FATMA SERAP KARAMOLLAO -

Click here to load reader

  • date post

    19-Nov-2021
  • Category

    Documents

  • view

    0
  • download

    0

Embed Size (px)

Transcript of FATMA SERAP KARAMOLLAO -

KuraniAnlayarakOkumaRehberi_180108.inddFATMA SERAP KARAMOLLAOLU, 1955 de Balke sir’de dodu. lk, orta Ve lise tahsilinden sonra 1977 ylnda Ankara Hacettepe ÜniVersitesi Eczaclk Fakültesi’nden mezun oldu. Çeitli kurulularda mesleini icra ettikten sonra emekli oldu. Hep arzu ettii slâmî limler’e yöneldi. Ksa sürede Arapça örendi. Bu esnâda çeitli kurslarda slâmî Temel Eitimi’ni tamamlad. Bir taraftan hat derslerine devam ederek sülüs-nesih icâzeti ald. Belâat derslerine devam ettikten sonra medrese icâzetini ald. Belâat Dersleri Serîsi olarak Meânî, Beyân, Bedî’ lmi kitaplar, Kur'ân Ve Tefsirle alakal tercüme çalma- lar vardr. Arapça eitimi, Belâat dersleri Ve Kur’ân çalmalaryla megul olmaktadr. ngilizce Ve Arapça bilen müellif evli, iki çocuk, alt torun sâhibidir.
Müellifin Yaynlanm Eserleri: 1- Hastalkla Arnma (Tercüme), Özgü Yaynevi, 2010. 2- Kur’ân’n Edebî Dili Lafz-Ma’nâ Uyumu (Tercüme), aret Yaynlar, 2010. 3- Kur’ân Inda Belâat Dersleri-Meânî lmi, aret Yaynlar, 2013. 4- Kur’ân Inda Belâat Dersleri-Beyân lmi, aret Yaynlar, 2013. 5- Kur’ân Inda Belâat Dersleri-Bedî’ lmi, aret Yaynlar, 2013. 6- Kur’ân- Kerîm’deki Duâ Âyetleri, aret Yaynlar, 2016. 7- Hâ-Mîm Sûreleri Belâî Tefsîri 1: âfir Sûresi (Tercüme), aret Yaynlar, 2016. 8- Hâ-Mîm Sûreleri Belâî Tefsîri 2: Fussilet Sûresi (Tercüme), aret Yaynlar, 2016. 9- Hâ-Mîm Sûreleri Belâî Tefsîri 3: ûrâ Sûresi (Tercüme), aret Yaynlar, 2017. 10- Hâ-Mîm Sûreleri Belâî Tefsîri 4: Zuhruf Sûresi (Tercüme), aret Yaynlar, 2017. 11- Kur’ân' Anlayarak Okuma Rehberi 1, aret Yaynlar, 2017.
letiim: [email protected]
Nur Nisa Kuaslan Semra Elmada
Sevda Binici ükran Kaya
KUR’ÂN'I ANLAYARAK OKUMA REHBER - 2 Uygulama Kitab
Hazrlayan Fatma Serap Karamollaolu
Nur Nisa Kuaslan Semra Elmada
Sevda Binici ükran Kaya
1. Bask: stanbul, 2018
Mizanpaj DBY Ajans
Bask-Cilt enyldz Yay. Matbaaclk Ltd. ti.
Gümüsuyu Cad. Ik Sanayi Sitesi No: 19/102 Topkap / stanbul Tel: 0212 483 47 91-92
(Sertifika No: 11964)
Arapça metin: Font Traditional Naskh, Punto/aralk 17/28 pt.
