod yuvası, yan tarafında ise micro-USB bağlantı noktası bulunuyor. iPhone 4, iPhone 5 ve Samsung Galaxy S III ile uyumlu olan SnappGrip’in Bluetooth ve iOS/Android uygula-maları sayesinde akıllı telefonlar kablosuz olarak kolay bir şekilde kontrol edilebiliyor. Kılıf ile birlikte gelen ka-mera kontrolörünün pil ömrü ise 60 saat. SnappGrip, gümüş/siyah, gümüş/siyah/kahverengi ve sınırlı sayıda altın kaplama seçenekleri ile birlikte önümüzdeki ayın sonunda yaklaşık 100 dolardan satışa sunulacak.

BİLG

İ

Page 57: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 57

MAKALE

www.metropolaksaray.com

KISABİLGİLER

Turritopsis Nutricula (Ölümsüz Denizanası)

Denizanaları polip olarak hayata başlar, medusa dönemine girilir, eşeyli üreme ile

yavrular üretilir ve ölüm gerçekleşir. Yavru-lar polip dönemden geçer, büyür ve döngü

normal bir hayvandaki gibi devam eder.

Denizanası türü olan Turritopsis Nutricula diğer tüm denizanalarından farklı olarak

ilk defa polip döneme geri dönebilme özelliğine sahip. Yavrular polip olarak do-

ğarlar, büyürler ve eşeyi olarak üreyip yeni polipler üretiyorlar. Fakat zaman geçtikçe

yaşlanıp ölmeleri gerekirken, kendilerini polip döneme döndürüyorlar. Böylece

yaşlanma sonucu ölüm gerçekleşmiyor ve sürekli yaşlanıp polip haline dönme dön-güsü gerçekleşiyor.Teoride bu ölüsüzlüğe

eş değer fakat Turritopsis Nutricula’nın hücreleri fiziksel olarak çok zarar görürse

ölebiliyor fakat bu da çok zor bir ihtimal çünkü tehlikeyi sezdiği anda bile polip

forma dönüyor.

Canlının genetik yapısı incelenerek gele-cekte yaşlılıkla mücadele etme ihtimalimiz

var fakat henüz canlı üzerinde okadar araştırma yapılmadı ve bu konu hakkında

okadar emin konuşamıyoruz. Gelecek dönemlerde, yapılacak araştırmaların

sonuçlarına göre mümkün olup olmadığını göreceğiz.

3 Boyutlu yazan çizen kalem

Son zamanlarda 3D yazıcıların popülerliği hızla artsa

da yüksek fiyat etiketlerine sahip olmaları tüketicilerin bu

cihazlara ulaşabilmesine engel oluyor. Bu durumun farkına

varan WobbleWorks LLC. isimli şirket, fon toplama platfor-

mu Kickstarter üzerinden sunduğu dünyanın İlk 3D baskı

kalemi 3Doodler ile bu sorunun önüne geçmek istiyor.

Dünyada üç boyutlu baskı almanın en hesaplı yolu olarak

değerlendirilen kalem, kullanıcıların tasarımlarını ve taslakla-

rını üç boyutlu olarak oluşturabilmesine olanak tanıyor.

3Doodler’da mevcut üç boyutlu yazıcılarda yer alan

ısıtılan ve hızlıca soğutulabilen ABS plastik kullanılıyor.

3Doodler’ın üretime geçebilmesi için gereken 30 bin dolar

bağışı çoktan geçmiş durumda. 3Doodler için bugüne

kadar toplanan meblağ tam 632 bin dolar. Ekim ayında pi-

yasaya sürülecek olan kalemin 75 dolardan satışa sunulacağı

belirtiliyor.

Radarı gösteren telefon uygulaması Telefonun Bluetooth sistemini devreye

sokarak, araçtaki SmartRadar adı verilen küçük cihazla bluetooth üzerinden bağlantı kuran bu uygulama, radarın ya da hız kamerasının taradı-ğı alanı harita üzerinden tespit ediyor. Belirlenen o noktayı GPS üzerinden haritaya kaydeden uygulama, daha sonra bunu sistemin veri tabanına kaydediyor. Bu sayede uygulamayı kullananlar, harita üzerinde hangi bölgelerde hız kameralarının olduğunu öğrenebiliyor. Kullanıcı, Bluetooth’a yakalanan radar sinyallerinin, bir polis aracına ya da kameraya ait olmadığını anlarsa sisteme bunu tanıtarak, gereksiz uyarıların da önüne geçilebiliyor. TAvsiye etmemekle birlikte merak edenlere; uygulamanın araçtaki radar tespit eden sis-temle birlikte çalışabilmesi için yıllık 50 dolara ödenmesi gerekiyor.

BİLGİ

Page 58: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com58

MAK

ALE

HAB

ER

SONAT PİANO

CAFE

YAŞA

M

www.metropolaksaray.com58

Page 59: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 59

MAKALE

HABER

1999 yılında Sait Yüksel tarafından kurulan Sonat Müzik Merkezi olarak başladığı faliyetlerine daha sonra. Orkestra, organizas-yonlar müzik aletleri satışıolarak devam etti.

2005 yılında kendi yerine taşınan Sonat Müzik Merkezi kafe bölümünüde hizmete açarak halen aksarayın en modern müzik evi olma özelliğini korumaktadır.

Yeni açılan müzik mağazamızda dünyanın en önemli müzik markalarının bayiliğini yapmaktayız.

Yamaha, Roland, Fender, Kawai, Marshall en önemli markalarımızdır.

İnsanların güvenerek sevdiklerini emanet edebileceği oturabileceği ürünlerimizi gönül rahatlığıyla tüketebileceği akılda kalan hizmetiyle rakiplerine fark yaratan artı bir değer olacak saygın bir işletme olarak aksaraya hizmet vermekteyiz.

Öncelikle hedef daha çok müşteriye ulaşırken yüksek kalite ve doyumsuz lezzetten taviz vermemektir.Bir müşteriye nasıl kaliteli ve memnuniyet prensibince hizmet verebiliyorsak yüzlerce müşteriye de aynı kalite ve lezzeti ulaştırmaktır amaç.

Seçilmiş lezzetlerden zengin bir menü oluşturduk. Üstün hizmet ve hızlı servis kalitesi, cazip fiyat alternatifleri, sıcak, samimi, modern mimarisi ile nezih bir ortamda sizlerin beğenilerine sunduk. Modern bir ortamda lezzetli bir yemek yiyip yoğun iş tempo-nuza kısa bir mola vermek istiyorsanız sizleri Sonat Piano Cafe ye bekleriz.

İçerisinde müziğin, çayın, kahvenin, tatlının, yemeğin, sohbetin olduğu buluşma noktamızda çeşitli aktivitelerimiz oluyor.Aksaray da sosyal bir ortam olmadıgından canlı müzik yapılmamasında şikayet edenler henüz Sonat Piano Café ye gelmemiş

demektir.Sonat ta canlı müzik yapılıyor.

YAŞAM

www.metropolaksaray.com 59

Page 60: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com60

MAK

ALE

YAŞA

MYA

ŞAM

SONAT MÜZİK MERKEZİNİN ORGANİ-ZASYONU İLE GERÇEKLEŞEN KONSE-RE 600 KİŞİ KALTILDI MUHTEŞEM BİR ATMOSFERDE GERÇEKLEŞEN KONSER ÖNCESİ YENİ TÜRKÜ GRUBUNUN KURUCUSU OLİSTİ DERYA KÖROGLU AKSARAYA İLK GELDİLKLERİNİ VE BÖY-LE BİR ATMOSFERİ BEKLEMEDİKLERİNİ SÜPRİZ OLDUĞUNU BELLİRTTİ

Yenİ tÜrkÜYAŞA

M

Yeni Türkü sahnede ‘Deliler, Süper Baba, Fırtına, Karanfil, Çember, Yeşilmi-şik, Başka Türlü Bir Şey, İmkânsız Aşk, Eyvallah’ gibi unutulmaz eserlerini ses-lendirdi. Derya Köroğlu sahnedeki per-formansı ile şehri adeta büyüledi. Kon-ser bitiminde vatandaşlar Yeni Türkü’ye ve grubu kendileriyle buluşturan Sonat Müzik Merkezi Yöneticisi Sait Yüksel’e teşekkür ettiler.

Yeni Türkü ilk Aksaray konserinde büyüledi Düzenlediği kültürel etkinliklerle Aksaray’ın sos-yal anlamda gelişmesine katkı sunan Sonat Müzik Merkezi, Türkiye’nin efsane grubu Yeni Türkü’yü Aksaray’a getirdi. Yeni Türkü, Aksaray Kültürü Mer-kezinde (AKM) unutulmaz bir konser verdi. 2 saat kadar sahnede kalan Yeni Türkü, eski ve yeni albüm-lerinden onlarca şarkıyı söyledi. Hınca hınç dolan sa-londa bulunanlar Yeni Türkü’nün şarkılarına büyük bir coşkuyla eşlik ettiler. Grubun lideri Derya Kö-roğlu, yıllardır müzik yapmalarına rağmen Aksaray’a ilk kez geldiklerini söyledi ve “Demek ki; kısmet bu-güneymiş. Yıllardır müzik yapıyoruz ama Aksaray’a bu ilk gelişimiz” dedi. Derya Köroğlu ve grubu sah-nede coşarken izleyenler ise salonda aynı coşkuyu yaşadı. Yeni Türkü konseri ‘Maskeli Balo’ şarkısıyla başladı. Sık aralıklarla izleyicilere konserin nasıl geç-tiğini soran Derya Köroğlu, kendilerine gösterilen ilgiden memnun kaldıklarını ifade etti. Grubun ef-sane şarkılarından ‘Olmasa Mektubun’ isimli şarkıyı ise salon hep bir ağızdan okudu. Konser’e sadece Aksaray’dan değil komşu Nevşehir’den de katılım olduğu görüldü. Konser biletleri 10 gün gibi kısa bir sürede tamamlandı ve pek çok kişi bilet bulamadığı için konsere ya gelemedi, ya da ayakta takip etmek durumunda kaldı.

www.metropolaksaray.com60

Page 61: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 61

MAKALE

YAŞAMYAŞAM

Yıllar geçtikçe değerlenen şarkıları ile Yeni Türkü, AKM sahnesinde, müzikal kalitesi yüksek bir performans sergiler-di. Yeni Türkü, orkestrasındaki zengin vurmalı çalgılar, kanun ve ud ile yakala-dığı armonik uyumu dinlemek için salo-nu dolduranlara eşsiz bir müzik ziyafeti sundu. Son albümden şarkıların yanı sıra “Maskeli Balo”, “Karanfil”, “Olmasa Mektubun”, Vira Vira” ve “Fırtına” gibi Yeni Türkü klasiği olan şarkılarla coşan Yeni Türkü tutkunları gruba hep bir ağız-dan eşlik ettiler.

Sonat müziğin şehrimizde kazandırdığı bir-çok tiyatro oyunu ve konserlere ilgininyoğun olduğunu belirten sonat müziğin sa-hibi sait yüksel bundan sonrada konser ve tiyatro organizasyonlarının devam edeceği-ni belirtti.Bu organşizasyonlardan para kazanılmada-ğını sadece sosyal bir sorumluluk olarak bu işi yaptığını belirten Sait Yüksel Aksaray da gidecek bir yer olmadığını belirten insan-lara bir nebze olsun katkıda bulunmanın mutluluğunu yasadığını beklirtmektedir.

aksaray’da

AKSARAY’DA YENİ TÜRKÜ RÜZGARI ESTİ

www.metropolaksaray.com 61

Page 62: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com62

MAK

ALE

KÖŞE AŞŞIK

AŞŞIK Bizim laptopumuz ,cep telefonumuz, iphonemiz kısaca dönemimizin

en iyi oyuncağı idi.Sağ ve sol aşık olmak üzere iki tip idi.Sağ eli ile

oynayanlar sağ aşığı sol eli ile oynayanlar ise sol aşığı tercih ederdi çünkü

ters aşığın dımığı ele oturmaz ve sıkıntılı oynar başarılı olmaz ütülürdü.

Aşığımızın 4 yönü vardı üst bölüme KELLE ,alt bölüme GAYDA ,ön tarafa

ÇİK, arkasına ise TÖK derdik. Birde dımık cuna kalkarsa ona da HOMA

derdik.... biz böyle bilirdik ,bizden öncekiler de bizlere böyle öğrettiler.

