B£“Y£“K DURGUNLUK VE YE£¹¤°L...

download B£“Y£“K DURGUNLUK VE YE£¹¤°L EKONOM¤°N¤°N Y£“KSEL¤°£¹¤°: YE£¹¤°L 2012-10-25¢  1929 y¤±l¤±nda

of 25

  • date post

    25-Jul-2020
  • Category

    Documents

  • view

    2
  • download

    0

Embed Size (px)

Transcript of B£“Y£“K DURGUNLUK VE YE£¹¤°L...

  • 1

    BÜYÜK DURGUNLUK VE YEŞİL EKONOMİNİN YÜKSELİŞİ: YEŞİL EKONOMİ,

    DURGUNLUKTAN ÇIKIŞ İÇİN ALTERNATİF OLABİLİR Mİ?

    Işıl DEMİRTAŞ 

    Özet

    Dünya ekonomisi, 2008 Küresel Finansal Krizi ile başlayarak, Avrupa‟da borç krizi olarak

    devam eden krizler sürecinin meydana getirdiği “Büyük Durgunluk” ve küresel ısınma ile

    iklim değişikliği sonucunda ortaya çıkan “Ekolojik Krizler” olmak üzere, iki temel sorun ile

    karşı karşıya bulunmaktadır. Eş zamanlı olarak ortaya çıkan söz konusu sorunlar, “Yeşil

    Ekonomi”nin alternatif bir model olarak ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Doğa ile

    uyumlu bir ekonomik yapı içerisinde; kaynakların sürdürülebilirliğine, yenilenebilir enerji

    kullanımının yaygınlaştırılmasına ve enerji verimliliğinin sağlanmasına yönelik politikaların

    ön plana çıkarıldığı söz konusu model; yeşil teknoloji olarak ifade edilen, çevreye duyarlı

    teknolojilerin geliştirilmesini mümkün kılmaktadır. Söz konusu çalışmada büyük durgunluk,

    yeşil ekonomik düzen içerisinde çözümlenmek istenmektedir. Böylece çalışma, yeşil

    ekonominin alternatif bir model olarak uygulanabilirliğini ortaya koymaya çalışmaktadır.

    Anahtar Kelimeler: Yeşil Ekonomi, Büyük Durgunluk, Finansal Kriz, Ekolojik Krizler,

    Yeşil Yeni Düzen.

    THE GREAT RECESSION AND RISE OF THE GREEN ECONOMY: “CAN GREEN

    ECONOMY BE AN ALTERNATIVE TO EXIT RECESSION?”

    Abstract

    Starting from the 2008 Global Financial Crisis, the world economy has faced with two basic

    issues; the “Great Recession” that is occured by the ongoing debt crisis process in Europe and

    the “Ecological Crisis” that occured as a result of global warming and the climate changes.

    Simultaneously these issues prepared a groundwork for the “Green Economy” to emerge as an

    alternative model. Green economy is a model which is in a harmony with nature within the

    economic structure; providing the policies such as the sustainability of the resources, the

    expansion of the renewable energy usage and energy efficiency are the fore parts of the

    model. In this study, the great recession is required to be solved in the green economic order.

    Thus this study intends to demonstrate the feasibility and applicability of the green economy

    as an alternative model.

    Key Words: Green Economy, Great Recession, Financial Crisis, Ecological Crisis, Green

    New Deal

     Öğr. Gör., Giresun Üniversitesi, Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu.

  • 2

    1. Giriş

    Dünya ekonomisi, 2008 Küresel Finansal Krizi ile başlayarak, Avrupa‟da borç krizi

    olarak devam eden krizler sürecinin meydana getirdiği “Büyük Durgunluk” ve küresel ısınma

    ile iklim değişikliğinin sonucunda ortaya çıkan, ancak arkasında yapısal sorunlarında yer

    aldığı “Ekolojik Krizler” olmak üzere, iki temel sorun ile karşı karşıya bulunmaktadır.

    Söz konusu sorunların eşanlı olarak ortaya çıkması; ekonomik, sosyal ve çevresel olmak

    üzere çok yönlü bir çözümü gerekli kılmaktadır. Bu çerçevede krizlerin yol açtığı sosyal

    sorunları giderirken, aynı zamanda çevresel sürdürülebilirliği sağlayabilecek ve durgunluktan

    çıkış için itici güç oluşturabilecek bir modele ihtiyaç duyulmaktadır. Bu ihtiyaç ise çevresel

    riskleri ve ekonomik kıtlığı ortadan kaldırırken aynı zamanda sosyal refahı artıran bir

    ekonomik model olan yeşil ekonominin alternatif bir model olarak uygulanabilirliğini

    gündeme getirmiştir.

    Yeşil ekonomi, Büyük Buhran yıllarında “Yeni Düzen” adıyla ortaya konulan yeniden

    yapılandırma modelinden ilham alınarak; günümüz krizlerinin çözümüne uyarlanmış bir

    biçimde “Yeşil Yeni Düzen” adı altında uygulama alanı bulmuştur. Yeşil ekonomi temelli bir

    yeniden yapılandırma modeli olarak ortaya konulan Yeşil Yeni Düzen, ekolojik risklerin

    ortadan kaldırılması, sürdürülebilirliğin sağlanması ve istihdamın arttırılmasına yönelik mali,

    sektörel, ulusal ve uluslararası düzenlemeleri içermektedir.

    Söz konusu çalışmada büyük durgunluk; ekolojik krizlerin etkisiyle alternatif bir model

    olarak ortaya çıkan yeşil yeni düzen çerçevesinde çözümlenmek istenmektedir. Böylece

    çalışma, yeşil ekonominin alternatif bir model olarak uygulanabilirliğini ortaya koymaya

    çalışmaktadır.