ARET YAYINLARI Hobyar Mah. Ankara Cad. Ünal Han No: 21/1
34110 Caalolu / stanbul Tel: +90 212 519 17 28 - 528 30 63 Faks: +90 212 528 30 59 [email protected] • www.isaretyayinlari.com.tr
5
K U R ’ Â N ' I A N L A Y A R A K O K U M A R E H B E R
1. Fâtiha Sûresi ......................................................... 10
2. Bakara Sûresi 255. Âyet (Âyete'l-Kürsi) ............ 17
2. Bakara Sûresi 285-286. Âyetler
(Âmene'r-Rasûlü) ................................................ 20
18. Kehf Sûresi ......................................................... 28
32. Secde Sûresi ....................................................... 91
36. Yâ-Sîn Sûresi .................................................... 107
44. Duhân Sûresi ................................................... 139
48. Feth Sûresi ........................................................ 154
55. Rahmân Sûresi ................................................ 178
59. Har Sûresi 21-24. Âyetler .............................. 210
62. Cum‘â Sûresi .................................................... 214
67. Mülk Sûresi ...................................................... 223
75. Kyâmet Sûresi ................................................. 237
78. Nebe’ Sûresi ..................................................... 245
93. Duhâ Sûresi ...................................................... 258
95. Tîn Sûresi ......................................................... 263
96. ‘Alak Sûresi ....................................................... 266
97. Kadr Sûresi ....................................................... 270
98. Beyyine Sûresi ................................................. 272
99. Zilzâl Sûresi ...................................................... 277
100. ‘Âdiyât Sûresi .................................................. 280
102. Tekâsür Sûresi................................................ 285
103. ‘Asr Sûresi ....................................................... 287
104. Hümeze Sûresi .............................................. 289
105. Fîl Sûresi ......................................................... 291
106. Kurey Sûresi ................................................. 293
108. Kevser Sûresi.................................................. 297
109. Kâfirûn Sûresi ................................................ 298
110. Nasr Sûresi ..................................................... 300
111. Tebbet Sûresi ................................................. 302
112. hlâs Sûresi ..................................................... 304
113. Felâk Sûresi .................................................... 305
114. Nâs Sûresi ....................................................... 307
7
MUKADD ME
K U R ’ Â N ' I A N L A Y A R A K O K U M A R E H B E R
MUKADDME
Bismillâhi'r-Rahmâni'r-Rahîm
ve alâ âlihi ve sahbihi ecmaîn.
Allah Teâlâ bizi kullar olarak yarattktan sonra ebedî olan Âhiret âlemini kazanmamz, bu dün-
yada nasl yaamamz ve neler yapmamz gerektiini bildirmek için bize elçiler ve onlarla beraber ki-
taplar göndermitir. Biz bu kitaplarda olanlar okur, anlar, inanr, hayatmz ona göre düzenleriz. O
hâlde bu dünyada mutlu, huzurlu bir hayat yaamak ve Âhiret'in tarlasnda kârl bir hasad elde et-
mek istiyorsak bu kitaplar çok çok okumal, anlamaya ve hayatmzda uygulamaya çalmalyz.
Allah Teâlâ kullar için gönderdii, son kitap olduunu ilan ettii ve kyamete kadar hükmü ge-
çerli olacak Kur’ân'n korumasn kendi üzerine almtr. Bu kitab da biz Müslümanlara miras brak-
mtr. Bu miras iyi korumak istiyorsak yine bu kitab çok okumal ve anlamaya çalmalyz.
Bu kitap önceki kitabn pratik olarak uygulamas açsndan yol göstermek üzere oluturuldu. Al-
lah Teâlâ'nn bizi muhatab alarak gönderdii kelâmn az da olsa anlamak, böylece Kur’ân' okurken
daha çok zevk almak, daha çok okumak, belki de Kur’ân' daha iyi anlamak için Arapça örenmeye
istek oluturmak ve hayatmzda yer alan lüzumlu-lüzumsuz birçok megale arasnda buna vakit ayr-
maya karar vermeyi salamak için bir etken olabileceini düündük.
nsann anlamad bir eyi okumas ve hayatna geçirmesi çok zordur. Bugün dünyada Kur’ân
kadar çok okunan ve ezberlenen baka bir kitap yoktur. Acaba anlalmas için de ayn ey söylenebi-
lir mi? Maalesef bu soruya olumlu yant veremiyoruz. Bazlarmz sadece bu yüce kitab Arapça telaf-
fuzuyla örenmekle yetinmi, bazlarmz ise buna bile gerek görmemitir. Aslnda aramzda namaz
kld hâlde ezberinde Kur’ân'dan namaz sûreleri diye bilinen sûrelerden baka bir ey olmayan in-
sanlarn says çoktur. Hatta Allah'n bizi huzuruna kabul etmesi demek olan namaz ibadetini yerine
getiren insanlarn bile çou bu sûrelerin tamamn bilmezler. Bu, sadece bizim ülkemiz için deil, bü-
tün Müslüman ülkeleri için geçerli olan bir vâkadr. Nerede kald ki manasn anlayalm!