BEKİR KULAK

tip idi.Sağ eli ile oynayanlar sağ aşığı sol eli ile oynayanlar ise sol aşığı tercih ederdi çünkü ters aşığın dımığı ele oturmaz ve sıkıntılı oynar başarılı olmaz ütülürdü.Aşığımızın 4 yönü vardı üst bölüme KELLE ,alt bölüme GAYDA ,ön tarafa ÇİK, arkasına ise TÖK derdik. Birde dımık cuna kalkarsa ona da HOMA derdik.... biz böyle bilirdik ,bizden öncekiler de bizlere böyle öğrettiler.AŞŞIK her mahallede düzlük bir alan olur oralarda oynanır fakat özellikle Pazar günleri şimdiki Atatürk heykelinin yanındaki parka (Valilik binasının arkası)her mahallenin usta oyuncuları gelir ,maharetlerini sergiler, üttüğü aşıkları ceplerine doldurup giderlerdi.Hafta sonunda buranın adı aşık pazarı olur aşık alınır satılır. Ama “GINCIFILLI AŞŞIK “isteyen eski yağ pazarının giriş köşesindeki zahireci “SAİT SÖYLER” emmide olurdu. Sait emmi genelde iri koyun aşığı kaynatıp çıkartır ,SAKA ve ENEK diye ayrı çömleklere doldurur alıcısını beklerdi.Sait emmi beni sevdiği için 5 tanesi 25 kuruş olan enek yerine 5 tane sakalık aşık verir ve beni sevindirirdi rahmetli.Aman atlamayalım ENEK Sıradan ve normalden biraz daha küçük olan aşığa denir(satrançtaki piyon gibi).SAKA Oyuncunun daimi aşığıdır.Herkes elinin yapısına göre eline tam oturan ve dımığına güvendiği aşığıdır.Atışlarda aşığın dımığını iyi sıkmak gerekir.Yoksa aşık elinden fırtar.Atışta tek ayak üstünde atmak gerekir ayağın birisi geriye tekme yapmalı ki güç alasın. Kızmayın be ağabeyler unutuyoruz işte 40 yıldır aşık mı oynuyoruz....Sakalarımıza genelde çik tarafından oyar, içine kurşun eritip dökerdik.Üzerine zift basardık ki ağır olsun diye. Öyle değil mi eski aşşıkçı ağabeyler...?Bu kadar teknik yeter artık daha fazla sıkmadan

Yüzyıllardır 5 yaşından 60 yaşına kadar olan herkesin oyunuydu AŞŞIK....70 li yılların sonunda yavaş yavaş unutulmaya yüz tutmuş 80 li yıllarda ise neredeyse tamamen unutulmuş olan bu oyunumuzu sizlerle paylaşmak, yaşlı ve orta yaşlı gençlerin hafızasını yeniden canlandırmak boynumuzun borcudur.Nasıl oynanırdı ,kaç çeşit oyun vardı, aşığın yönleri nelerdi ,kaç çeşit aşık vardı, aşık neydi ?Bilenlere hatırlatma ,bilmeyenlere tarif olsun.AŞŞIK : Koyun ve keçi nin arka ayaklarında bulunan diz kısımlarının hareket mekanizmasını oluşturan kemik parçasıdır.AŞŞIK Bizim laptopumuz ,cep telefonumuz, iphonemiz kısaca dönemimizin en iyi oyuncağı idi.Sağ ve sol aşık olmak üzere iki

Page 63: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 63

MAKALEKÖ

ŞE

oyunlarımıza geçelim.Aşşıkta bildiğim belli başlı 4 oyunumuz vardı.1-CIZILI 2- ÇİK ÇİK 3- GAZELLEMİŞ 4- DALADILI Heyt be maşallah unutmamışım inanın! 1-CIZILI : Düz toprak zeminler bulunur. Oyuncunun yapısına bağlı olarak 1m. Veya 1.5 m çapında daire çizilir. Nadiren klas oyuncular ise daha büyük 2m. Çapında toprağa daire çizer.Çizgi biraz derinleştirerek belirgin hale getirilir.Tam merkezine ise enek aşşık dizme çizgisi oluşturulur ve oyun alanı hazırdır.2 kişi ile oynandığı gibi 5-6 kişi ile de oynanabilir.Herkes eşit sayıda 3’ er veya 5 ‘er aşşık ile oyuna katılır.Daire merkezindeki düz çizgiye bütün aşşıklar yan yana dizilir. Sıra belirlenip 4-5 metreden sırayla atışlara başlanır.İlk dizili aşşığı sakası ile ilk vuran BOKULAMIŞ olur.Atışlar çizgiye ayak değmeyecek şekilde gerçekleşir.Sırayla daire içindeki ENEK aşşıkları çizgi dışına çıkartılana ,aşşıklar bitene kadar sürer.Herkes kendine ait SAKA tabir ettiğimiz aşşığı ile oynar oyunda iyi aşıkcılar aşşığın dımığını iyi sıkar ve sert atış yaparak çıkan aşşığı alır.Çizgi kenarına yaklaşan aşşığı sırası gelen atıcı karış ile karışlar.Eğer 1 karış veya altında ise “ÇİTİKLER “yani atış yapmadan sakası ile dımıklayıp alır. HEY YAVRUM HEY !Varlıklı aile çocukalrı aşıklarını yeşil ,kırmızı, mavi, sarı renklere boyatır. Adları kınalı kıncıfıllı aşık olur ki ütmesi bile büyük keyiftir.Atış yapan oyuncu APİSİ demez ise oyun sırası diğerine geçerdi. APİSİ dedikten sonra diğer oyunculardan biri KALSIN der veya

bir başka oyuncu ,“ELİN ARKANA GİTSİN GELSİN “(kolunu geriden ileriye sallaması gerektiğini söyler) der.Daha kaba tabiri vardı ama biz kibarlaştırmak zorundayız. Bazen küçük yaştaki oyuncular CIZILI oynarken şimdiki KAPKAÇ dediğimiz “KAVCALAMACILAR” vardı. Sessizce gelir aşşıklarımızı kavcaladığı gibi kaçardı.Hainlerin arkasından bakar kalırdık.Öyle koşarlardı ki “100 m. Yi 9 saniyede gibi”. Çok aşşık kaptırdık.İşte cızılımız böyle sürer gider....2- ÇİK ÇİK: Çik çik iki kişi ile oynanan gölgede dinlenme oyunu idi. Herkes SAKASINI alır, 3 veya 5 enekle oyun başlar ,sıra ile atılırdı.6 aşşığın arasına atıcı SAKASINI koyar ,havaya doğru yavaşça atar, düşen aşşıklara bakılır. Saka ÇİK geldiyse, TÖK gelen tüm ENEK aşıkları alırdı. SAKA ,TÖK geldiyse sıra diğer oyuncuya geçer ve oyun böyle devam eder giderdi.Genelde hava çok sıcak ve güneş tepemizde ise çik çik oynardık. Bina veya aüaç gölgesinde oynanan en iyi oyunumuzdu.Günümüzde kullanılan” ÇİK ÇİK ATMAK” tabiri veya “O BENİMLE AŞŞIK ATAMAZ” tabiri bu oyundan gelmektedir.3- GAZELLEMİŞ :Çok sevilen oyunlardan biridir.SAKA buoyunda çok önemlidir.Sakanın gayda kısmına kurşun akıtılmış ise, yavrum aşık, hep kelle gelirdi.Oyun hemen hemen çik çik oyununun aynısıdır.Ama SAKA ,KELLE gelirse MIÇTI olurdu ve oyun diğer oyuncuya geçerdi.4- DALADILI : Gazellemiş oyunu gibi oynanırdı.Ama tam tersidir.Saka GAYDA gelirse tüm enekleri alır, tök gelirse tüm tök olan aşıkları toplardı.Bunda ise KELLE gelirse oyun MIÇTI olur, diğer oyuncuya geçerdi.Daha önceki yayınlarımızda belediye den rica etmiştik Belediye Başkanımız Nevzat PALTA bizi kırmadılar.30- 40 yıllık oyunları yeniden günümüze taşıyarak bir ilki gerçekleştirmiş olduk.Devamı da gelir inşallah. Nevzat PALTA ya Kültür Müdürlüğü ne herkese yürekten teşekkür ediyorum. Yeni nesil çocuklarımıza bizler örnek olalım.Kalın sağlıcakla.Gelecek sayıda başka bir konumuzla görüşmek üzere...

KÖŞE

Page 64: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com64

MAK

ALE

FAZİLET

BERKSOYYazan Mustafa Fıra

t Gül

YAŞA

M

www.metropolaksaray.com64

Page 65: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 65

MAKALE

Fazilet Berksoy...Bu isim çoğuna tanıdık gelebilir. Ben de kendisini tanımadan önce ismini bilirdim. Yani gazetede bazen yazıları çıkardı, oradan aşinaydım. Ama gazetedeki fotoğrafında sert bir duruşu vardı. Zannederdim ki, insanlara oldukça mesafeli. Hatta biraz da aristokrat ruhlu! Sonra sevilen esnaflarımızdan Bekir Kulak ağabey bizi sözlü tarih çalışması için tanıştırdı. Daha ilk tanışmamızda o kadar sıcak karşıladı, o kadar samimi davrandı ki, önyargılı davrandığımın farkına vardım. Çalışmam için elinden ne gelirse seve seve yapacağını söyleyince ben de müsaadeyle görüşmeyi kayıt altına aldım. Yaptığımız bu ilk sohbette hakikaten çok orijinal bilgiler verdi. Sohbet bitince artık Fazilet Hanım yerine “Fazilet Anne” demek geldi içimden. Berksoy, gözlerimden anlamış olmalı ki “oğlum” diye hitap etti. Vel hasılı o günden beridir bir annem daha var. Asıl konumuz, onun anlattıklarının şehrin kültürü açısından önemi. Malumdur ki, son zamanlarda sözlü tarihin önemi gün geçtikçe anlaşılmakta. Bu sevindirici. Dergiler, kitaplar artık bu tarz çalışmalara önem veriyor. Hatırlanacağı üzere ben de Kırk Bir Kere Aksaray isimli bir dergi ile şehrimizin hafızasına katkıda bulunmak istemiştim. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı. Güvendiğimiz dağlarda zemheri zuhur etti!.. Baskı maliyetini bile çıkaramayan dergi mecburen rafa kalktı. (Çöpe atılmadı dikkatinizi çekerim, sadece rafa kalktı! ) İnşallah Aydolu kardeşimiz dergisini yaşatır. Neyse, biz asıl mevzuya dönelim. Fazilet Berksoy hakikaten faziletli bir insan. Zarafet ve nezaket sahibi bir Aksaray hanımefendisi. Misafirperverliğine hayran olduğum bu eli öpülesi Türk annesine Rabbim hayırlı ömürler versin. Fazilet Hanım’ın anlattıkları aslında şu açılardan mühim. En başta hafızası çok berrak. Birçok hadiseyi çok ince ayrıntısına kadar hatırlıyor. Bilmediği bir konuda ise yorum yapmıyor, bu da onu güvenilir bir

kaynak yapıyor. Yine kendisi Aksaray’ın ilk kadın memuresi olduğundan birçok hadiseye şahitlik etmiş. B.Bölcek Mahallesi’nde 1929 yılında dünyaya gelen Berksoy’un çocukluğu da şehrin merkezine yakın geçtiğinden anlattıkları “kadın gözünden Aksaray” araştırmasında başvurulması gereken bir öneme sahip. Merhum eşi Ahmet Berksoy da çok sosyal birisi olduğundan yine bazı hadiselere vâkıf. Mesela, Türkiye’nin ilk belgesel-sinema özelliğini taşıyan “Toprak” isimli filmde eşi de rol almış. (Ki, filmin kopyasını Fazilet Hanım’dan temin etmiştim. Aksaray tarihine meraklı kişilerle paylaşıyorum.)1930’lu yıllarda kız çocuklarının okuması bazılarınca ayıp karşılanırken anneannesin desteği ile okula kaydı yapılan Fazilet Hanım Aksaray’dan orta okula devam eden iki kız talebeden birisidir. İyi ki okumuş. Okumuş ki, merak ettiğim bir çok sorunun cevabını tahsili sayesinde öğrenebildim. Yine çocukluğu Alman Harbi olarak da bilinen II. Dünya Savaşı yıllarına rastladığından fakirliğin en âlâsını

görmüştür. Yine bu dönemde ihtiyacı olan birisine borç para ile yardım etmek için kerpetenin acısına rağmen altın dişlerini borç veren yardımsever Aksaraylıların varlığından haberdar oluyoruz. (merhum annesinden bahsediyorum). Evleri kaymakam konağının (şimdiki kültür evi) yanında olduğundan şehre gelen birçok misafirle de tanışıyor. Bunlardan birisi de dönemin Reis-i Cumhuru İnönü’dür. Fazilet Berksoy, İnönü’ye üzüm ikram etmiş. Uzun yıllar tahrirat katipliği yaptıktan sonra 1982’de emekli olan Fazilet annemiz, yaz aylarını Bodrum’da dünyalar tatlısı iki güzel evlat ve torunlarıyla geçirmektedir. Anneleri ile gurur duyan bu bu evlatlar Ümran abla ile Umman ağabey’dir. Fazilet Berksoy’un hayatından yola çıkarak, 1930-60 yılları arasında Aksaray nasıl bir yerdi, daha doğrusu bir kadın penceresinden olaylar nasıl görünüyor, nasıl yorumlanıyordu sorularına cevap aradığım bir makale yazmayı düşündüğümü paylaşarak yazımı noktalıyor, hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Faziletli Bir Aksaray Hanımefendisi

YAŞAM

Page 66: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com66

MAK

ALE

KÖŞE

www.metropolaksaray.com66

Page 67: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 67

MAKALE

dikmegeleneği

Ağaç AGİAD AĞAÇ DİKME

GELENEĞİNİ SÜRDÜRÜYOR

Aksaray girişimci iş adamları derneği her yıl olduğu gibi bu yılda ağaç dikme geleneğini devam ettirdi. Geçen sene Güzelyurt’a bağlı Uzunkaya köyü ilk öğretim okulu bahçesine ağaç diken iş adamları bu yıl Gülağaç da sabah dershanesi bahçesini 200 adet çam ve orman ağaçları dikti. Yetmiş gönüllünün katılımı ile gerçekleşen organizasyon çok keyifli geçti. Ağaç dikme organizasyonundan sonra Gülağaç balıklı göle giden iş adamları ve aileleri doğanın tadını çıkardılar. AGİAD üyelerinden Rıza MUTLU AGİAD ; Yoğun bir haftanın ardın-dan ağaç dikmemize ve ailelerimiz ve arkadaşlarımızla güzel bir hafta sonu geçirmemizi sağlayan AGİAD’a teşekkür ederiz dedi. t,

AĞAÇ

dikmenin önemi

İhtiyacımız olan

oksijeni bize ancak

ağaçlar

üretebilir.Bu nedenle

yaşanabilir bir dünya

için ormanları koru-

malıyız.

YAŞAM

www.metropolaksaray.com 67

Page 68: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com68

MAK

ALE

Orta Asya’nın aşılması zor çöllerini, sarp dağlarını ve uçsuz bucaksız bozkırlarını aşarak, doğu ile batının ticaret kültürünü buluşturan”İpek Yolu”, bilinen en eski tarihi kervan yoludur. Çin ile Akdeniz kıyılarını birleştiren bu yol, aynı zamanda zorlu yaşam koşulları ile mücadele eden insan hikayeleri ile de dolu bir yoldur.

Bu tarihi kervan yolu üzerinde bulunan ve medeniyet tarihimizin en kıymetli eserlerinden olan kervansaraylar, Türk-İslam kültürünün yaşatıldığı ve Müslüman cemiyetlerinin meydana getirdiği hayır müesseselerinin başında gelmektedir. Din, ırk ve mezhep farkı gözetmeden,Yunus Emre’nin “Yaratılanı severim, yaratandan ötürü” anlayışı ile hizmet veren bu müesseseler, tarih boyunca mühim işlevler icra etmişlerdir. İslam yardımlaşma anlayışı neticesinde ortaya çıkan bu müesseseler, uzaktan bakınca bir kaleyi andırdıkları gibi daha evvel İslam dünyasında kurulan Ribat’ların da bir devamıdır.