    Bu açıdan çalışmada büyük durgunluğa götüren süreç, başlangıç aşaması olan finansal

    krizin doğuşundan itibaren nedenleri ile açıklanmaya çalışılacak ve ortaya çıkan ekolojik

    krizler nedenleri ile ortaya konulacaktır. Ardından yeşil ekonomi ve yeşil ekonomi tabanlı bir

    yeniden yapılandırma modeli olan Yeşil Yeni Düzen açıklanacaktır. Çalışmanın sonuç ve

    değerlendirme bölümünde ise nedenleri ile ortaya konulan krizlere yeşil ekonominin Yeşil

    Yeni Düzen ile büyük durgunluğa alternatif olup olamayacağı değerlendirilecektir.

    2. Yeşil Ekonomik Dönüşümün Nedenleri: Eşanlı Krizler ve Büyük Durgunluk

    Yeşil ekonominin bir alternatif olarak anılması 2008 finansal krizi sonrasına

    rastlamaktadır. Krizin ekonomilerde bir durgunluğa neden olması ve bu durgunluğun Avrupa

    borç krizi ile de pekişmesi yeşil ekonomiye dönüşümün asıl nedeni olmamakla birlikte asıl

    etken, büyük durgunluğun eşanlı olarak ekolojik krizlerle birlikte ortaya çıkmasıdır. Yeşil

  • 3

    ekonomik dönüşüme duyulan ihtiyacı başka bir deyişle alternatif bir model olarak

    uygulanabilirliğini çözümleyebilmek için söz konusu krizlere götüren yapısal nedenlerin neler

    olduğunu ortaya koymak gerekmektedir.

    2.1. 2008 Küresel Finansal Krizi ve Büyük Durgunluk Nedenleri

    Küresel krizin giderek uzayan bir durgunluk sürecine sürüklenmesiyle 2007 sonrası

    dönem büyük durgunluk olarak anılmaktadır (Yeldan, 2011, s.3). 2008 yılında ABD‟de ortaya

    çıkan ve tüm dünyayı etkisi altına alan 2008 Finansal Krizi ve ardından Avrupa‟yı etkisi

    altına alan borç krizi, ülkeleri büyük durgunluk ile karşı karşıya bırakmış ve durgunluktan

    çıkış sürecinin uzamasında etkili olmuştur.

    1929 yılında yaşanan büyük bunalımın ardından ortaya çıkan en büyük kriz olarak anılan

    ve büyük durgunluğun başlangıcı ve nedeni olan finansal kriz, Ağustos 2007‟den bu yana

    dünya ekonomisini yavaş yavaş etkisi altına alan ve ABD‟de başlayarak tüm dünya ülkelerine

    yayılan, finansallaşmış kapitalizmin olgunlaşmış krizi olarak nitelendirilmektedir (Lapavitsas,

    2010, s.25). Krizin çıkış noktası ABD‟deki konut piyasasındaki şişkinlik olmakla birlikte,

    2008 finansal krizini ortaya çıkaran nedenleri, 90‟lı yıllara kadar taşımak mümkündür.

    NASDAQ„daki teknoloji hisselerinin çöküşünün ABD‟yi resesyona sürüklemesinin ardından

    FED‟in uygulamış olduğu düşük faiz politikası, şirket ve bireylerin borçlanmasını

    kolaylaştırmış ve konut alımını cazip hale getirmiştir( Krugman, 2010, s.133). Böylece konut

    kredilerinin alt gelir gruplarına kadar yayılması ile 1990‟ların sonlarından 2006‟ya kadar

    geçen süre içerisinde konut piyasalarında fiyatlar yükselmiştir (Akerlof ve Shiller, 2010,

    s.59). Konut fiyatlarındaki yükselme, konut sahiplerini konutlarını yeniden ipotek ettirerek,

    aldıkları paraları başka amaçlarla kullanmaları konusunda teşvik etmiştir (Lapavitsas, 2010, s.

    30). Ancak 2006 yılında ilkbaharın sonuna gelindiğinde piyasanın zayıfladığının anlaşılması

    üzerine, fiyatların önce yavaş daha sonra ise artan bir hızla düşmeye başladığı görülmüştür

    (Krugman, 2010: 152). Konut fiyatlarının düşmesinin, evlerin teminat gösterilerek yeni

    kredilerle borç alınabilme imkanını ortadan kaldırması ve gecikme faizlerindeki yükselmenin

    etkisiyle konut piyasasında bir çöküş yaşanmıştır (Krugman, 2010, s. 153). Bu süreç

    sonucunda bankaların mevcut likitlerini kredi vermek yerine ellerinde tutmasıyla likidite

    sıkışıklığı yaşanmaya başlamıştır (Lapavitsas, 2010, s. 34).

    Mevcut durum, FED tarafından likidite sıkışıklığının giderilmesine yönelik önlemlerle

    çözümlenmeye çalışılsa da, dev yatırım bankası Bear Sterns‟in Mart ayında çöküşünü

    önleyememiştir. ABD hazinesi ile birlikte hareket eden FED, bankanın JP Morgan tarafından

    devralınmasını sağlayarak süreci yönetmiş, ancak Lehman Brothers‟ın iflası konut

  • 4

    piyasalarındaki çöküşü küresel finansal bir krize dönüştürmüştür. Eylül sonunda İngiltere‟de

    Bradford and Bingley konut finansmanı kuruluşunun millileştirilmesi, Fortis Bank‟a nakit

    enjeksiyonu yapılması, aynı gün Almanya‟da Hypo Real Estate‟in hükümetten kredi desteği

    alması krizin hızla yayılmasının göstergesi olmuştur (Kozanoğ