Hâlbuki Allah Teâlâ Kur’ân' anlayabilmemiz için kolaylatrdn söylemitir:
8
MUKADD ME
K U R ’ Â N ' I A N L A Y A R A K O K U M A R E H B E R
Meryem 19/97: Srf onu, [Kur’ân'] senin lisânn (olan Arabca'y)la (indirmek sûretiyle) unun için kolay kldk
ki, onunla muttakîleri [Allah'n emir ve nehiylerine ri‘âyet ederek isyândan korunanlar] müjdeleye- sin (ve yine onunla) inâd(c bir kavmi, yâni, küfr ü irk üzerinde srar) eden (mürik)leri de inzâr ede- sin [uyarasn].
Benim hayatmda gençlik yllarmdan beri her zaman Kur’ân' Anlayarak okuma istei oldu. Bu nedenle de çeitli frsatlar peinde koarak bu hedefimi gerçekletirmeye çaltm. Ama bunu ancak 40 yandan sonra baardm. 40 ya –Kur’ân'da da Ahkâf, 46/15'te bir vesileyle bahsedildii gibi– in- sann hayatnda bir dönüm noktas, bir idrak ya saylabilir. Bunu özellikle belirtmemin sebebi çe- itli vesilelerle bana ulaan insanlarn çocukluunda ya da gençliinde ilgilenmedii dînî konulara yönelmek için treni kaçrdn düünmesi ve “Artk herey için çok geç, hayatm gereksiz eylerle ge- çirdim ve artk Âhiret'e yönelik bir eyler yapma frsatn kaçrdm” demesidir. Halbuki ömrümüzün ne kadar süreceini bilemeyiz ve hiçbir zaman hiçbir ey için geç deildir. Beni tanyanlar 40 yan- dan sonraki 23 yla neler sdrdm çok iyi bilirler.
Önceki kitabmzda Kur’ân'n Arap dilinde olmasna ramen Türkçe'de Arapça'dan geçmi pek çok kelime olmas dolaysyla bizim için yabanc dilde yazl bir kitap hükmünde olmayacandan bahsetmi ve Kur’ân'da geçen kelimelerin büyük bir ksmnn Türkçe'de bir ekliyle kullanlmasndan hareketle birkaç sözlük hazrlamtk. Ancak kafa yapmz bu ekilde düünmeye altrmak söylen- dii kadar kolay deildir. Aslnda belki de daha önce hiç böyle düünmediimiz için bu bize zor ge- liyordur. Ben çeitli vesilelerle görütüüm lâhiyat Fakültesi veya Arap Dili mezunlarnn bile bu e- kilde düünmeye alk olmadn biliyorum. Dolaysyla bu farkndal oluturmak ve Kur’ân' en azndan konusunu anlayarak okur hale gelebilmek, Türkçe'de kullandmz kelimeleri kolayca tan- yabilmek için çokça okuduumuz sûreler üzerinde bir uygulama kitab hazrlamak istedik. Bu iki ki- tap birlikte çalldktan sonra Kur’ân'n baka ksmlarnda zorluk çekilmeyeceini ümit ediyoruz.
Tabii bu ekilde bir uygulama kitab hazrlamak bizim için de çok kolay olmad. Meâl olarak halk tarafndan en çok kabul gören meâl olmas nedeniyle Elmall Hamdi Yazr'n orijinal meâlini kullan- may tercih ettik. Ancak bu meâl merhumun hazrlad tefsir içine yazd bir meâldir. Aslnda ken- disi bizzat Hasan Basri Çantay'a Meâlin tefsîr cebhesi kadar kuvvetli ve akc olmadn söylemi- tir. Çünkü tercüme yerine geçeceinden korkmutur. Elimizden gelen gayreti göstermemize karn Türkçe ve Arapça gramer yaplar ve cümle dizilileri çok uyumlu olmad için Arapça kelimenin al- tna yazlan meâller her zaman münasip olmad. Bu nedenle sadece böyle bir çalma için ayrca bir meâl çalmas yapmann daha uygun olacan düünmemize ramen buna yönelmedik. Çünkü meâl yazmak için yanl anlalma ihtimaline kar gerçekten çok mesâi harcamak gerekir.