Doğu ve batı ticaretinin kavşak noktası olan ve Anadolu’yu da bir baştan bir başa kat eden İpek Yolu, Selçuklular döneminde de canlılığını korumuş, Selçuklular Anadolu’da ticareti geliştirmek,kervanların can ve mal güvenliğini sağlamak için kervansaraylar inşa etmiş ve bu kervansaraylarda konaklayan yolcular için ilk sigorta sistemini getirmiştir.

Selçuklular döneminde ticari yol ağı üzerinde kervanların akşamları

güvenli bir şekilde konaklamaları ve ihtiyaçlarınıgidermeleri için “Sultan Hanı” da denilen kervansaraylar yapılmış. Büyük ticaret yolları üzerinde kurulmuş olan Selçuklu kervansaraylarının birbirlerine olan mesafeleri ise,deve yürüyüşü ile günde sekiz-dokuz saat, yani 30-40 kilometre esas tutularak saptanmıştır. Çevresi yüksek ve kalın duvarlarla korunan kervansaraylar, kervanların konakladığı ve pazar yerlerinin kurulduğu bir ticaret merkezi olmasının yanı sıra, savaş zamanlarında da savunma kaleleri olarak kullanılmıştır. Selçuklu kervansarayları üç genel tipe uygun olarak yapılmış, bunlar; yazlık denilen avlulu, kışlık denilen kapalı ve her iki türün birleştirilmesinden oluşan karma tiplerdir.

Konya-Aksaray karayolu üzerinde Aksaray’a 42 km. mesafede olan Sultanhanı; ismi ile özleşen Sultanhanı Kasabası’nın içinde, adeta imar edildiği ilk günkü ihtişamı ile tarihe meydan okumaktadır. Selçuklu Devri’nin mimari taş işçiliği ve süsleme sanatları bakımından şaheser bir örnek teşkil eden han, Selçuklular döneminde ticari ve askeri açıdan önemli olan Konya – Aksaray yolunun emniyetini sağlamak için kurulmuştur. Yazlık, kışlık, mescit ile ahır bölümlerinden oluşan ve toplam alanı 4866 m²’yi bulan Sultanhanı, Anadolu’da Selçuklular zamanında inşa edilmiş karma tipteki 45 hanın ilk örneği olmamakla birlikte, günümüze ulaşan en anıtsal uygulamadır.

ANADOLU BOZKIRINDA BİR KERVANSARAY “SULTANHANI”

Antalya’dan başlayan ve Konya’da odaklanarak Orta Anadolu üzerinden Aksaray, Kayseri, Sivas, Erzincan, Erzurum, Erciş, Iğdır yoluyla Tebriz’e uzanan ve İpek Yolunun doğu-batı ticaret yolu olarak bilinen güzergahında önemli bir noktadır, Aksaray…

Sultanlar ne kadar büyük olsa da, onlara bu şeref ve şanı bahşeden Rab’lerini asla

unutmamışlardır. Bunun en güzel örneğini Türk Sultanı Alâeddin Keykubad, hanın

tak kapısının üst tarafına mukarnas yuvalarının bittiği yerin iki tarafına çok uzaklardan

görülebilecek şekilde “El-MinnetüLillah”(Minnet Allah’adır) yazdırmıştır.

KÜLT

ÜR

Ömer OK

Page 69: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 69

MAKALE

Rab’lerini asla unutmamışlardır. Bunun en güzel örneğini Türk Sultanı Alâeddin Keykubad, hanın tak kapısının üst tarafına mukarnas yuvalarının bittiği yerin iki tarafına çok uzaklardan görülebilecek şekilde “El-MinnetüLillah”(Minnet Allah’adır) yazdırmıştır.

Köşk mescit geleneğini ilk uygulayan hanlardan biri olan Sultanhanı, Aksaray’daki eserler içinde de kitabeler açısından en zengin olanıdır.Giriş portali ile kapalı kısım taç kapısında; yapanın, yaptıranın ve tamirine ait kitabelerini, ustasının harcını koyup yerleştirdiğiasıl yerlerinde görmek mümkündür.

Giriş portali üzerinde bulunan ve sülüs harflerle yazılmış bu kitabelerden en güzellerinden biri olan kitabesinde;”Bu mübarek hanın yapılmasını Keyhüsrev oğlu ulu Sultan, büyük padişah, Arap ve Acem Sultanlarının efendisi din ve dünyanın yücesi, fetih babası, müminlerin emirinin(Abbasi halifesinin) ortakçısı Keykubad 626 yılında emretti”yazısı yer almakta ve ayrıca bu kitabenin altında mimarı “Halvanoğlu Mehmed”’den bahsetmektedir. Çok açık bir şekilde görülüyor ki I.Gıyaseddin Keyhüsrev oğlu

Sultan I. Alaeddin Keykubad’ın emriyle Recep 626/ Mayıs 1229 yılında dönemin ünlü mimarlarından Muhammed bin Havlan el-Dımışki tarafından inşasına başlamak suretiyle yapılmış olduğu kesindir.

Kapalı bölümün taç kapısındaki kitabeye göre de, “Yakılmak suretiyle harap olduğu için bu mübarek kapı Kılıçarslan oğlu Ulu Sultan, din ve dünyanın yardımcısı, fetih babası Keyhüsrev’in hükümdarlık günlerinde - Allah saltanatını muhalled etsin - 667 yılında Sultanın mütevellisi zayıf kulu, Allah’ın rahmetine muhtaç Hüseyin oğlu Sinacüddin Ahmet’in eliyle yenilendi” yazmaktadır.

Sultanlar ne kadar büyük olsa da, onlara bu şeref ve şanı bahşeden

KÜLTÜ

R

Page 70: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com70

MAK

ALE

Sulh zamanında ticari maksatlar için kullanılan Sultanhanı, harb zamanında o belde ahalisinin düşman hücumundan korunmak için sığındığı veya sefer esnasında ordunun konakladığı müstahkem yer olarak da kullanılmıştır. Bilhassa hudut boylarına yakın kervansaraylar, hudut kalesi vazifesini görmüştür. Sultanhanı; kendisine 150 kadar askeriyle birlikte sığınan İlyas adlı kahraman bir Türk beyini, 20.000 askerle iki ay gibi uzun bir süre hanı kuşatan Moğol komutanı İrincin Noyan’ateslim etmeyerek, aşılması zor bir kale olduğunu da göstermiştir. Ayrıca Aksaraylı ünlü tarihçi KerimüddinMahmudAksaray-i “Selçuklu Devletleri” isimli eserinde kervanlara rahat vermeyen haydutlara engel olmak için harap durumdaki bu hanı tamir ettirdiğini yazmaktadır.

Sultanhanı’nın mimari özelliklerini incelediğimizde, ayrıntılı olarak anlatılmaya kalkılsa nerdeyse bir kitap olur.Ancak fazla detaya girmeden özetleyecek olursak, sizleri önce som ak mermerden, tek bir taştan dökülmüş intibası uyandıran hanın Tak Kapısı karşılar. Selçuklu devri mimarisinin ve güzel sanatlarının hepsini el ele vermiş görüyoruz.Sülüslü yazıları, çok çeşitli geometrik desenleri, süsleme ve bezemeleri ile bu kapıda tekâmülün zirvesine ulaşmaktadır. Ayrıca iç kısımda yer alan kışlık kapalı bölümün tak kapısı da görülmeye değer ayrı bir mimari şaheserdir. Kesme taş malzemeyle, yığma duvar tekniğinde inşa edilen Sultanhanı, yazlık açık ve kışlıkkapalı iki türün birleştirilmesinden oluşan karma han tipindedir.

Han içerisindeki yaşam alanlarını kısaca özetlersek, yatakhane ve aşhane, erzak ambarları, ticari eşya depoları, yolcuların hayvanları için ahırlar, samanlıklar, yolcuların namaz kılmaları için mescit, misafirlerin yıkanması için hamamlar, abdest almaları için şadırvanlar, tedavileri için hastane ve eczane, ayakkabılarının tamiri ve fakir yolculara yenisinin yapılması için ayakkabıcı, hayvanları nallamak için nalbant, bu teşkilat ve tesisleri idare edecek, gelir ve gider hesaplarını yapacak divan (büro) ve memurları olduğu bilinmektedir. .Bu suretle Han’a inen ve konaklayan tüccar ve her türlü yolcu, zengin fakir; Müslüman gayri Müslim kim olursa

olsun, orada her türlü ihtiyacını ücretsiz olarak görebilmiştir.

Vakıf bir han olan Sultanhanı Kervansarayı, Müsameret-ülAhbar’dan edindiğimiz bilgide hanın mütevellisi İlhanlılar’dan Gazan Mahmud Han’ın yarlığı ve altın damgası ile Aksaraylı tarihçiKerimüddinMahmud Aksaray-i’dir. Kerimüddin Mahmud Aksaray-i İlhanlı hakimiyetindeki Selçukluların yurdunun bir çeşit vakıflar nazırı(bakanı) idi.

Sultanhanı’nda hasta yolcular, sıhhat buluncaya kadar tedavi edilmiş, hayvanlarının tedavisi de baytar (veteriner) tarafından yapılır ve tedavi masrafları vakıf tarafından karşılanmıştır. Fakir hastalar, öldüğü takdirde kefen masrafları da vakıf gelirlerinden ödenmiştir.Büyük ve muhkem bir yer olan Sultanhanı Kervansarayı akşam olunca kapıları sıkıca kapatılır, vazifeliler tarafından kandiller yakılırdı. Kapı kapandıktan sonra hiç kimse dışarıya çıkarılmaz, fakat dışarıdan gelenler içeriye alınırdı. Şafak sökünce davullar çalınır, herkes uyandıktan sonra hancı; “Ey ümmet-i Muhammed! malınız, canınız, elbiseleriniz ve atınız tamam mı?” diye sorar, herkes; “tamamdır,Allahüteala hayır sahibine rahmet eylesin” diyerek Sultanhanınıvakf edene dua ederlerdi. Herkes gerekli yol hazırlıklarını yaptıktan sonra kapılar açılır, hancı misafirlere; “gafil gitmeyin, herkesi arkadaş etmeyin, yürüyün, Allah asan (kolay) getire” diye dua ve nasihatte bulunduktan sonra kervanlar uğurlanırdı.

İslam dininin misafirperverliğe ve hayırseverliğe verdiği ehemmiyet sonucu ortaya çıkan kervansaraylar, tarihin sessiz tanıkları olarak kaderine terk edilmiş bir görüntü sergilese de virane halleriyle hala insanlığa hizmet etme çabası içerisindedir. Umarım, Sultanhanı Kervansarayının gün geçtikçe kötüye giden akıbeti bu yazımız ile yetkililerin ilgi ve dikkatine mazhar olurda, hanın özellikle kışlık bölümü yıkılmadan bir an önce müdahale edilir.

Hancının dediği gibi “gafil gitmeyin”....!

KÜLT

ÜR

www.metropolaksaray.com70

Page 71: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 71

MAKALE

Page 72: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com72

MAK

ALE

Türkiye’de yapılacak en büyük şölenlerden biri 10 Haziran 2013 tarihinde Aksaray Dağılgan Stadyumu’nda yapılacakUluslararası Türkçe Derneği TÜRKÇEDER tarafından 11.si düzenlenecek olan Türkçe Olimpiyatları 11-16 Haziran 2013 tarihleri arasında gerçekleştiriyor.140 ülkeden 1750 öğrencinin katılacağı olimpiyatlar. aralarında Aksaray’ın da bulunduğu 51 ayrı şehirde gerçekleşecek.10 Haziran 2013 tarihinde Aksaray’da yapılacak Türkçe Olimpiyatları için tüm kurum ve kuruluşlar Aksaray Belediye Başkanı Nevzat Palta Başkanlığında bir araya gelerek dev organizasyon öncesi istişare toplantısı yaptı.AGİAD tarafından düzenlenen istişare toplantısına Aksaray Belediye Başkanı Nevzat Palta, Ak Parti İl Başkanı M. Fatih Yıldırıcı, Aksaray Üniversitesi Rektörü Prof Dr. Mustafa Acar, Ticaret Odası Başkanı Ali Öztürk, Ticaret Borsası Başkanı Kemal Gümüşsoy, AGİAD Başkanı Reha Güven, Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Hamit Özkök, Ziraat Odası Başkanı Emin Koçak, Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mahmut Aktürk, İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Mehmet Kumkumoğlu ile Aksaray’da faaliyet gösteren gazetelerin sahipleri, temsilcileri, cemiyet başkanları katıldı. Aksaray Belediye Başkanı Nevzat Palta, yaptığı açıklamada 10 Haziran 2013 günü Aksaray halkının Aksaray Şöleninde Türkçe olimpiyatları ile buluşacağına dikkat çekerek şunları söyledi “ Uluslararası Türkçe Derneği TÜRKÇEDER tarafından 11.si düzenlenecek olan Türkçe Olimpiyatları 11-16 Haziran 2013 tarihleri arasında gerçekleştirilecektir. Onlar her sene göçmen kuşlar misali ülkemize şiirler şarkılar, horonlar ve halaylarla süzülüyorlar. 140 ülkeden 1750 öğrencinin katılacağı olimpiyatlar 51 ayrı şehirde gerçekleşecek olup, programlardan sonra İstanbul’da yapılacak olan veda töreni ile bitecektir. Öğrencilerin 11.yıl için çok özel olarak hazırladıkları gösteriler 65 ayrı sahnede izleyicileri ile buluşacaktır. Daha önce “Sevgi Dili Türkçe, Aynı Dili Konuşuyoruz, Gelin Tanış Olalım, İnsanlık El Ele Bayram O Bayram Olur” sloganlarını kullanan Türkçe Olimpiyatlarının bu seneki sloganı ise “Evrensel barışa doğru” şeklindedir.

Dini, dili, ırkı ve rengi farklı Dünyanın değişik ülke ve kıtalarından Türkçe ile buluşan örgenciler bir kere daha sevgi, bir kere daha dostluk mesajlarıyla beraber yaşayacakları ve birlikte kuracakları yeni bir dünya dileklerini seslendireceklerdir. Bilindiği gibi Türkçe Olimpiyatlarında şarkı, şiir, halk oyunları, genel kültür, güzel konuşma ve özel beceri gibi 20 ayrı yarışma dalı vardır. Kıyasıya geçen yarışmalarda örgencilerin gayretlerini ülkemizin çok değerli bilim adamları ve sanatçılardan oluşan jüriler değerlendirecektir. Ülkemizin doğru ve etkin tanıtımına katkı yapan Türkçe Olimpiyatlarında halkımızın teveccühü çok üst seviyededir.

Türkiye’de yapılacak en büyük şölenlerden biride 10 Haziran 2013 tarihinde Aksaray Dağılgan Stadyumu’nda yapılacak. AKSARAY ŞÖLENİ Belediye Başkanı Nevzat Palta olarak şahsım, Aksaray Üniversitesi Rektörü Prof Dr. Mustafa Acar, Baro Başkanı Levent Bozkurt, Ticaret Odası Başkanı Ali Öztürk, Ticaret Borsası Başkanı Kemal Gümüşsoy, AGİAD Başkanı Reha Güven, Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Hamit Özkök, Ziraat Odası Başkanı Emin Koçak, Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mahmut Aktürk, Aksaray MÜSİAD Başkanı Kerim Yardımlı, İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Mehmet Kumkumoğlu, Müteahhitler Birliği Başkanı İsmail Gümüşsoy, Mali Müşavirler Odası Başkanı Bünyamin Köse, Sema Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kulaksız ve Sema Koleji Müdürü Mehmet Ali Akbaş’ın bulunduğu tertip heyeti tarafından organize edilecek. Dünyanın değişik ülkelerinden gelen yaklaşık 80 olimpiyat öğrencisinin, 10 Haziran 2013 pazartesi akşamı Aksaray Dağılgan Stadyumu’nda yapılacak Türkçe Olimpiyatları Aksaray Şöleni’yle Aksaray halkıyla buluşacaktır. Bütün hemşerilerimizi, 10 Haziran Pazartesi akşamı nefesimizi tutup izleyeceğimiz Türkçe Olimpiyatları Aksaray Şöleni’ne bekliyoruz. Ülkemizde büyük bir ilgi ve teveccühle takip edilen Türkçe Olimpiyatları

“TÜRKÇE OLİMPİYATLARININ KALBİ 10 HAZİRAN’DA AKSARAY’DA ATACAK”

140 ülkeden 1750 öğrencinin katılacağı olimpiyatlar, aralarında Aksaray’ın da bulunduğu 51 ayrı şehirde gerçekleşecek.

Page 73: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 73

MAKALE

şehrimizin etkin olarak tanıtılmasında önemli bir rol oynayacaktır. Bu kültür şöleni vesilesi ile birçok yazılı ve görsel medyada şehrimizin sesini duyurma fırsatı elde edeceğiz. Bu kültür şölenin şehrimizde yapılmasında emeği geçen ve bizi yalnız bırakmayan ve her zaman desteklerini yanımızda görmekten mutlu olacağımız siz değerli basım mensuplarına teşekkür ederiz.Başkan Nevzat Palta’nın açıklamasının ardından toplantıya katılan sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve basın mensupları Türkçe Olimpiyatlarıyla ilgili tek tek görüşlerini belirterek bu dev organizasyonun Aksaray’da yapılmasından duydukları memnuniyeti dile getirdiler STK temsilcileri ve basın mensupları 10 Haziran 2013 günü Aksaray’da yapılacak programa gereken her türlü desteği vereceklerini belirterek, Aksaray Şöleninin Aksaray’a yakışacak nitelikte bir program olacağına yürekten inandıklarını kaydettiler.

www.metropolaksaray.com 73

Page 74: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com74

MAK

ALE

Kısa adı AKMEK olan Aksaray Belediyesi Meslek Edindirme ve Kadın Aktivite Merkezinde üretilen el emeği öz nuru ürünlerin sergisi Kültür Park Site AVM ‘de açıldı. Sergi açılışına Aksaray Belediye Başkanı Nevzat Palta, Milletvekili İlknur İnceöz, Cumhuriyet Başsavcısı Taner Aksakal, Milli Eğitim Müdürü Lütfiye Deneri ve çok sayıda davetli katıldı. Aksaray belediye Başkanı Nevzat Palta yaptığı konuşmada şunları söyledi “Aksaray belediyesi meslek edindirme kursları çerçevesi içerisinde hanım kardeşlerimizin özellikle el emeği göz nuru üretmiş olduğu ürünlerin bu gün inşallah sergisini açmış olacağız. 3 gün devam edecek. İnşallah bütün hemşerilerimizi başta hanım efendiler olmak üzere bu sergimize davet ediyoruz. Gelsinler gezsinler görsünler diyorum. Burada emeği geçen başta hocalarımıza öğrenci kardeşlerimize hanımefendilere yürekten teşekkür ediyorum. Emeğinize sağlık diyorum.”Milletvekili İlknur inceöz: “AKMEK’teki kursiyer hanımlarımızın el üretimlerinin el sergisine hepiniz hoş geldiniz. Ben öncelikle tüm hanımlarımızın dünya kadınlar gününü kutluyorum. Dünya kadınlar günü hepimizin kutlu olsun. Tabii kadın günümüzü kutlarken şunu da sizlerle özellikle paylaşmak istiyorum. Özellikle kadının ilk insandan yaratılışla beraber kadınlarımız çok önemli haklara sahipti. Hem inancımız gereği Cenab-ı Mevla’m bu hakları bizlere vermişti. İslamiyet’le beraber. Ama zaman içerisinde baktığımızda bu haklar zaman içerisinde erimiş. Bugün bu hakların belki bir mücadelesi

AKMEK’Lİ HANIMLARIN EL EMEĞİ

GÖZ NURU ÜRÜNLERİ

SERGİLENİYOR Belediye Başkanı Nevzat Palta, Milletvekili İlknur İnceöz, Cumhuriyet Başsavcısı Taner Aksakal, Milli Eğitim Müdürü Lütfiye Deneri serginin kurdelesini birlikte keserek hizmete açtılar.

Page 75: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 75

MAKALE

olarak kutlanan dünya kadınlar günü hakikaten anlamlı. Biz sadece tek bir günü değil 365 günü kadınlarımıza değer veren hakikaten kadınlarımızın hak ettiği yere gelmesi noktasında siyasiler olarak çok ciddi destekler veriyoruz. Başta sayın başbakanımız olmak üzere. Onların değerli eşleri olmak üzere. Bugün burada açılan kursta hükümetin yanında çok kıymetli belediye başkanımın yerel anlamda kadınlara verdiği desteği göstermektedir. İşte bu sergi kadınlarımıza fırsat verilirse neleri yapabileceği elleri gözleriyle nakışları nasıl işledikleri el emeklerinin göz nurlarının en güzel göstergesidir. Ben kadınlarımızın toplumun her alanında nüfusumuzun yarısını oluşturan kadınlarımızın toplumun her alanında kadını ile erkeği ile birbirine destek vermek suretiyle çok daha güçlü bir yer edineceğini görmekteyim. Bunun yanında kadınlarımız bu gücünün yanında anne olmasıyla da çok ayrı bir vasfı vardır ki cennetin anaların ayaklarının altına bahşedilmesi de kadınlarımızın inanç gereği ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Ben bütün bu duygu v düşüncelerle tüm kadınlarımızın analarımızın elleri öpülesi hanımefendilerin kadınlar gününü kutluyorum. İnşallah daha az sorunların konuşulduğu daha çok mutlulukların paylaşıldığı günler olmasını temenni ediyorum. Yine serginin açılışında emeği geçen başta başkanımız olmak üzere tüm kadınlarımızı yürekten tebrik ediyorum. Yapılan konuşmaların ardından Belediye Başkanı Nevzat Palta, Milletvekili İlknur İnceöz, Cumhuriyet Başsavcısı Taner Aksakal, Milli Eğitim Müdürü Lütfiye Deneri serginin kurdelesini birlikte keserek hizmete açtılar. Ayrıca sergiye katılan protokol üyelerine AKMEK’li hanımlar tarafından yapılan el emeği göz nuru ürünlerden oluşan çeşitli hediyeler verildi.

Page 76: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com76

MAK

ALE

Kanser Haftası (1-7 Nisan)1956 yılında Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu’nun

önerisi ile Nisan ayının ilk haftası ülkemizde Kanser

Savaş Haftası olarak kabul edildi.

Kanser tedavi edilebilen bir hastalıktır. Erken teşhis edilen kanser tedavisinden iyi sonuç

alınmaktadır.

Kanser bir hücre hastalığıdır. Hücre ise canlıların yapı taşıdır. Yapıları ve işlevleri birbirine benzeyen hücreler bir araya gelerek dokuları, dokular birleşerek organları ve sistemleri

oluştururlar.Hücrenin ana özelliği bölünüp çoğalmasıdır. Bölünüp çoğalan hücreler vücuttan atılır.Kanser, hücrenin olağandışı bölünüp çoğalmasıdır. Kanserli hastalarda hücre, canlının zararına çoğalır. Organların işlevlerini yapmalarını engeller.Halk sağlığı yönünden kanserin önemi; hastalığın öldürücü olması ve sık görülmesidir. Bu açıdan bakıldığında kanser hastalığı dünyanın en önemli sağlık sorunudur.Kanserle savaşabilmek, zararlarını azaltabilmek için halka hastalığın

önemini ve kanserle savaş yollarını anlatmak gerekir.

Tıp biliminin gelişmesi, insanların eskiye göre daha bilinçli yardım istemeleri, pek çok insanı kanserden kurtarıyor. Gün geçtikçe,

kanserden kurtulanların oranı daha da artacaktır.Kanser konusunda hastaya yardımcı olmak, hastalıkla ilgili araştırmaları desteklemek, doktorların eğitimine yardımcı olmak için 1947 yılında Ankara’da Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu adı ile bir dernek kuruldu. Dernek kuruluşundan bu yana yurttaşları kanserin erken tanımı ve iyileştirme konularında uyarıyor. Kanser hakkında bilgili olmamız için çalışmalar yapıyor. Bu kuruluş 1952 yılından beri Türk Kanser Haberleri adlı bir dergi çıkarmakta, isteyenlere dergiyi parasız göndermektedir.1956 yılında Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu’nun önerisi ile Nisan ayının ilk haftası ülkemizde Kanser Savaş Haftası olarak kabul edildi. Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu’nun çabaları ile yurdumuzda ilk kanser hastanesi, 1956 yılında Ankara’da açıldı.Kanser hastalığının gerçek nedeni tam olarak bilinmiyor. Ancak çok alkol ve sigara içenlerde, boya işlerinde çalışanlarda, kimyasal maddelerle uğraşanlarda, güneş ve röntgen ışınları altında uzun süre kalanlarda hastalık daha çok görülmektedir.İşe yarayan bir çok ilacın özünde doğanın mutlaka izi vardır. Kanser hastalığını tedavi edici bitkileri sayıyoruz. Eğer bu hastalıkla boğuşuyorsanız ya da yakalanmaktan korkuyorsanız o halde bu saydığımız bitkileri mutlaka tüketin.

Çin geveni, çörekotu, ışgın, reishi mantarı, yeşil çay, zencefil, zerdeçal/karabiber ikilisi, zeytin yaprağı akciğer kanseri ne çok iyi geliyor. Ayrıca tedavi için alınan ilaçlarında etkisini arttırıyor.

SAĞ

LIK

Page 77: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 77

MAKALE

Akgünlük, brokoli filizi, çemen otu, çörek otu, deve dikeni, ginkgo biloba, karahindiba, reishi mantarı, yeşil çay, zencefil, zerdeçal/karabiber ikilisi kalın bağırsak kanserine iyi gelen bitkiler arasında yer alıyor. Bu bitkiler sindirimi kolaylaştırıyor ve kalın bağırsak kanseri ile mücadele ediyor.

Akgünlük, brokoli filizi, karahindiba, ökseotu, pelinotu, reishi mantarı, yeşil çay, zencefil, zerdeçal/karabiber ikilisi, zeytin yaprağı günümüzde özellikle kadınların boğuştuğu ve erken teşhisin hayat kurtardığı meme kanseri ile savaşıyor. Eğer meme kanserinden korunmak istiyorsanız bu bitkileri sofranızdan eksik etmeyin! Ayrıca 6 ayda bir mutlaka kontrollerinizi yaptırın.

Brokoli filizi en güçlü doğal antikanser sulforafanı içeren bitkiler arasında. Kanser kök hücrelerini öldüren brokoli filizi aynı zamanda kanser ilaçlarının etkisini de arttırıyor. Sofranızdan eksik etmemelisiniz.

Bağışıklık sistemini kuvvetlendiren ve kanser hastalığı ile baş eden bir bitki de çin geveni .

Kanser hücrelerinin öldürülmesinde ve kanser ilaçlarının etkisinin arttırılmasında işe yarayan çörekotu yağı, aynı zamanda baş ağrısına da iyi geliyor.

Kanser tedavisinde başarıyı arttıran ve kalbin korunmasını hızlandıran koenzim Q10 ‘u da unutmamak gerek.

Kanser hastalığında en önemli şeylerden bir tanesi bağışıklık sistemidir. Bu yüzden özellikle bağışıklık sisteminizi güçlendiren bitkiler tüketmelisiniz. İşte o bitkilerden bir tanesi daha! Reishi mantarı, hem bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardım ediyor, hem de kanserli hücrelerin öldürülmesi sağlıyor. Üstelik kemoterapinin etkisini de arttırıyor.

Her türlü kanserle savaşan yeşil çay , özellikle kanserli hücrelerin öldürülmesinde faydalı.

SAĞLIK

Page 78: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com78

MAK

ALE Kış aylarında ilaç değil besinler

Yeterli ve dengeli beslenme; her mevsimde dikkat ettiğimiz gibi kış aylarında da dikkat etmemiz gerekenlerin başında geliyor. Kış mevsiminin etkisini göstermeye başlaması ile vücut direnci düşeceği için üzerine yetersiz beslenmede eklenince grip, nezle ve soğuk algınlığı gibi hastalıklara yakalanmak kaçınılmaz oluyor.