Bu kitapta halk arasnda çok okunan sûreler seçildi. Okurun Türkçe kitaplara alk olduu dü- ünülerek sayfalar soldan saa doru ilerleyerek hazrland. Hedefimiz önceki kitabn uygulamasn göstermek olduu için mümkün olduu ölçüde her kelimenin altna önce meâli sonra da Türkçe'de kullanlan ekli yazld. Ya da Türkçe'de kullanlmad hâlde Kur’ân'da 10 ve daha fazla sayda geçen bir kelimeyse altna önceki kitapta geçen bir bölüm olan Arapça Kelimeler Sözlüü yazld.
9
MUKADD ME
K U R ’ Â N ' I A N L A Y A R A K O K U M A R E H B E R
Edat, zamir vs. gibi kelime grubunun altna da Edat, zamir vs yazdk, ama bu kelimelerin Türkçe'de kullanlan bir ekli varsa onu yazmay tercih ettik. Bu grupta birden çok kelime birletiyse tek bir Edat, zamir vs yazmakla yetindik. Bu cümle elemanlarn bititii kelimelerden ayr yazmak her za- man mümkün olmad. Onun için bazen meâlleri altna yazlmakla beraber bazen yazlamad. Bazen ismin -e hâli veya -i hâli gibi ayrca gösterilirken bazen gösterilemedi. Ayn ekilde olumsuzluk ek- leri de bazen gösterilebilirken bazen gösterilemedi.
Meâlde baz kelimelerin alt bo kald. Bu boluklar o kelimenin manas olmadn göstermez. Ancak manasnn cümlede zikredilmesi, Türkçe'deki cümle yaps bakmndan uygun görülmemi olabilir. Türkçe'de herhangi bir türevi kullanlmayan, ilk kitabmzdaki Edatlar veya Arapça Kelime- ler Sözlüü'nde ya da dier Sözlük'lerde yer almayan kelimelerin altndaki kutular da koyu renkle gösterildi.
Manalarn tam olarak anlalabilmesi için âyetlerin bulunduu sayfann altna açklamalaryla birlikte meâl yazld. Bunun için Erturul Özalp tarafndan hazrlanm ve aret Yaynlar'ndan ba- slm olan meâl kullanld. Her sûrenin sonuna da Merkezü'l-Minhâc li'l-râf ve't-Tedrîb et-Terbevî tarafndan baslm olan el-Kur’ân Tedebbür ve Amel isimli kitaptan o âyetleri hayatmza geçirmekle ilgili faydal olacan düündüümüz baz notlar tercüme edilerek konuldu.
Kelimenin kökünü bulmann manaya daha kolay ulamaya vesile olaca düünülerek isim ve fiillerin köklerini renklendirdik. Bu aamada da teknik olarak baz zorluklar yaadk. Meselâ bana elif-lâm gelmi isimlerde lâm harfinin birletii harfi renklendiremedik. llet harfi olan fiillerde kö- kün tamam görünmedii için sadece baz harfler renklendirilmi oldu. Okuyucunun seviyesinin iyi bir Arapça seviyesi olmad düünülerek kökü bulmaya yardmc olacak ekilde renklendirme ya- parken baz teknik farkllklar da görmezden gelmeyi tercih ettik. Bu gibi kusurlarn hogörülece- ini ümid ediyoruz. Edatlar tablosundaki kelimeleri ise renklendirmeden olduu gibi braktk. Çünkü bunlarn kökünü bulma konusunda bir sknt olmayacan öngördük. Ancak bunlar arasnda edat
olarak kullanld gibi kelime manasnn da kullanld / / / / / sözcükle- rini krmzyla renklendirdik.
Bütün dikkat ve çabalarmza ramen bu alanda benzeri olmayan bu çalmann eksikleri ol- mas çok tabiidir. Yapc eletiriler ve talepler sayesinde sonraki basklarda gelitirilerek mükemmele yaklamay ümit ediyoruz.
Bu çalmada beni cân u gönülden destekleyen ve yine aylarca çalan deerli arkadalarma; her zaman olduu gibi manevî desteini devaml olarak arkamda hissettiim kymetli hayat arkadama ve tabii ki dier çalmalarm gibi bunun da basm ve datmn üstlenen aret Yaynlar'na sonsuz teekkürlerimi sunuyorum. Her türlü yapc eletiri deerlendirilerek elden geldiince telâfi edilecek- tir. Gayret bizden tevfîk Allah'tandr. Bizi hayrl olduuna inandmz bu yolda megul eden Allah'a hamdolsun. Allah hepimizden raz olsun ve günahlarmz affetsin inallah.
Çalma ekibi adna Fatma Serap Karamollaolu
stanbul, Ocak 2018
10
1. FÂTHA SÛRES MEKKÎ, 7 ÂYET
Ba‘z âlimlerce “besmele” ile birlikte, ba‘zlarnca ise “besmele” hâric 7 âyet olarak kabûl edi- len ve ilk inen vahylerden biri olan, hattâ Ali'den (r.a), “indirilen ilk vahy/sûre” olduu rivâyet edi- len –Ummu'l-Qur’ân, Ummu'l-Kitâb, Fâtihatu'l-Kitâb, Sûretu'l-Hamd, Esâsu'l-Qur’ân, es-Salât, Sûre-i Du‘â, Sûre-i ükr, Sûre-i ifâ gibi isimlerle de anlan– Fâtiha sûresi, Kur’ân'daki temel prensiblerin tü- münü öz olarak ihtivâ etmektedir.
(1)
Rahîm Rahmân Allah smi ile
Rahim, Rahman, merhamet, rahmet, istirham, merhum
Rahim, Rahman, merhamet, rahmet, istirham, merhum
lâh, Allah, ilahi, uluhiyet
esâme, tesmiye
(3) (2) mâliki rahîm o rahmân âlemîn o rabbi'l Allah'n Hamd
Melek, melâike, melik, mülk, meleke,
melekût, emlâk, temlik,
ilahi, uluhiyet
Hamit
1. BSMLLÂH'R-RAHMÂN'R-RAHÎM 2-3. (Deyin ki: “Rabbimiz!) Hamd(in her türlüsü, –yalnzca) o rabbi'l-âlemîn [göklerin, yerin ve o ikisi arasndakilerin; dounun, batnn ve o ikisi arasndakilerin rabbi], o rahmân [rahmeti/lütf u ihsân bol], rahîm [rahmeti/lütf u ihsân sürekli],
• 1. FÂT HA SÛRES
11
(5) (4) Hidâyet eyle
bizi dileriz avni-
inâyeti ve sâde Senden ederiz kulluu Sâde Sana o Dîn Günü'nün
Hidâyet, Hüdâ, hediye, ihtidâ,
mütedeyyin, temeddün,
mütemeddin, diyanet,
medyun, duyûn
Yevmiye, eyyâm
(6) ne o kendilerine in‘âm ettiin
mes‘ûdlarn o yoluna doru yola
Gayr, gayret, mugayir, gayûr,
teâli, Teâlâ, lliyyûn,
Ni'met, in'am, Naim Cennetleri,
Edat, zamir, vs Srat Kâim, kavim, kvam, kyam, kymet, kâmet,
kayme, makam, kaymakam,
mukavemet
Srat
(7) sapknlarn ne de azab
olunanlarn
teâli, Teâlâ, lliyyûn, Muallâ,
Ali / Edat, zamir, vs
Gazap, gudûbet
4-7. o Dîn Günü'nün [herkesin diriltilip hesâba çekilerek yapp ettiklerinin karlnn verilecei vak- tin: hesâb ve karlk gününün] mâliki [hükümrân]– Allah'n (hakkdr).”“Sâde(ce) Sana ederiz kulluu- ibâdeti ve sâde(ce) Senden dileriz avni-inâyeti [yardm-destei] yâ Rabb! Hidâyet eyle bizi doru yola; o kendilerine in‘âm etti/[hidâyet ni‘meti verdi]in (kimselerin)/mes‘ûdlarn yoluna; ne o azab olunan- larn, ne de sapknlarn(kine deil).”