Antioksidan besinlerden asla vazgeçmeyin Vücudumuzda tükettiğimiz besinlerden enerji elde edilmesi için oksijenle yanmaları gerekir. Yanma tepkimesi sonucunda dokulara zarar veren serbest radikaller ortaya çıkar. Sigara, egzoz dumanı, stres, hava kirliliği ve radyasyon gibi birçok faktörde serbest radi-kallerin oluşumunu artırır. Serbest radikallerin artışı kalp damar rahatsızlıkları, kanser gibi ciddi hastalıklara yol açmakla birlikte erken yaşlanma ve bağışıklık sistemimizin zayıflamasına da neden olur. Antioksidan maddeler bu zararlı bileşiklerden kurtulmamızda rol oynar, bir anlamda vücudumuzu temizleyen maddelerdir. Hastalıklara yakalanma ihtimalimizin yüksek olduğu soğuk kış günlerinde antioksidan besinleri beslenmemize dahil etmemizde fayda olacaktır. Antioksidan besinleri tanıyın Bağışıklık sistemini güçlendirmenin en iyi yolu kaliteli beslenmekten geçiyor. En önemli antioksidanlar C vitamini, E vitamini ve beta karotendir. Bunun için vitamin açısından zengin antioksidan içeren C vitamini, E vitamini, beta karoten içeren besinler ihmal edilme-meli. Beta karoten renk ve sağlığın temsilcisidir Sebze ve meyvelere renk katan karetenoidlerden en önemlisi beta karotendir. Beta karoten immün sistem hücre sayısını arttıran ve vücudumuzda A vitaminine dönüşen önemli bir anti-oksidandır. A vitamini, havuç, ıspanak, kabak, marul, brokoli, yumurta sarısı, karaciğer ve domateste bulunur. Yağda çözünen A vitamini vücudumuzda depolanır bu yüzden fazla alımı toksik etki yaratabilir. Önemli bir antioksidan olan A vitamini gece körlüğünü önler, üreme ve kemik gelişiminde rol oynar, oksidatif stresi önleyerek kanser oluşumuna engel olur. Beta karoten bu yolla hem bağışıklık sistemimizi güçlendirir hem de A vitaminine dönüşerek vücudumuz için birçok yarar sağlar. C vitamini hastalıktan korur Belki de toplumda en çok bilinen antioksidan besinler C vitamini içerenlerdir. Neredeyse herkes kış aylarında hastalıktan korunmak için C vitamini alınması gerektiğini bilir. Limon, portakal, kuşburnu, greyfurt, dolmalık biber, enginar, kivi, brokoli, fasulye, çilek, mayda-noz C vitamininin en önemli kaynaklarıdır. Vücut sıvılarında serbest radikallerle savaşarak antioksidan etki gösteren C vitamini güneş ışınlarının oluşturduğu oksidasyon stresine karşı lensleri koruyarak katarakt oluşumunu geciktirir, güneş ışınlarının neden olduğu deri kanserini ve skorbüt hastalığını önler. C vitamini suda eriyen bir vitamin olduğu ve depolanmadığı için günlük olarak alınması gereklidir. E vitamininin faydası göz ardı edilemez E vitamini kolay oksitlenebilen çeşitli bileşiklerin oksidayonunu önler ve böylece antioksidan aktivite göstererek vücudumuzu has-talıklardan korur. Aynı zamanda serbest radikalleri etkisizleştirerek anti-karsinojenik aktivite gösteren E vitamininin kanseri önlemede de önemli rolü vardır. Fındık, fıstık badem, ceviz, susam, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve soya en önemli E vitamini kaynaklarıdır. E vitamini yağda çözünen bir vitamindir, vücutta depolanır ve günlük tüketilen yiyeceklerde bulunduğu için vücutta eksikliği görülmez. Gribal enfeksiyonlarından korunmada E vitaminin faydası göz ardı edilemez. Probiyotikler bağışıklık sistemimizi güçlendirir Sağlığa yararlı canlı mikrobik besin bileşimleri olarak tanımlanan, İnsan sağlığı için yararlı mikroorganizmaları yapılarında bulunduran probiyotikler; bağırsaklarda hastalık yapıcı mikroorganizmaların üre-mesini engelleyerek bağışıklık sistemimizi güçlendirirler. Kanserden korunmada ve ishal tedavisinde önemli rol oynayan bu besinler im-mün sistemimizin gelişmesinde rol oynarak vücudumuzu hastalıklar-dan korurlar.Probiyotik yoğurt ve kefir kolaylıkla ulaşabiliceğimiz ve sağlıklı tükete-bileceğimiz önemli probiyotik besinlerdir.

SAĞ

LIK

Page 79: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 79

MAKALEAyva Dolması (Aksaray)

Malzeme

Ayva 6 küçük boy

Soğan 1 küçük boy

Maydanoz 1/4 demet

Kıyma 1/2 su bardağı

Duru Pilavlık Bulgur 1/4 su bardağı

Zeytinyağı 1/4 su bardağı

Karabiber 1/2 tatlı kaşığı

Kırmızı biber 1/2 tatlı kaşığı

Tuz 1 tatlı kaşığı

Su 1+1/2 su bardağı

Pekmez 2-3 yemek kaşığı

Porsiyon Adedi: 6

YAPILIŞI

Ayvalar yıkanır, baş kısımları kapak gibi kesilir, içleri oyulur ve kararma-

ması için limonlu suya atılır. Soğan soyulur, yıkanır ince ince doğranır.May-

danozlar yıkanır,ayıklanır ve ince kıyılır.Bir kaba kıyma, bulgur, soğan, yağ,

baharatlar, maydanoz ve tuz konur, iyice karıştırılır. Ayvanın içi,hazırlanan

iç ile doldurulur ve yayvan bir tencereye dizilir.Üzerine sıcak su ve pek-

mez dökülerek hafif ateşte ayvalar yumuşayıncaya kadar (yaklaşık 45-60

dakika) pişirilir.

NOT: Tarif Aksaray’dan alınmıştır.Genel olarak iç nadolu bölgesinde yay-

gındır. Pirinçli olarak da yapılır. Arzuya göre salça ilave edilebilir.

TARİF

www.metropolaksaray.com 79

Page 80: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com80

MAK

ALE

SAĞ

LIK

ÇocUklARDA Dİş bAkımınA bAşlAmA

er çocuk şimdi ve gelecekte iyi bir diş bakımını hak eder. Peki ya nasıl ne zaman diş fırçalamaya başlamak gereklidir? Neden çocukların dişlerinin sağlıklı olması büyük önem taşır? Çocukların yeni çıkan süt dişleri geçici olabilir ama yinede onlara iyi bakmak diş fırçalama alışkanlığı kazandırmak için önemlidir. Koruyucu diş hekimliğinin temelini çocuklardaki diş tedavileri oluşturmaktadır. Genellikle süt dişleri gelip geçici olmaları nedeni ile süt dişi çürükleri ve hastalıkları halk arasında önemsenmemektedir. Süt diş sürmeleri (6 ay-3 ay)bunu takip eden karma dişlenme dönemi (6-12)çocukta gelişimin en hızlı ve aktif olduğu döneme rastlamaktadır.

Çocuklarda Diş Bakımına Ne Zaman Başlanmalıdır?İlk dişlerin sürmesini takiben bu dişlerin temizliğine başlanması gerekir. Süt dişlerinin her türlü yiyecek ve içeceklere maruz kalması sonucu üzerinde plak oluşumu gözlenebilir ve bu plağın uzaklaştırılması daha faydalı olacaktır. Kahvaltı sonrasında ve geceleri yatmadan önce dişleri temiz bir gazlı bezle silmek bu plak oluşumunu engellemeye yardımcı olacaktır.

Neden Çocukların Dişleri Çürür?-Süt dişlerinin organik madde içeriği daimi dişlere göre daha fazla olduğundan çürümeye yatkınlıkları ve çürüme hızları daha fazla olmaktadır.-Çocuklar ağız bakımına yetişkinler kadar dikkat etmezler. Anne ve babaların çocuklarına fırçalama alışkanlığı kazandırıp, fırçalamadan sonra çocuğun dişlerini kontrol etmeleri gerekmektedir.-Diş fırçası kullanımına ortalama 2,5-3 yaşlarında başlanılması uygundur.Çocuklarda Çürük Oluşumu Engellenebilir mi? Çürüğü tamamen engelleyebilecek bir aşı ya da ilaç henüz geliştirilememiş olmasına rağmen çürük sayısını azaltmaya yönelik malzemeler günümüzde kullanılmaktadır.

H

Page 81: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 81

MAKALE

SAĞLIK

Sert fırçaların çocuk dişlerinde aşındırma yapabileceği göz

önünde bulundurularak; çocukların ağız büyüklüğüne

uygun yumuşak fırçaların tercih edilmesi gerekir.

D iş Fırçalama: Ebeveynler sürekli çocuklarının dişlerini fırçalamadığından yakınmaktadırlar. Bu yaşlarda diş fırçalama alışkanlığının kazanılması ve ileriki yaşlarda bu alışkanlığın sürdürülmesindeki en önemli etkendir.Çürük Önleyiciler (Fissür Örtücüler) Azı dişlerinin çiğneme yüzeylerinde fissür denilen çukurcuklar

bulunmaktadır.Yerel Flor Uygulaması: Diş yüzeylerine flor uygulaması ile dişlerin çürüğe karşı olan direnci arttırılır.

Çocuklarda Diş Fırçası ve Diş Macunu SeçimiSert fırçaların çocuk dişlerinde aşındırma yapabileceği göz önünde bulundurularak; çocukların ağız büyüklüğüne uygun yumuşak fırçaların tercih edilmesi gerekir. Çocuklar diş macunu tadını çok severler ve genellikle macunu yutarlar. Bu nedenle 3 yaşından küçük çocuklarda diş macunu kullanılmamalıdır.

Çocuklara Diş Fırçalama Alışkanlığı Kazandırılması İçin Öneriler-Bir yandan çocuğunuz dişlerini fırçalarken bir yandan da farklı bir diş fırçası ile siz dişlerinizi fırçalayın.-Evde mutlaka diş fırçalama panosu oluşturun ve her fırçalamadan sonra pano üzerinde işaretleme yapın-Çocuğunuza birkaç farklı renkte diş fırçası alın. Her seferinde farklı renklerle diş fırçalamak çocuğunuzun motivasyonunu artıracaktır.-Çocuğunuza yapışkan özelliği olan şeker, çikolata, bisküvi yedirin ve aynada dişlerinin üzerine nasıl yapıştığını gösterin. Daha sonra dişlerini fırçalatın ve dişlerinin ne kadar güzel, temiz ve beyaz olduğunu ona gösterin ve söyleyin.-Yaklaşık 2 dakika fırçalamasını sağlayın

Çocukların

DİŞLERİ

NEDEN ÇÜRÜRSüt dişlerinin her türlü yiyecek ve içeceklere

maruz kalması sonucu üzerinde plak oluşumu gözlenebilir ve bu plağın uzaklaştırılması

daha faydalı olacaktır. Kahvaltı sonrasında ve geceleri yatmadan önce dişleri temiz bir gazlı bezle silmek bu plak oluşumunu engellemeye

yardımcı olacaktır.

SAĞLIK

www.metropolaksaray.com 81

Page 82: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com82

MAK

ALE

SAĞ

LIK

Bebeğin diş çıkardığını nasıl anlarız?

Çocuklarda diş çıkarma sırasında görülen en tipik belirtiler şöyle:

Tükürüğün artması ve ağız dışına çıkması, Çocuğun elini ağzına götürüp diş sürmek üzere olan bölgeleri kaşıması, Çocuğun huzursuz olması, Bazen iştahsızlık görülmesi, Verilen besinin diş sürmenin olduğu bölgeye temasıyla çocuğun rahatsız olması.

Bebeğin diş çıkarırken çektiği ağrıyı nasıl azaltabiliriz?

Ellerinizi yıkadıktan sonra diş çıkan bölgeye parmakla hafif masaj yapın. Hafif kabarık olan, diş sürmenin gerçekleşeceği bölgeye bir bez parçasıyla masaj yapın, Küçük bir bez parçasını buzdolabında bir süre soğuttuktan sonra çocuğun diş sürme alanına hafif bir basınçla uygulayın, Çay kaşığını buzdolabında hafif soğuttuktan sora diş süren bölgeye hafif baskı yaparak, bebeğin ağrısını azaltabilirsiniz. Eğer çocukta çok ciddi bir huzursuzluk varsa, düşük oranda ağrı kesici kullanabilirsiniz. Eczaneden alabileceğiniz, diş sürmeyi ortadan kaldıran bazı jeller çocuğun anlık ağrısını azaltır. Ancak bu jelleri kullanırken dikkatli olmalısınız. Jelin içindeki anestezik maddeye bağlı olarak, çocuklarda çok düşük de olsa alerjik reaksiyon görülebilir. Bebeğinize soğuk meyve püresi ya da meyve yedirin. Örneğin buzdolabından çıkarılmış havucu çocuğun eline vermek ya da çocuğun o bölgeyi ısırmasını sağlamak da etkili yöntemlerdendir.

Süt dişleri hangi yaşta yerini daimi dişlere bırakır?

Ağızda ilk çıkan süt dişleri ve daha sonra çıkan daimi dişler, alt ön dişlerdir genellikle. İstisnai durum, 6 yaş dişleri dediğimiz ağızdaki birinci büyük azı dişlerinin, süt dişlerinin değişmesini beklemeden süt dişlerinin en arka kısmında sürmesidir.

Genellikle daimi dişler 7-8 yaşlarında ağızda görünmeye başlar, 12-13 yaşlarında da tamamlanır. Süt dişleri yerini daimi dişlere bırakırken sorunlarla karşılaşılabilir. Özellikle alt ön süt dişlerinin daimi dişlerle yer değiştirmesi esnasında, daimi dişlerin sürme pozisyonu dil ya da dudak tarafından yönledirilebilir. Buna “ektopik sürme” denir.

Ektopik sürme durumunda, yani daimi dişin süt dişinin rehberliğinde değil de damak veya yanak tarafından sürmesi halinde, süt dişinin diş hekimi tarafından çekilip sürme rehberliğinin yapılması çok basit bir tedavi yöntemidir.

Bebeğimizi diş hekimine ilk ne zaman götürmeliyiz?

Teorik olarak ilk süt dişleri çıktığı zaman bebeğinizi çocuk diş hekimine ya da diş hekimine götürmelisiniz. Bu ziyaret, dişlerin sürme zamanlarının, ağız bakımının anlatılması ve ilk süren dişlerin yapısal herhangi bir farklılığının olup olmadığının tespiti açısından çok önemlidir. İlk dişlerin çıkması ya da çocuk bir yaşını doldurduğu güne kadar geçen süre içinde ilk diş hekimi ziyaretinin yapılması gerekir.

SAĞ

LIK

Page 83: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 83

MAKALE

Page 84: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com84

MAK

ALE

İhale Tamam, Yollar İçin 123 Milyon Lira Harcanacak

Aksaray kamuoyunun karayolları ile alakalı uzun zamandır beklediği yatırım müjdesi nihayet geldi.