• 1. FÂT HA SÛRES
12
ÂYETLERN HAYATA YANSIMASI
Fâtiha sûresi'ndeki gibi sena ve hamd ile balayarak Allah'a dua edelim. Sonra da sûrenin so- nunda olduu gibi arzu ettiklerimizi O'ndan isteyelim.
Fâtiha sûresi Kur’ân'n en önemli sûresidir. Sûreyi ve tefsirini çok okuyalm. Batan sona bütün âyetleri üzerinde derinlemesine düünelim.
Hayr ehli ve salihler topluluuyla hemhal olalm. Onlarla olan dostluumuzu ve toplantlar- mz çoaltalm.
NEFS TERBYES NOTLARI
5. ÂYET: Bu sûre Allah ile kulu arasnda bir anlamadr. ,ve öncesi Allah'a ve
sonras kula aittir. Bu âyete bakp tefekkür edelim.
5. ÂYET: nsann nihai amac Allah olmadktan sonra yaplan ibadetler, asla hakkyla yaplm saylmaz.
7. ÂYET: Yahudilerin [hevasn, nefsinin isteklerini; hakkn, doru yolun önünde tutan kimseler] yoluna
uymaktan saknalm.
7. ÂYET: Hristiyanlam kimselerin [câhillik ve bi‘dat içinde ibadet edenler] yo luna uymaktan saknalm.
xxx
• 2. BAKARA SÛRES 1 -5 . ÂYETLER (EL F, LÂM, MÎM)
13
MEDENÎ, 286 ÂYET
Hicretten hemen sonra vahyedilen ilk sûre olup, ismi, 67-73. âyetlerinde anlatlan “Bakara [s- r] kssas”ndan alnmtr, Sûretu'l-Kürsî diye de anlr. Bakara sûresi, Fâtiha'daki, Hidâyet eyle bizi... du‘âsna icâbettir ve bu, bütün Kur’ân'a âmildir.
el-Kitâb'n [Kur’ân'n] muttakîler için hudâ/hidâyet [rehberlik/klavuzlama] olduunun i‘lânyla balayan bu sûrede, Allah'a ittikâ etmenin [Allah'n emir ve nehiylerine ri‘âyetle ma‘siyetten, dolay- syla da azab ve azâbtan korunmann] gereinin dâimâ vurgulanmasnn yansra, srâîloullar'nn geçmite iledikleri günâhlara da sk sk atfta bulunulmaktadr.
Sûrede, Yehûdîlik ve Hristiyanlk'n da temelinde yatan tevhîd/vahdâniyyet ilkesine [Allah'tan baka ilâh olmadna/tek ilâhn Allah olduuna] ve bu ilkeyi vurgulamas sadedinde –hem Arabla- rn, hem de srâîloullar'nn atalar olarak kabûl ettikleri– brâhîm'e (a.s) özel olarak dikkat çekilmi- tir. ve o'nun tarafndan tevhîd sembolü olarak yaplan ma‘bedin/mescidin [Ka‘be'nin] “Allah'a teslîm olanlar” için kble olarak seçilmesi, gerçek mü’minlerin kendilerini brâhîm'in akîdesiyle bilinçli bir ekilde özdeletirmelerinin tasdîki mâhiyetindedir.