Aksaray şehir merkezini yakından ilgilendiren bölge yollar için 123 milyon lira gibi dev bir bütçe

harcanacak ve yeni kavşaklar, alt geçitler, genişletmeler yapılacak, yüzey sularını uzaklaştıracak

olan boru sistemi döşenecek. Çalışma kapsamında 90 bin ton alt temel malzeme ve 55 bin ton

civarında da sıcak asfalt malzemesi kullanılacak. Aksaray’a gelen Karayolları Konya Bölge Müdürü

Mahmut Yıldız, beraberinde AK Parti Aksaray Milletvekili Ali Rıza Alaboyun ve İl Başkanı Fatih

Yıldırıcı ile konuya dair son derece önemli bilgiler verdi. Çalışmaya hemen başlayacaklarını ve

2013 yılı içinde de bitireceklerini kaydeden Bölge Müdürü Mahmut Yıldız, yol yapımları süresin-

ce bazı bölgelerde kısmi trafiğe kapatmalar uygulanacağını, bu nedenle Aksaraylılardan anlayış

beklediklerini söyledi. AK Parti İl Başkanı Fatih Yıldırıcı uzun süredir devam eden Karayolları

çalışmalarının sonuçlandığını ve ihale aşamasının da tamamlandığını ifade ederek, önümüzdeki

günlerde uygulamanın başlayacağını kaydetti. Yol çalışmaların için 123 milyon liraya mal olacağını

anlatan Yıldırıcı, “Bu çok büyük bir ihaledir. Aksaray’a hayırlı olsun.

Aksaray Olimpik Kapalı Yüzme Havuzu kurulduğu günden bu

yana en ciddi organizasyonların birisine ev sahipliği yapıyor. Yüz-

me dalında Okullar Arası Kız – Erkek Gençler Türkiye Şampi-

yonası Aksaray’da başladı. 19 il’den, 93 takım ve yaklaşık 600

sporcunun katıldığı Şampiyona renkli görüntülere sahne oluyor.

Genç sporcular belirli bir sıra dâhilinde havuzu baştan sona en

kısa sürede geçmeye çalışıyor. Son derece çekişmeli müsabaka-

lar yaşanırken, ciddi bir izleyici kitlesi de müsabakaları seyrediyor.

Başlayan Şampiyonanın ilk gününde sporcular ve çalıştırıcıları

büyük heyecan yaşadı. Yaklaşık 600 sporcu birinci geçebilmek

adına gayret sarf ederken, dereceye giren sporcular 7 – 12 Ni-

san tarihleri arasında Ülkemizi İsrail’de ‘Okullar Arası Dünya

Yüzme Şampiyonası’nda temsil etmeye hak kazanacak.

Yollar İçin 123 Milyon Lira Harcanacak

Yüzme Şampiyonası Başladı

DU

VAR

www.metropolaksaray.com84

METROPOL DUVARI

Page 85: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 85

MAKALE

Yollar İçin 123 Milyon Lira Harcanacak

EŞMEKAYA SAZLIĞINI KURTARALIM

27 NİSANDA BULUŞARAK (SESİMİZİ

DUYURMAK İÇİN) “BİR BARDAK SU

DÖKELİM”

Yüzlerce kuş türünü barındıran, Eşmekaya Sazlığı ekolojik olarak BİTMEDEN KURTARIL-

MALIDIR!!!Öncelikle çevre derneklerini göreve DAVET EDİYORUM.

Çevreye duyarlı arkadaşları da “NASIL KURTARABİLİRİZ” konusunda görüş bildirmeye

çağırıyorum.

EŞMEKAYALI KARDEŞLERİM; sizlerin de Eşmekaya sazlığını kurtarmayı görev olarak üst-

lenmenizi bekliyorum.

Kapadokya’nın en önemli turizm merkezlerinden Ihlara Vadisi’ndeki kiliselerin duvarlarındaki bin yıllık resimlerin, zi-

yaretçiler tarafından yazı yazılarak tahrip edilmesini önlemek için kameralı güvenlik sistemi kuruldu. Kapadokya’nın

en büyük vadisi 14 kilometre uzunluğundaki Ihlara’da çok sayıda kaya oyma kilise, şapel ve yaşam alanları bulu-

nuyor. Üç ayrı noktadaki gişelerden girilebilen vadiyi, yılda 300 binden fazla yerli ve yabancı turist ziyaret ediyor.

Kiliselerin güvenliğini sağlamak ve tahribatı önlemek için kısa süre önce Ihlara Vadisi’nde kameralı güvenlik sistemi

kuruldu. En çok tahribata uğrayan kiliselere full HD kayıt yapan kameralar yerleştirildi. Kiliselerin içine yerden

aydınlatma sistemi kurulurken, resimlere zarar vermemesi için 24 voltluk aydınlatma araçları kullanıldı. Aksaray

Müze Müdürü Yusuf Altın, yaptığı açıklamada, Ihlara Vadisi’ni doğal yapısı nedeniyle kontrol etmenin çok zor ol-

duğunu belirterek, tarihi eserlerin 24 saat izlenebilmesini sağlayacak kameralı güvenlik sisteminin kurulması için

Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne başvurduklarını söyledi. Genel Müdürlüğün Konya Röleve ve

Anıtlar Müdürlüğü’ndeki teknik elemanları bu iş için görevlendirdiğini, yürütülen ortak çalışma sonucunda 64 ka-

mera kapasiteli güvenlik sisteminin kurulduğunu ifade eden Altın, vadide gişelerin yanı başına jandarma ile birlikte

ekrandan Ihlara Vadisi’nin ve kiliselerin izleneceği bir güvenlik noktası da oluşturduklarını aktardı.

Vadideki Freskler Kameralarla Korunacak

DU

VAR

www.metropolaksaray.com 85

METROPOL DUVARI

Page 86: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com86

MAK

ALE

Aksaray’da Fen ve Teknoloji dersinde gördükleri teorik bilgileri

pratiğe çeviren minik öğrenciler, bozuk ve kullanılmayan elektro-

nik cihazlardan robot ve güneş enerjisi ile çalışan cihazlar üretti.

Özel bir ilköğretim okulunun 4. sınıfında eğitim gören 24 öğrenci,

Fen ve Teknoloji Öğretmenleri Murat Eskin ile birlikte teorik bil-

gileri pratiğe çevirmek için harekete geçti. 5 ay boyunca teorik bil-

gileri pratiğe çevirmek için çalışan minik öğrenciler sonunda sese

duyarlı bir robot yapmayı başardı. Evdeki bozuk ve kullanılmayan

elektronik cihazları kullanarak çalışmayı başlatan minik mucitler,

güneş enerjisi ile çalışan minik araba, pervane, ışık sistemi ve sese

duyarlı robot yaptı. Öğretmenden aldıkları eğitim sonucu robot

ve diğer cihazları üretmeyi başardıklarını söyleyen öğrenciler, şim-

di yaptıkları minik robotu geliştirmek için kolları sıvadı. Daha geliş-

miş bir robot yapmak istediklerini söyleyen çocuklar, yapılan tüm

cihazları geliştireceklerini söyledi. Öğretmen Murat Eskin ise eğiti-

me katkıda bulunmaya çalıştıklarını belirterek, “Bu tür çalışmaları

öğrencilerin de yapabileceğini, çocukların da bir şeyleri bir araya

getirerek robot yapabileceklerini görmüş olduk” dedi.

Aksaray Belediyesi Engelliler Sanat Atölyesinde eğitim gören engelli 30 çocuk, El sanatları

öğretmeni Fatma Çalışkan gözetiminde Koro, folklor ve mehter gösterilerine hazırlanıyor.

Sanat Atölyesi El sanatları Öğretmeni Fatma Çalışkan, engelli öğrencilerle 12 Mayıs tarihin-

de yapılacak gösteriye hazırlandıklarını ifade ederek şunları söyledi

“Aksaray Belediyemizin engelli çocuklarımız için düzenlemiş olduğu kursumuzda takı tasa-

rımı, ebru sanatı, ahşap boyama, deri teknolojisi çalışmaları yapılmıştır. Şuan ki yapmış oldu-

ğumuz çalışmalarımız mehteran, folklor ve koro gösterileridir. Gösterilerimiz 12.05.2013

tarihinde tiyatro salonunda halkımıza sunulacaktır.

Sanat Atölyemizde 30 engelli çocuğumuza hizmet verilmektedir. Kursumuz Perşembe

09.30 – 11.30 ile Cumartesi 13.00 – 15.00 saatleri arasında eğitimine devam etmektedir.

Çocuklarımız kursumuza Aksaray Belediyesinin sağlamış olduğu servis ile katılmaktadır.

Bizlere ve engelli çocuklarımıza her türlü imkânı sağlayan Aksaray Belediye Başkanımız

Sayın Nevzat Palta’ya teşekkür ediyoruz.”

AKSARAY BELEDİYESİ SANAT ATÖLYE-

SİNDEKİ ENGELLİ ÇOCUKLAR GÖSTERİYE

HAZIRLANIYOR

DU

VAR

86

Minik öğrenciler robot yaptı

www.metropolaksaray.com

METROPOL DUVARI

Page 87: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 87

MAKALE

METROPOL DUVARI

Orta Anadolu’nun en eski yerleşmesi olan Âşıklı Höyük’te ortaya

çıkartılan buluntulara göre, Âşıklı halkının en az 20 kuşak boyun-

ca aynı yerde yaşadıkları tespit edildi. Kızılkaya Köyü yakınlarındaki

Âşıklı Höyük’te arkeolojik kazılarla ortaya çıkarılan buluntulardan,

Âşıklı halkının en az 20 kuşak boyunca burada yaşadıkları anlaşılı-

yor. Âşıklı halkının, esas olarak avcı ve toplayıcı bir topluluk olma-

nın yanı sıra ilk tarım topluluğu olduğu belirtiliyor. Aynı zamanda

Âşıklı ilk yerleşme, ilk madencilik, ilk beyin ameliyatı gibi tekno-

lojik ve bilişsel gelişmelerin de öncüsü konumunda. Mimarlık ta-

rihi açısından Anadolu’nun geleneksel bitişik düzendeki dörtgen

planlı kerpiç mimarisinin en eski örneği olan Âşıklı Höyük’te Tıp

tarihi açısından bir ilkte gerçekleştirildi. Genç bir kadına uygula-

nan ilk beyin ameliyatının Âşıklıda yapıldığı ifade ediliyor. Yerle-

şik hayata geçen Âşıklı halkı, daha önce yabani halde topladıkları

tahıllar ve bitkileri ilk kez tarıma alıyor ve arpa, buğday, merci-

mekgillerin hem yabani, hem tarıma alınmış türleri karbonlaşmış

tabakalar halinde kazılar sırasında ortaya çıkıyor.

Âşıklı Halkı 20 Kuşak Boyunca Aynı Yerde Yaşamış

700 yıllık kilisedeki sır ortaya çıktıAksaray’daki Ihlara Vadisi’nde, Ortodoks mezhebinin kurucularından Saint Georgios adına yaptırılan 700 yıl-

lık kilisenin duvar resmindeki sarıklı kaftanlı kişinin, kiliseyi yaptıran Hristiyan yönetici Basileios olduğu ortaya

çıktı.Kapadokya bölgesinin en önemli yerleşimlerinden Ihlara Vadisi, Anadolu’da Hristiyanlığın ilk izlerinin rastlan-

dığı kiliseleri ile dikkati çekiyor. Vadinin Ihlara beldesi ile Belisırma köyü arasındaki bölümünde kayalık bölgede

yer alan Kırkdamaltı (Saint Georgios) Kilisesi’nin zengin duvar freskoları arasında sarıklı ve katanlı bir kişinin

resmi göze çarpıyor. Tavan ve duvarları dini konular içeren resimlerle süslenmiş kilisedeki en büyük tasvir

olduğu için dikkati çeken sarıklı kişinin kilise duvarında yer almasına şaşıran uzmanlar, yaptıkları incelemede

çarpıcı sonuçlara ulaştı. Kilisenin duvardaki kitabesinden, sakallı, kaftanlı ve sarıklı kişinin, kiliseyi yaptıran

Hristiyan yönetici Amirarzes Basileios, yanındaki kişinin de adına kilise yapılan Aksaray’ın Güzelyurt ilçesi

doğumlu Ortodoks mezhebinin kurucularından Saint Georgios olduğu ortaya çıktı. Aynı kitabede dönemin

Selçuklu Hükümdarı Sultan Mesud ise “Yüceler yücesi soylular soylusu Büyük Sultan Mesud” sözleriyle övü-

lüyor. Çok tanrılı Roma İmparatorluğu döneminde Anadolu’da yayılan Hristiyanlığın baskı gördüğü için Ihlara

Vadisi gibi korunaklı ve gizlenmeye uygun yerleşimlerde varlığını sürdürdüğünü ifade eden Aksaray Kültür ve

Turizm Müdür Vekili Mustafa Doğan, Kapadokya’daki kaya oyma mekanların ve yer altı şehirlerinin bu baskı

nedeniyle arttığını vurgulayarak, “4. yüzyılda Hristiyanlar baskı altında dinlerini yaşarken, 11 ve 12. yüzyılda

bu bölgede Selçuklu hakimiyeti başlıyor ve bölgede yaşayan Hristiyanların inancına, yaşam biçimlerine kesin-

likle müdahale edilmiyor. Vadide Hristiyanlığın özellikle ilk dönemlerine ait, okuma-yazmanın yaygın olmadığı

dönemlerde çok güçlü freskolar var. Hristiyanlık, okuma yazma bilmeyenlere bu resimlerle anlatılıyor” dedi.

700 yıllık kilisedeki sır ortaya çıktı

DU

VAR

87www.metropolaksaray.com

Page 88: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com88

MAK

ALE

TEST

Mantıklı ve dikkatli misiniz, hassas ve duygusal mı?1. Kendinizi ne zaman en iyi hisseder-siniz?

(a) Sabahları

(b) Öğlenden sonra ve akşama doğru

(c) Gecenin ilerleyen saatlerinde

2. Nasıl yürürsünüz?

(a) Hızlı ve uzun adımlarla(b) Hızlı ve kısa adımlarla

(c) Normalden yavaş ve etrafa bakına-rak

(d) Yavaş ve başı eğik

(e) Çok yavaş

3. İnsanlarla konuşurken

(a) Kollarımı göğsümde katlamış olarak dururum

(b) Ellerimi sıkarım

(c) Bir veya iki elimi belime koyarım

(d) Konuştuğum insanlara dokunur veya ittiririm

(e) Kulağımla oynar, çeneme dokunur veya saçımı

düzeltirim

4. Dinlenirken nasıl oturursunuz?

(a) Dizler katlanmış ve bacaklar birbiri-ne bitişik olarak

(b) Bacaklar çaprazlanmış olarak

(c) Bacaklarımı uzatarak

(d) Bir bacağımı altıma katlayarak

5. Çok hoşunuza giden bir şey olduğun-da ne yaparsınız?