lâh, Allah, ilahi, uluhiyet
esâme, tesmiye
(1) ayn- hidâyet bunda übhe yok kitâb te o Elif-Lâm-Mîm
Hidâyet, Hüdâ, hediye, ihtidâ,
1-2. Elif-Lâm-Mîm. te o kitâb –bunda übhe [rayb: kalbi trmalayacak/rahatsz-huzûrsuz edecek birey] yok– (ki o) ayn- hidâyet [hidâyetin ta kendisi/bir rehberlik-klavuzlama/beyân],
• 2. BAKARA SÛRES 1 -5 . ÂYETLER (EL F, LÂM, MÎM)
14
(2) namaz dürüst klarlar ayba îmân edip Onlar ki korunacaklar
için
kayme, makam, kaymakam, kayyum,
mukavemet
gyaben, kayp, gaybûbet, gâib
âmin, aman
müttakî, takiye, vikaye
(3) îmân ederler onlar ki, Ve infâk ederler kendilerine
merzûk kldmz
eylerden ve
âmin, aman
nafaka, nifak
Edat, zamir, vs Ve
senden evvel indirilen- -e hem hem sana indirilen- -e
Edat, zamir, vs / Kabul, makbul, kâbil, kâbiliyet, kabala, kble,
kabile, mukâbil, mâkabl, mukâbele, ikbal, tekâbul, istikbâl, müstakbel, (hissi)
kable(l vuku), mütekabil / Edat, zamir, vs
nzâl, menzîl,
nüzül (felç), tenezzül, tenzil,
mâ(hiyet), mâ(siva),
mâ(layâni)
3-4. (emir ve nehiylerine ri‘âyetle Allâh'a isyândan, dolaysyla azâbtan) korunacaklar için. O (koruna)nlar ki, ayba [bi'l-ayb: “kalblerinin derinliklerinden/hulûs-i kalble” veyâ “Kur’ân aybna: onun Allâh'tan geldiine”] îmân edip namaz dürüst [dâimâ ve gerektii gibi] klarlar ve kendilerine merzûk kldmz [rzk olarak verdiimiz (maddî ve ma‘nevî)] eylerden (Allâh için) infâk eder/[harcar]ler ve onlar ki, hem (Kur’ân'dan) sana indirilene îmân ederler, hem senden evvel (resûllere) indirilen (kitâb ve vahyler)e... Âhiret'e yakîni de bunlar edinirler [Âhiret'e salam ve kesin bir i‘tikâd besleyenler de ancak bunlardr].
• 2. BAKARA SÛRES 1 -5 . ÂYETLER (EL F, LÂM, MÎM)
15
(4) bir hidâyet üzerindedir Bunlar ite yakîni edinirler bunlar Âhiret'e ve de
Hidâyet, Hüdâ, hediye, ihtidâ,
teâli, Teâlâ, lliyyûn,
Muallâ, Ali
Edat, zamir, vs Yakin Edat, zamir, vs Bi(lakis), bi(lâbedel) / Âhir, Âhiret, (bil)ahare,
tehir, uhrevî
Ve
(5) murâda eren
müflihîn Bunlar Bunlar ite ve Rabb'lerinden
flah, felâh Edat, zamir, vs Edat, zamir, vs Ve Edat, zamir, vs / Rab, erbab,
Rabbani / Edat, zamir, vs
ÂYETLERN HAYATA YANSIMASI
2. ÂYET: gereince Allah'n eriatinin dnda bir yol edinmek hevaya uymaktr, imanmz denemektir. Eer hayatmzda ilerimizi Allah'n eriatine mu- halif ekilde, nefsimize ve hevamza tâbi olarak düzenlemi olduumuzu fark edersek hemen bun- dan vazgeçerek, O'na yönelip istifar edelim.
3. ÂYET: -gereince namaz konusunda nefsimizi he saba çekelim. Hesap günü namazda yaptmz noksanlklar da, gerei gibi yerine getirilenler de tef- ti edilecei için namaz konusunda dikkatli ve titiz olalm. eriate uygun bir ekilde ikame edelim.
Bu âyette önemi sebebiyle gayba iman, namazdan önce zikredilmitir. Âhiret gününe imanmz tam olmaldr. Bu gün koruyucumuz olan Allah Teâlâ'nn bize verdii nimetlerden infak etmek ima- nmzn salamlnn göstergesidir. Yakîne ulamak infakla mümkündür.
5. Bunlar ite, Rabb'lerinden bir hidâyet [rehberlik/beyân] üzerindedir (yâni, Rabb'lerinin hidâyeti üze- rinde karâr klmlardr/hidâyetine sk skya sarlmlardr) ve (yine) bunlar ite, bunlar(dr ancak) o murâda eren(ler/umduuna nâil olanlar, yâni) müflihîn [felâh bulanlar/umduuna nâil olanlar].
• 2. BAKARA SÛRES 1 -5 . ÂYETLER (EL F, LÂM, MÎM)
16
NEFS TERBYES NOTLARI
2. ÂYET: Kur’ân'la hidayetin husule gelme sebeplerinden biri Allah'a kar takval olmaktr. Heva ve nef-
simizden önce nihai hedef Allah (c.c) olmaldr.