(a) Büyük bir kahkaha atarım

(b) Gülerim ama fazla sesli değil

(c) Bir kerelik gülerim

(d) Sessizce gülümserim

6. Bir partiye veya sosyal etkinliğe ka-tıldığınızda

(a) Herkes sizi fark edecek şekilde gü-rültülü bir giriş mi yaparsınız?

(b) Sessiz bir giriş yapıp etrafınızda ta-nıdığınız birilerine mi bakınırsınız?

(c) Çok sessizce girip kimsenin sizi fark etmemesine mi gayret edersiniz?

7. Çok zor bir işe dikkatinizi vermişken rahatsız ediliyorsunuz.Ne yaparsınız?

(a) Bölünmeyi memnuniyetle karşılarım

(b) Aşırı derecede rahatsız olurum

(c) Belli olmaz.Bu iki uç arasında değiş-ken davranışlar gösteririm

8. En çok hangi rengi seversiniz?

(a) Kırmızı veya portakal rengi

(b) Siyah

(c) Sarı veya mavi

(d) Yeşil

(e) Koyu mavi veya mor

(f ) Beyaz

(g) Kahverengi veya gri

9. Yatakta uyumadan önceki birkaç da-kikada

(a) Sırt üstü yatıp uzanırsınız

(b) Karnınızın üstüne yatıp uzanırsınız

(c) Hafif kıvrılmış olarak yan tarafınıza yatarsınız

(d) Başınızı bir kolunuzun üzerine ko-yarsınız

(e) Başınızı yorganın altına kapatırsınız

10. Rüyanızda genellikle

(a) Düşersiniz

(b) Kavga eder veya tartışırsınız

(c) Birilerini veya bir şeyler ararsınız

(d) Uçar veya yüzersiniz

(e) Genelde rüya görmezsiniz

(f ) Rüyalarınız daima hoştur

Birçok profesyonel kuruluş tarafından insanların iç dünyalarını ve insanlarla ilişkilerini

değerlendirmek için kullanılan bu testi siz de uygulayın, kendinizi daha iyi tanıyın.

www.metropolaksaray.com88

Page 89: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 89

MAKALE

1.

(a) 2

(b) 4

(c) 6

2.

(a) 6

(b) 4

(c) 7

(d) 2

(e) 1

3.

(a) 4

(b) 2

(c) 5

(d) 7

(e) 6

4.

(a) 4

(b) 6

(c) 2

(d) 1

5.

(a) 6

(b) 4

(c) 3

(d) 5

(e) 26.

(a) 6

(b) 4

(c) 2

7.

(a) 6

(b) 2

(c) 4

8.

(a) 6

(b) 7

(c) 5

(d) 4

(e) 3

(f ) 2

(g) 1

9.

(a) 7

(b) 6

(c) 4

(d) 2

(e) 1

10.

(a) 4

(b) 2

(c) 3

(d) 5

(e) 6

(f ) 1

TEST

DEĞERLENDİRME60 PUAN VE ÜZERİ:

İnsanlar sana kırılgan bir eşya muamelesi yapıyorlar. Kibirli, bencil ve aşırı baskın birisi olarak görülüyorsun. İnsanlar size hayranlık duyup sizin gibi olmak isteyebilirler ama size her zaman güvenmezler ve sizinle çok yakın ilişkide olmaktan kaçınırlar.

51 - 60 PUAN:

insanlar sizi heyecan verici, havai, düşüncesiz yapıda, doğal liderlik özellikleri olan, her zaman doğru olmasa da hızlı karar veren birisi olarak tanırlar. Seni cesur, maceraperest birisi olarak tanırlar; her şeyi bir kez denemek isteyen, macera yaşamak için fırsat-ları kaçırmayan birisi.. Yaydığınız heyecandan dolayı insanlar sizinle aynı iş yerinde yaşamaktan zevk alırlar.

41 - 50 PUAN:

İnsanlar sizi taze, canlı, çekici, eğlendirici, pratik ve daima ilginç birisi olarak görürler; her zaman ilgi odağı olan ama çok aşırıya kaçmayacak kadar da dengeli birisi.. İnsanlar sizi ayrıca iyiliksever, düşünceli, anlayışlı ve kendilerini neşelendiren ve rahatlatan birisi olarak tanırlar.

31 - 40 PUAN:

İnsanlar sizi mantıklı, ihtiyatlı, dikkatli ve pratik birisi olarak görürler. Sizi zeki, yetenekli ve hünerli ama alçak gönüllü olarak tanırlar. Çok hızlı arkadaşlık kurmayan, ama arkadaşlarına karşı çok sadık olan ve onlardan da aynı şeyi bekleyen birisiniz.

www.metropolaksaray.com 89

Page 90: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com90

MAK

ALE

BURÇ

burçlar Nisan ayında bütün burçları genel

olarak aşk, kariyer, para ve sağlık

alanında neler beklediğine

bakalım.

Nisan ayı sizin ayınızdır sevgili Koçlar. O yüzden iyi değerlendirin derim, gergin açılara rağmen, bence ha-rika enerjiler de sizi sarıyor, büyük çıkış, taze başlangıçlar yapmak için, eskimiş şeyleri hayatınızdan söküp atmak ve hayatınıza taze kan getir-mek, hayatınızı değiştirmek için tam zamanıdır.

Sevgili Aslanlar, sizin için ayın 20’sine kadar süper güzel enerjiler

hakim gökyüzünde. Uzaklara mı gitmek istiyorsunuz, uzaklardan

bir aşk mı arıyorsunuz, önemli birileriyle iş mi görüşmek istiyorsu-

nuz, resmi bir yere başvurmak mı istiyorsunuz, yeni bir yerde tatil

mi yapmak istiyorsunuz, tayin mi düşünüyorsunuz, hatta terfi..

Sevgili Başaklar bu ay enteresan

bir yıldız açısı görmekteyim sizin

için, bu ay olan bazı gelişmeler

Temmuzda kendini belli edecek

gibi, bir yere not edin derim…

Sevgili Teraziler, bu ay zıt burcunuz-

da Yeniay doğacak sevgili Teraziler.

Nisanın 10’unda Koç burcunun

20.4 derecesinde Yeniay doğacak,

bu daha çok Terazinin ikinci yarısın-

da doğanları etkileyecektir.

Sevgili Yengeçler tepenize Koç yıldızları yığılmış. Hayırdır inşal-lah diyelim. Yılın dönüm noktası olan ayı bu ay diyebilirim sizin için. Önemli yıldızlar kariyer ve genel sosyal statü evinizde yığılmış du-rumda.

Sevgili İkizler, bu ay sizin için en iyi zaman 10 Nisanda Koçta Yeniay’ın sizin umutlar, dilekler evinizde olmasıdır. Yeniaydan dile-yin ne dilerseniz…Gerçekten bir isteğiniz, bir dileğiniz gerçekleşe-cek görünüyor, taze, güzel, pozitif enerjiler hayatınıza dolduracaktır.

Koç Burcu 21 Mart - 20 Nisan

Başak Burcu 24 Ağustos - 23 Eylül

Aslan Burcu 23 Temmuz - 23 Ağustos

Yengeç Burcu 22 Haziran - 22 Temmuz Terazi Burcu 24 Eylül - 23 EkimTemmuz

İkizler Burcu 21 Mayıs - 21 Haziran

Page 91: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 91

MAKALE

Sizin için ay sonuna kadar yeni gelen haberler üzerine hareke-te geçmek söz konusu. Kiminize sanki bir taşınma söz konusu ola-cak akabinde.

Sevgili Balıklar, bu ay para durumları iyi görünüyor

sizin için. Yeniay da Koçta para evinizde doğacak

10 Nisanda, daha güzel maddi gelişmelerle sevi-

neceksiniz.

Sevgili Oğlaklar bakalım sizin için durum-

lar nedir bu ay…Bu ayın sonlarında, ayın

25’inde Akrep burcunda gerçekleşecek Ay

tutulması ile sanki birine ya da bir yere gol

atacaksınız..

Sevgili Yaylar bu ayın 20’ine kadar

dost Koçtan adeta doping enerjisi

alacaksınız. Koç yıldızları size müt-

hiş güzel enerjiler gönderecek,

kendinizi çok pozitif, güçlü, atak,

girişken ve canlı hissedecek ve ye-

rinizde duramayacaksınız.

Bu ay sizin için önemli bir ay çün-kü 25 Nisanda burcunuzda Ay Tutulması gerçekleşecek, özel-likle Akrep burcunun başlarında doğanları etkileyecek bir tutulma olacak.

Kova Burcu 21 Ocak - 19 Şubat

Yay Burcu 23 Kasım - 21 Aralık

Balık Burcu 20 Şubat - 20 Mart

Oğlak Burcu 22 Aralık - 20 Ocak

Akrep Burcu 24 Ekim - 22 Kasım

Sevgili Boğalar, evet, bu ay sizin için önemli çünkü ayın 20’sinden

itibaren yıldızlar burcunuza geçiyor ve üstelik 25 Nisanda Güneş

burcunuzdayken zıt burcunuz Akrepte Ay Tutulması gerçekleşi-

yor ki, bu sizi direkt etkiler.

BURÇ

Sadık bir arkadaş, iyi bir eş, sevecen bir baba olur. Ayrı-ca mesleklerine çok önem verirler. Hangi işi seçmiş olur-larsa olsunlar, çok çalışır, titizlik gösterir ve sonunda mutlaka başarıya ulaşırlar. Ancak kaba ve haşin bir patronla çok da rahat çalışabileceklerini söyle-mek güç olur.

Boğa Burcu Erkeği Boğa Burcu Kadını

Tatlı, sevimli, çevresindekiler tara-fından çok sevilen ve dost ortam-larda aranan bir tiptir. Güzel şey-lere düşkündür. Müzik dinlemeye ve sergilere gitmeye bayılır. Zaten müzisyenler ve ressamlar arasında çok Boğa vardır. Kendine güvenli bir kadındır Boğa kadını. Hayatta karşısına çıkan her sorunu çözece-ğini, her engeli aşacağını bilir.

Boğa Burcu 21 Nisan - 20 Mayıs

Page 92: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com92

MAK

ALE

SİNEMAVİZYONDAKİ FİLMLER

Güney Koreli ünlü yönetmen Jee-wo-on Kim’in ilk İngilizce filmi olma özel-liğini taşıyan yapım, bir sınır bölgesin-de şeriflik yapan Owens’ın karşısına sınırda uyuşturucu kaçakçılığı yapan ve kanun tarafından aranan bir uyuş-turucu baronunun çıkmasından sonra yaşananları anlatıyor...Başrolde Arnold Schwarzenegger’i izlediğimiz filmde ünlü oyuncuya Ge-nesis Rodriguez, Jaimie Alexander, Eduardo Noriega ve Forest Whitaker gibi isimler eşlik ediyor. Orijinal senar-yo ise yeni bir senarist olan Andrew Knauer’e ait.

Beş yakın arkadaş, madde bağımlılığı olan yakın bir arkadaşlarına yardımcı olabilmek için hafta sonunu Tennessee ormanlarında geçirmeye karar verir-ler ve buraya vardıklarında ürkütücü ormanın tehlikelerinden korunmak için bir kulübede konaklarlar. Ancak bu sırada ortaya çıkan ‘Ölümün Kitabı’ isimli bir kitap ve ardından yaşananlar tatili kabusa çevirmek için fazlasıyla ye-terli olacaktır.Filmin başrollerinde Jane Levy, Shiloh Fernandez ve Jessica Lucas oynuyor. Uruguaylı yönetmen Fede Al-varez tarafından yönetilen film, 1981 yapımı korku türünün kült yapıtların-dan biri olan ‘The Evil Dead’in yeniden uyarlanmış hali.

Will Montgomery hapishaneden yeni tahliye olmuş eski bir hırsızdır. 10 milyon dolarlık bir soygun gerçekleştirmiş ama yakalanmıştır. Soyduğu kokain kaçakçısı mafya ise şimdi uğradıkları zarara karşılık kızını kaçırmıştır. Adamların istediği para-yı bulması içinse sadece 12 saati vardır. Sevgilisi ile New York’ta bu kadar çok pa-rayı bulmanın yollarını arayan Will’in tek çaresi, özgürlüğünü tehlikeye atıp, eski hırsızlık deneyiminden yararlanmaktır.Yönetmenliğini Simon West’in üstlendiği yapımın senaryosu David Guggenheim’a ait. Fİlmin başrolünde Nicolas Cage yer alırken, kadroda kendisine Malin Aker-man, Josh Lucas, Danny Huston ve Malin Akerman eşlik ediyor.

Geçit Yok Kötü Ruh Suç Ortağı

SİN

EMA

www.metropolaksaray.com92

Page 93: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 93

MAKALE

SİNEM

A

www.metropolaksaray.com 93

Profesyonel bir katil olan Victor, New York’ta kimsenin dikkatini çekmeden yaşamaya özen göstermekte, bu arada ‘mesleğini’ icra etmektedir. Aynı zaman-da New York’un yer altı bir suç örgütüyle de bağlantısı vardır. Bir gün genç ve yüzü yaralı bir kadın tarafından izlendiğini fark eder. Victor, Beatrice’in kendisini izledi-ğini fark ettiğinde, ağzını arar. Beatrice Victor’ın katil olduğunu bilmektedir ve kendisine intikam planında yardım etme-si için ona şantaj yapar. Yüzünün yarısını yaralayan adamın ölmesini ve adalete ka-vuşmayı ister. İntikam planını mecburen kabul eden Victor ve Beatrice’in arala-rında karşı koyamadıkları bir kimya ve güçlü bir ilişki doğar. Şimdi intikam için vahşi bir plan yapmanın zamanıdır....