3. ÂYET: Mü'minlerin sfatlarnn en önemlilerinden biri de gayb ve ehadet hallerinde [gördükleri ve
göremedikleri eyler karsnda] imanlarn muhafaza etmeleridir. Allah Teâlâ onlar her türlü halle- rinde görüp izlemektedir.
3-4-5. ÂYETLER:
(3) (4)
(5) u sfatlarla vasflanmadkça hiç kimse kurtulua eremez: Gayba inanmak, namaz ikame et-
mek, Hz. Muhammed'e (s.a) indirilene ve o'ndan önce indirilenlere inanmak, verilen rzktan infak etmek, Âhirete görmü gibi inanmak.
3. ÂYET: nfak edilecek olanlarn açkça zikredilmemi olmas, Allah'n bize verdii her türlü eyden in-
fak edebileceimiz anlamna gelir. Eya, yiyecek, zaman, beceri... Ayrca bu âyet her eyin sahibinin Allah olduunu ve bizim kendi malmzdan infak ettiimizi sanrken aslnda Allah'a ait olanlar in- fak ettiimizi de hatrlatr. (Müellif)
• 2. BAKARA SÛRES 255 . ÂYET (ÂYETE'L-KÜRS )
17

Rahîm Rahmân Allah smi ile
Rahim, Rahman, merhamet, rahmet, istirham, merhum
Rahim, Rahman, merhamet, rahmet, istirham, merhum
lâh, Allah, ilahi, uluhiyet
esâme, tesmiye
dâimâ duran-tutan kayyûm dâimâ
yaayan hayy u
Kâim, kavim, kvam, kyam, kymet, kâmet, kayme,
makam, kaymakam, kayyum, ikamet, mukim,
takvim, istikamet, kyamet, mukavemet
La(ubâli), (mâ) la(yâni)
lâh, Allah, ilahi, uluhiyet
-ki hep O'nun. uyku ne aflet O; ne basar
O'nu
Ve La(ubâli), (mâ)la(yâni)
ittihaz / Edat, zamir, vs
255. Allâh –(ki) baka tanr yok, (ilâh) ancak O– dâimâ yaayan, dâimâ duran-tutan/hayy u kayyûm O; ne aflet basar O'nu, ne uyku,
• 2. BAKARA SÛRES 255 . ÂYET (ÂYETE'L-KÜRS )
18
Kimin haddine ki yerde- -ki Ve göklerde-
Edat, zamir, vs Zât, zaten, zatü(rre),
zatül(cenp)
ardiye
tesmiye
önlerinde ne var hepsini bilir zni ile ancak huzûrunda efâ‘at edecek
Yed(-i beyza) Yed(-i emin) / Edat, zamir, vs
Mâ(aallah), mâ(hiyet), mâ(siva),
Edat, zamir, vs
efaat, ufâ (hakk)
ilm-i ilâhîsinden hiçbir ey onlar
kavrayamazlar ise arkalarnda ne var
Edat, zamir, vs / Âlim, ilim, ulum, ulemâ, ilmihal, muallim,
allâme, âlem, alem, alâmet, mâlum, mâlumat, tâlim, i'lâm /
Edat,zamir, vs
Ve Halîfe, halef, muhtelif, muhâlif, muhalefet, hilâfet, hilaf, ihtilaf, kalfa
Mâ(aallah), mâ(hiyet), mâ(siva),
mâ(layâni)
Ve
ve bütün gökleri O'nun kürsîsi kucaklamtr O'nun diledii
kadar- -ndan baka
esâme, tesmiye
Vasi', vüs'at, tevsi, tevessül,
a(allah)
mâ(layâni)
llâ(ki)
255. göklerdeki ve yerdeki(ler) hep O'nun. Kimin haddine ki O'nun izni olmakszn [O'nun belirleyip vahy ile bildirdii hikmete, yola-yönteme, ta‘yîn ve tatbîk ettii prensiblere ramen] huzûrunda [indinde/nez- dinde] efâ‘at edecek! (O,) onlarn [meleklerin veyâ insânlarn] önlerinde ne var, arkalarnda ne var(sa) hepsini bilir, onlar [melekler veyâ insânlar] ise O'nun diledii kadarndan baka ilm-i ilâhîsinden hiç- bir ey…