Pip’in hikayesini anlatıyor. Bir yetimin birdenbire nereden geldiğini bilmediği bir yardımla beyefendiye dönüşüşünün hikayesi. Pip bu yardımın Miss Havisham adı verilen nişanlısı onu terk ettiğinden beri malikanesinden çıkmayan kadın ta-rafından yapıldığına inanıyor. Charles Dickens’ın ünlü romanından uyarlanan hikayede baş rolleri Helena Bonham Carter, Ralph Fiennes ve Jeremy Irvine oynuyor. Filmin yönetmenliğini ise Mike Newell yapmış.

Uçsuz bucaksız okyanus evreninde yaşa-yan sevimli balıkların dokunaklı ve sevim-li hallerine tanık olduğumuz film, Nemo isimli küçük bir balığın başından geçen macerayı ele alır. Nemo içerisinde yaşadı-ğı yere karşı konulamaz bir ilgi ve merak duyuyor. Ancak bu büyülü dünyanın güzel-likleri olduğu kadar tehlikeleri de çoktur, ve bu tehlikelerden Nemo’yu korumak isteyen babası çocuğunu büyük bir titizlik-le koruyor. Ancak bir gün aniden ortadan kaybolan Nemo’nun başına türlü talihsiz-likler gelecek, babası da ardından tehlikeli bir yolculuğa çıkacaktır.Animasyon türünün en yaratıcı ürünleri-ne imza atan Pixar Stüdyoları tarafından yaratılan Kayıp Balık Nemo, son dönem animasyon sinemasının en önemli birkaç yapıtından biri.

İntikam BenimBüyük Umutlar

Kayıp Balık Nemo 3D

Page 94: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com94

MAK

ALE

KİTAPKÖŞESİ

Kameriyeye ben de göz atıyorum. Âh Settarhan!

Benim saf, dünyadan bîhaber, kanayaklı ama kendisini dünyanın bütün galesinin de ortasında buluveren de-dem.

Azam’ın kazazedesi, Sophia’nın kafası karışık âşıkı, Teb-riz-Tiflis-Batum-Bakü hattında tacir; yanık, kavruk, yara-lı ama bir o kadar da hayat dolu, alnını rüzgâra vermiş öylece oturuyor.

“Demek burada gördüler birbirlerini” diye geçiriyorum içimden gülümseyerek.

İçim içime sığmıyor. Kolay değil, dedemle anneannemin ilk görüşmelerine tanık oluyorum.

Asla o karanlık odaya girme. Sabaha çıkmak istiyorsan şey-tanı uyandırma.

Hiçbir cinayet kusursuz değildir. Özellikle Dahi Dedektif Dave Gurney bir olaya müdahil olup hiç kimsenin göreme-diği detayları ortaya çıkardığında, çıkışı olmadığı düşünülen labirentin çıkışını ustalıkla bulduğunda...

Gurney, bir seri katil üzerine belgesel hazırlayan genç bir kıza danışmanlık yapmayı kabul eder. On yıl önce yaşanan bu olaylarda kurbanların hepsi keskin bir nişancı tarafından zifiri karanlıkta, pahalı Mercedes arabalarını kullanırken, aynı açıdan ve noktadan kusursuz biçimde vurulmuş ve beden-lerinin yanına birer oyuncak hayvan bırakılmıştır. Asla aydın-latılamayan bu cinayetlerin üstüne bir perde çekilmiştir ve kimse bu perdeyi kaldırabilecek kadar cesaretli değildir. Tek bir kişi dışında.

Gurney’in, kimseye izini belli etmeyecek kadar dahiyane bir plan yapmış olan bu caniyle oynayabileceği tek bir oyun var-dır. Ölüm oyunu: Kendini hedef göster, o sana gelsin.

KİTA

P

www.metropolaksaray.com94

Page 95: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 95

MAKALE

Hükümdar, Orta Asya’nın uçsuz bucaksız bozkırla-rında hayatta kalmaya çalışan dağınık Türk boylarının tek bir bayrak altında toplanarak devlet kurmaları-nın destansı öyküsüdür... Türk boylarının kendilerine lider olarak seçtiği Kara Han gittikçe zalimleşerek yönetimi kendi çıkarları için kullanmaya başlar. Oğlu Oğuz, bu haksız düzene daha fazla dayanamaz ve babasını karşısına alarak hakanlık için uzun ve zor bir mücadeleye girişir. Annesi Ay Hatun ile bilge Uluğ Bey’in destekleri Oğuz’u iyi hissettirse de o en bü-yük gücü her zaman inandığı ve yolundan ayrılmadığı Gök Tanrı’dan alır. Yerin ve göğün birleştirici gücü olan Oğuz, Tanrı’dan aldığı kut sayesinde Türk mil-letini cihana hâkim kılacak ve kimsenin tahmin ede-meyeceği şekilde Türklerin kaderini değiştirecektir.

Türk milletinin destansı tarihi içerisinde önemli bir yer tutan Oğuz Kağan, Hükümdar’da tek bir bayra-ğın, tek bir ülkünün peşinden giden, binlerce kişiyi ardına katan hâkimiyetin iradesidir. Bu kitapta mah-muz ve nal sesleriyle kayaları parçalayan unutulmaz bir kahramanın ruh ve inanç mücadelesini okuyacak; aşk, ihanet ve sabrın sınırlarına da tanıklık edecek-siniz.

Mustafa Çevik’ten uzun süre etkisinden kurtulama-yacağınız bir kasırganın şiirsel romanı...

Tam 22 dile çevrilen gerçek bir öykü. Bu kitapta oku-yacaklarınız hayal ürünü değil.

#1 Times Bestseller

Sokaklarda yaşayan James Bowen yaralı bir sarman bulduğunda hayatının ne denli değişeceğini bilmiyor-du. Kıt kanaat geçiniyordu ve son ihtiyacı olan şey bir kediydi. Oysa tanıştıktan sonra ayrılmaz bir ikili oldular ve birbirlerinin yaralarını sardılar. Sokak Ke-disi Bob herkesin yüreğine işleyecek, umut dolu ve sıcacık, gerçek bir hikâye…

“Yaralı bir sarmanın sokaklarda yaşayan bir adamın hayatını nasıl değiştirdiğine dair sıcak ve etkileyici bir hikâye…

Yayımlandığı andan itibaren çok satanlar listesine gi-ren bu kitap, hayat dolu bir dostluk hikâyesi olması-nın yanı sıra sokaklardaki hayatın ne denli adaletsiz olduğunu da gözler önüne seriyor.” —The Guardian

“Yürekleri ısıtan bir umut mesajı…” —Daily Mail

“James ve Bob’un ilk imza gününde hayranları met-relerce kuyruk oluşturdu. Uslu kedi Bob, sadece iki saatte tam 180 kitap imzaladı.” —Bookseller

KİTAP

www.metropolaksaray.com 95

Page 96: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com96

MAK

ALE

REH

BER

ÖNEMLİ KURUMLAR

HASTANELER

RESMİ KURUMLAR

Yangın İhbar 110Hızır Acil 112Orman Yangını 117Posta Kodu 119Telefon Arıza 121Ankesör Arıza 122Data Arıza 124Radyo TV Arıza 125Çağrı 133

Uyandırma 135Alo Zabıta 153Alo Trafik 154Polis İmdat 155Jandarma İmdat 156Telekom Borç Sorma 163Alo Tüketici 175Alo Rtük 178Çevre Bilgi Sağlık 181

Danışma 184Su arıza 185Elektrik Arıza 186Gaz Arıza 187Cenaze Hizmetleri 188Vergi Danışma 189

Ağaçören Devlet Hastanesi: 331 30 76Aksaray Ağız ve Diş Sağlığı Mer :212 22 58Aksaray Devlet Hastanesi:212 91 00Aksaray Mustafa Yazıcı Göğüs Hastanesi:214 38 90Aksaray Ortaköy Devlet Hastanesi:351 81 66Aksaray Şambaz Vehbi Ekecik Doğum ve Çocuk Has:213 10 43

Dr. Şahap Kocatopçu Devlet Hastanesi:213 13 35Özel Aksaray Hastanesi:216 06 06Güzelyurt Devlet Hastanesi:Telefon:451 24 23Özel Başak Çocuk Hastalıkları Merkezi:212 18 08Özel Medisaray Hastanesi:213 30 00Özel Mutlu Hastanesi:213 10 50

Bölge Eczacılar Odası Baskanı Hasan Buminhan YAVUZ 2155938-2137777 2141177 AGİAD Reha GÜVEN 2154400 2154403 Dis Hekimleri Odası Baskanı Dt.Murat ARAS 2134667 - Esnaf ve Kefalet Kredi Koop. Baskanı Mehmet DURU 2131698 2135108 Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birlik Baskanı Doğan CEYLAN 2123534 2124569 İnsaat Mühendisleri Odası Baskanı Mehmet KUMKUMOĞLU 2135538 -Kırmızı Et Üreticileri Birliği Baskanı Hamit ÖZKÖK 2100018 Makine Mühendisleri Odası Baskanı Hakkı SAHİN 2133368 2144498 Mimarlar Odası Baskanı Mehmet YARDIMLI 2122688 -MÜSİAD Aksaray Subesi Kerim YARDIMLI 2123633 2123655

Müteahhitler Birliği Baskanı Tuğrul ORUÇ 2124445 2124410 Serbest Muhasebeci Mali Müsavirler Odası Bsk. Bünyamin KÖSE 2120974 2120061 Süt Üreticileri Birliği Baskanı Esat ZENGİN Soförler Otomobilciler ve Nakliyeciler Oda. Bsk. Ferit ÖZKA-RACA 2151101 2153260 Tabipler Odası Baskanı Dr.Murat YILDIZ 2126149 2127057 Tarım Kredi Kooperatif Müdürlüğü Selehattin DERİCİ 2140108 2131093 Ticaret Borsası Baskanı Kemal GÜMÜSSOY 2151099-2157720 2157449 Ticaret ve Sanayi Odası Baskanı Ali ÖZTÜRK 2131049-2132612 2139910 TÜMSİAD Aksaray Subesi Serdal UYAR 2123733

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Aksaray Temsilcisi Naci KARA-KÖY 2121335 -Veteriner Hekimler Odası Baskanı Miktat KÜÇÜK 2134567 -Ziraat Mühendisleri Odası Baskanı Saban ÇİFTÇİ 2131021/311 2132907 Ziraat Odası Baskanı Emin KOÇAK 2131328 2126810 En Fazla Üyeye Sahip Basın Kurulusu Temsilcisi

Aksaray Gazeteciler ve Yazarlar Derneği Baskanı Celil ACAR 2124585-2144440 -68 Aksaray Gazeteciler Derneği Baskanı Ali SÜDEMEN 2121335 2129185 Aksaray Kapadokya Gazeteciler Cem. Baskanı Mahmut ESKİL 0(538) 456 1757 0(532) 603 4591

ŞEHİR REHBERİŞE

HİR

REH

BERİ

www.metropolaksaray.com96

Page 97: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 97

MAKALE

ULAŞIM

EFOR AVM

Aksaray Taksi PTT Karşısı 213 11 63

Çardak Taksi Minarecik Mahallesi 213 46 66

Irmak Taksi Fabrika Caddesi 213 12 55

Kent Taksi Ankara Caddesi 213 16 54

Kıbrıs Taksi Ankara-Adana Makası 213 14 68

Kurtuluş Taksi Kurtuluş Mahallesi 213 16 81

Meydan Taksi Hükümet Meydanı 213 53 86

Mini Taksi Belediye Sarayı Yanı 213 15 20

As Taksi M. E. Müdürlüğü Karşısı 213 16 90

Banka Evleri Taksi Banka Evleri 212 60 17

Terminal Taksi Terminal İçi 213 12 00

Park Taksi Müze Karşısı 213 74 14

Site Taksi Minarecik Mahallesi 213 44 92

Uğrak Taksi Ankara-Adana Makası 213 11 96

Varan Taksi Bankalar 213 15 95

Hastane Taksi Devlet Hastanesi Yanı 212 50 24

Ağaçlı Taksi Ağaçlı Tesisleri 215 09 51

Sanayi Taksi Sanayi Girişi 215 12 85

Güven Taksi Ankara Caddesi 213 84 04

Mantı Keyfi 201 01 19Tuba Lahmacun 212 67 80Kafeinn 202 02 06Sultan Ahmet Köfte 213 22 23Pizza Mod 222 00 99Emir Sultan 202 02 14Mersel Tantuni 213 03 15Miss Poem 202 02 10Eforever 202 02 10Aschıı 0537 460 54 14 Sunset 201 01 33Burbauns 214 36 46Tennessee 214 55 60İncity 212 26 86Seçil 212 26 86Kanz 203 00 76Hayal Dünyası 201 01 83

Defacto 212 14 71Madame Çanta 0532 547 05 25Mavi Jeans 213 78 78 Rodi Mood 202 01 36Aksaray Pastanesi 202 02 19Lc Waikiki 202 01 71Gökler Saat 0536 596 16 79Cisse 212 13 12Atasay 212 56 16Uptown 202 00 57Rasim Duran 202 00 37Arow 212 83 01 Armine 212 27 87Sport 2000 212 25 44Theorie 0542 771 82 52Kemal Tanca 0543 583 19 85U.S Polo Assn. 0549 687 68 68

Choco Keyf 213 97 59Turkcell 212 54 44Adilışık 201 01 91Şeyma Optik 212 00 63Avea 213 73 93Aksaray Home Concept 202 02 05LG Elektronik 202 02 32Almina Büfe 215 42 53 Vodafone 213 50 53Peyman 213 97 59DRY Center 201 01 58Euromoda 201 01 58 Kiler 222 00 18Teknosa 201 01 05Arçelik 213 22 35

ŞEHİR REHBERİ

ŞEHİR REH

BERİ

www.metropolaksaray.com 97

Page 98: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com98

MAK

ALE

Page 99: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com 99

MAKALE

Page 100: Metropol Aksaray 3

www.metropolaksaray.com100

MAK

ALE

• Üstün performansıyla işe de yetişir ailenize de.• ABS ve Adaptive ESP donanımlarıyla ailenizin güvenliğini sağlar.• BlueEfficiency teknolojisiyle sadece ailenizi değil dünyayı da korur.• 4,6I/100 km yakıt tüketimiyle çok ekonomik.

Yeni Citan.

Şehrin yeni kahramanı.

Bayraktarlar Aksaray Motorlu Araçlar San. Tic. A.Ş. Mercedes-Benz Türk A.Ş. BayiAdana Yolu Üzeri 7 Km Aksaray, Telefon 0382 215 68 10 Faks 0382 215 29 42 www.bayraktarlaraksaray.com.tr